DC'nin son yıllarda çıkardığı başarısız yapımların arasında parıldayan bir incidir bu film. Bilmeyenler için kısaca hikayenin başlangıcını özetliyorum: Bruce Wayne sekiz yaşındayken ailesiyle birlikte Zorro operasını izlemeye gider. Opera çıkışında ara sokağa giren aile, bir hırsızın yollarını kesmesiyle duraksar. Babası…devamıDC'nin son yıllarda çıkardığı başarısız yapımların arasında parıldayan bir incidir bu film. Bilmeyenler için kısaca hikayenin başlangıcını özetliyorum: Bruce Wayne sekiz yaşındayken ailesiyle birlikte Zorro operasını izlemeye gider. Opera çıkışında ara sokağa giren aile, bir hırsızın yollarını kesmesiyle duraksar. Babası Thomas Wayne, milyarderdir ve eski bir doktordur. Yozlaşmış Gotham Şehri'ne güzel ve aydınlık günler getirebilmek için yıllarını vermiştir. Ancak hırsız, babasının verdiği cüzdanı ve annesinin boynundaki beyaz inci kolyeyi almasına rağmen onları öldürür. Bruce'u öldürmeden oradan kaybolur, Bruce Wayne ailesini gözlerinin önünde kaybeder. Bu çocukluk travması, onun gelecekte Batman olmasının en önemli nedeni olacaktır.
Film, bir cinayet ve monolog ile başlıyor. Çok önceden Jim Carrey tarafından canlandırılan Riddler karakteri, başka bir oyuncu ile tekrardan beyaz perdeye dönüyor. Kötü karakter Riddler (Bilmececi) halktan uzun yıllar boyunca saklanan sırları ve söylenen yalanları ortaya çıkarmak için, kendince suçlu gördüğü polis ve politikacıları öldürüyor. Bir sonraki kurbanı için etrafa çeşitli bilmeceler bırakıyor. Batman ise yavaş ve tecrübesiz. Henüz daha Batman oluşunun ikinci yılında. Şehir onu yeterince tanımıyor, Batman bile kendini tanıyamıyor. Polislere göre o sadece "kanunsuz bir ucube". Psikolojisi bozuk, yapayalnız bir adam; ailesinin öcünü almak için maske takıp suçlulara korku salıyor. Başka bir çocuk daha onun yaşadıklarını yaşamasın diye geceleri yarasa kostümüyle şehri koruyor. Riddler'ın ilk cinayetinde; öldürülen adamın çocuğunu gören Batman, çocukta adeta kendini görür. Bu yüzden Riddler'ı bir an önce durdurmalıdır. Gelecek filmlerde çocuğu yanına alıp Robin yapacağını tahmin ediyorum. Bruce Wayne, ne adını kullanıyor ne de Wayne Şirketi'ni yönetiyor. Alfred'e devretmiş, tüm gücünü Batman'liğe harcıyor. Ancak öldürülen adamın çocuğunu gördükten sonra iki yıldır hiçbir şey başaramadığını, şehrin yozlaşmasını engelleyemediğini kabulleniyor. Yine de denemek zorunda çünkü ailesinin mirasının bu olduğunu düşünüyor. Yaptığı ve yapmak istediği bunca şeye rağmen kimse onun bir kahraman olduğunu düşünmüyor. Örneğin bir sahnede; Joker sempatizanları masum bir adamı köşeye sıkıştırıp dövmek üzeredir. Batman ortaya çıkar ve Joker sempatizanlarını teker teker haklar. Sonunda herkes masum adamı bırakıp kaçmaya başlar, Batman ile adam göz göze gelir. Adam ona "Nolur bana zarar verme." der. Buradan Batman'in insanlara umut değil korku aşıladığını anlayabiliriz. Uzun lafın kısası, film intikam ile adalet arasındaki ince çizgiyi göremeyen Batman'in varoluş nedenini anlatıyor. Büyük resim Batman'i anlamak.
Filmin şiddet dozu yüksek. Sürekli yağan yağmur ve kirli havanın yanında karamsar, gotik tema hakim. Sinematografi mükemmel. Robert Pattinson rolü adeta yaşıyor. Eksilerine gelecek olursam, haddinden uzun bir film. Daha kısa sürede de bitebilirdi. Senaryoda ufak pürüzler olsa da iyi Batman filmlerinden birisi olarak akıllara şimdiden kazındı. Pelerini beğendim lakin kask ve zırh pek olmamış. Mekanik duruyor. Bunu henüz ikinci yılında olan amatör bir Batman izlediğimiz için görmezden gelebiliriz.
Şunu da söylemeliyim ki, film genel izleyiciye hitap etmiyor. Batman çizgi romanlarını okuyanlar filmi şaheser bulabilir, hayatında ilk kez Batman izleyen birisi filme vasat diyebilir, ortalama bir sinemasever filmi beğenebilir. Filmi ilk kez izleyecekler için tavsiyem: 1080 piksel izleyin. Mümkünse akşam veya gece, ışıksız ortamda. Film oldukça karanlık çünkü. Ek olarak filmden çıkartılan ama bu evrende yer alan bir sahne paylaşıldı. Filmi izledikten sonra YouTube'a "The Batman Silinen Sahne" yazıp bu sağlam sahneyi izlemenizi tavsiye ederim. Filmin içindeki bir sahne olduğunu unutmayın.
8,5/10