Mayısın başında bitirdiğim bir kitap. Gönderisini atmamışım. Basit bir kişisel gelişim kitabı asla değil, oldukça derin bir psikoloji kitabı. En çok hoşuma giden tarafı bilimsel araştırmalara, makalelere, psikanalistlerin analizlerine, başka kaynaklara yer verilmesi, onlarla açıklamalar yapılması oldu. Niye daha önce…devamıMayısın başında bitirdiğim bir kitap. Gönderisini atmamışım.
Basit bir kişisel gelişim kitabı asla değil, oldukça derin bir psikoloji kitabı.
En çok hoşuma giden tarafı bilimsel araştırmalara, makalelere, psikanalistlerin analizlerine, başka kaynaklara yer verilmesi, onlarla açıklamalar yapılması oldu.
Niye daha önce tanışmamışım dediğim bir yazar keşfetmiş oldum. Hemen sonrasında "Yüzmek, Yaşamak ve Olma Arzusu" kitabını da aldım ancak henüz başlayamadım. İşin garip tarafı yazarı araştırırken sosyal medya hesaplarını arkadaşlarımın takip ettiğini görmem oldu. Madem biliyordunuz niye şimdiye kadar bahsetmediniz diye bakakaldım ekrana. İşte benim arkadaş seçimlerim...
Beğendiğim ve sizlerle paylaşmak istediğim kısımlar:
~ Şimdiki durumumdan dolayı gelecekteki işim için kaygılanmayı ertelediğimde birden iyi oluyorum ve mesela o görüşmeye gidebiliyorum kolaylıkla. Kaygılanmayı sorumluluk hissiyle karıştırıyoruz. Bu ikisi iç içe geçiyorlarsa -ki geçmeleri normal- artık onları ayırt etmemiz gerekiyor. Diğer yandan, bize sorumluluk adı altında öğretilenlerin neredeyse ayrılmaz bir parçası haline geldi hemen her birimiz için kaygı. Bu nedenle sorumluluk bilincini bir kenara bırakabilmemiz gerekiyor. Sorumluluk (responsibility) aslında "response-ability", yani "karşılık verebilme yeteneği" demek. Ama biz tüm-güçlü bir yetişkin olarak işe değil de aciz bir çocuk olarak tüm-güçlü yetişkine/otorite figürüne karşılık vermeyi öğrendiğimiz için sorumluluk bilincimiz bize köstek oluyor.
~ Bu kitabı yazdıktan sonra, 15 Haziran 2023 Perşembe günü çocuk psikiyatristi Prof. Jon Jureidini'nin The Illusion of Evidence- Based Medicine: Exposing The Crisis of Credibility in Clinical Research (Kanıta Dayalı Tıp İllüzyonu: Klinik Araştırmaların İnandırıcılığındaki Krizi İfşa Etmek) başlıklı konuşmasına katıldım UCL'de. Jon Jureidi'nin aynı başlıkta bir kitabı da var, bir başka psikiyatristle birlikte kaleme aldıkları. Araştırmalardaki sonuçların ilaç şirketleri tarafından nasıl çarpıtıldığını anlattı, psikiyatri dünyasından örnekler vererek. Konuşmasında çok önemli bulduğum bir nokta, sorunun ya da hastalığın hiçbir zaman beyinde değil, her zaman ilişkilerde olduğunu söylemesi. Nesne ilişkileri ve bağlanma ekolünün de temelini özetlemiş oluyor bu cümleyle.
~ Bir düşünceyi "kullanabilmek", ona karşı gelme gücümüzü de gerektiriyor, bu gücü ister kullanalım ister kullanmayalım. Bize otorite kabul ettiğimiz kişi/kurum tarafından öğretilen şeye karşı gelemiyorsak biz onun edilgen uzvu haline geliyoruz, o bizi kullanıyor.
~ Kendimi çok kötü hissettiğimde "Ben duygularım değilim,” diyorum bu yüzden; "Duygularımdan çok daha fazlasıyım. Her tür duygu gelip geçici. Bu histe de sürekli olarak kalmayacağım. Şu an dikkatim bu acı ve utançta olduğu için onları çok daha fazla hissediyorum onları ama bunlar sadece sahip olduğum hisler ve hislerimden müteşekkil bir varlık değilim."
~ İçimizdeki çocuğun acısını bilmek, görmek, fark etmek ve ona şefkat göstermek ile kendimize/içimizdeki çocuğa acımak farklı şeyler. Kendi hayatımızla ya da iyileşme sürecimizle bir başkasınınkini kıyaslamak bize pek fayda getirmiyor. Kimsenin bilmediği ve görmediği zorluklarım, kimsenin bilmediği ve görmediği kolaylıklarım oldu geçmişte, şimdi de öyle. Her insan için geçerli bu.
~ Başarılı insanların başarısız olanlardan farkı, başarısızlığı tolere edebilmeleri. Başarısız sayılan kimselere oranla çok daha fazla kez çok daha başarısız olmalarına rağmen ayağa kalkma ve yeniden deneyebilme cesaretleri.
~ Hiçbir şey yapamıyorsak eğer, hiçbir şey yapmamaya ihtiyacımız vardır muhtemelen. Clarissa Pinkola Estés Kurtlarla Koşan Kadınlar kitabında her insanın hiçbir şey yapmayacak vakte de ihtiyacı olduğunu söylüyor. Yani hiçbir şey yapmamak, bize öğretildiği gibi vakit israfı değil.
~ Diğer işlerimizi görmezden gelmek hızımızı ve verimimizi arttırıyor.
~ Olmuş olan hiçbir şey için suçluluk duymamamız gerekiyor. Zihinsel ve psikolojik enerjimi suçluluk duygusuyla olmuş olana harcarsam elimdeki âna hükmedemiyorum. Yememin yanlış olduğunu düşünüyorum, buna rağmen yedim mi? Tamam. Bana afiyet olsun. Yemiş olduğum andan itibaren bana yarayacak, sağlık getirecek tek bakış açısı bu.
~ Psikanalist Wilfred Bion, kendisine gelen danışanlarına hep şunu soruyormuş: "Tamamen iyileştiğinizde ne yapmak istersiniz?". Сеvapları dinliyor, sonra da "Tamam, hadi o zaman gidip yapın bunu." diyormuş.
~ Psikoterapide yaygın olarak kullanılan bir yöntem, kişilere şunu sormak: "Siz uyurken bir mucize yaşandı ve başınıza şimdiye dek gelmiş kötü her şey silindi. Uyandığınızda ne değişmiş olurdu hayatınızda?". Bu soru üzerine düşünmenin bizi Bion'un sorusu gibi rahatlatması, aynı nedenden.