Yersiz uzunluklarıyla, klişe konularıyla ve en önemlisi kötü davranışlar sergilenen ana akım Türk dizilerini izlemeyi uzuuuun bir süre önce bıraktım. Ancak arada dizi izlemek isteyip de kafamı veremediğim zamanlarda veya bir şeyler yaparken (örgü örerken,takı yaparken,resim yaparken vs) arkada sırf…devamıYersiz uzunluklarıyla, klişe konularıyla ve en önemlisi kötü davranışlar sergilenen ana akım Türk dizilerini izlemeyi uzuuuun bir süre önce bıraktım. Ancak arada dizi izlemek isteyip de kafamı veremediğim zamanlarda veya bir şeyler yaparken (örgü örerken,takı yaparken,resim yaparken vs) arkada sırf ses olsun diye Türk dizileri açarım 😂 Bazen sadece 5 bölüm dayanabilirim, bazen 15, bazen de yaptığım işin uzunluğuna göre tuhaf bir şekilde 30 bölüm deviririm 😂 Leş töre dizileri değil de romantik komediler açarım. Şöyle birbirinin üstüne düşmeli,müzik altında saçma uzunlukta bakışmalar olanları seçerim ve tesadüfen çoğu zaman başrol Kerem Bürsin çıkar 😂 Sizleri bilmem ama Kerem’in o Avrupai tavırlarını izlemek beni çok eğlendiriyor 😂😂😂😂 evet bir cringelik oluyor ama izlerken o cringelikten eğleniyorum işte 😂 bu dizide de aynı tavırdaydı. Yine güldüm yine eğlendim 😂 Neyse konusuna geçeyim.
Ateş Arcalı, “ Arcalı Moda “ adında ailesi tarafından kurulan ve tasarımların bizzat annesi Jülide Arcalı tarafından tasarlanan büyük bir moda şirketinin varisidir. Ateş, annesini çok küçük yaşta kaybeder ve bu kayıptan sonra babası çok geçmeden tekrar evlenip Ateş’i yurtdışında yatılı okula yollar. Yapayalnız büyüyen Ateş, babasının annesine yaptığı haksızlara ve ailesi tarafından dışlanılmasından sonra bir daha asla Türkiye’ye dönmemeye yemin eder. Yetişkin bir birey olduğunda da yurtdışında sabit bir yeri olmadan sürekli geze geze ve partileyerek yaşamına devam eder. Ta ki babası vefat edene kadar. Babasının ve babasının ikinci eşinin vefatıyla birlikte mirasın açıklanması için gönülsüz bir şekilde tekrar Türkiye’ye dönen genç adam, babasının ona bıraktığı mirasla şaşkına döner. Miras, babasının ikinci eşinden olan daha önce hiç görmediği 3 küçük kardeşine vasilik yapmaktır ve Arcalı Moda’yı devralmaktır.
Leyla, 5 yaşında annesi tarafından parkta terk edilmiş ve daha sonrasında da yetiştirme yurdunda büyümüş bir genç kadındır. Kendisini terk eden annesinin kim olduğunu bilen tek kişinin bir kaza geçirip komalık olmasından sonra onu hayatta tutabilmek ve hastane masraflarını karşılayabilmek için istemeyerek dolandırıcılık yapmaya başlar. Kendisiyle birlikte 5 kişiden oluşan bir çeteyle erkekleri evlenme vaadiyle kandırarak düzenledikleri sahte düğünlerde takılan altınları çalıp ortadan kaybolan bu ekip yine bir aileyi dolandırırlar. Son düğünleri de Ateş’in Türkiye’deki kendi otelinde olur ve miras işleri için Türkiye’ye gelen genç adam, otelinde tesadüfler sonucu Leyla’yla tanışır. Yaptıkları son dolandırıcılıktan sonra ortadan kaybolmak isteyen Leyla tesadüfen kendini Ateş’in aile evinde Ateş’in 3 küçük kardeşinin yeni bakıcısı olarak bulur. Böylesine zengin bir eve bakıcı olarak girdiğini gören Leyla’nın dolandırıcı çetesi, bir sonraki hedeflerinin Ateş Arcalı olmasını isterler. Ancak Leyla bunu hiç istemez,çünkü ilk tanıştığı andan beri Ateş’ten etkilenmeye başlamıştır bile. Ateş de aynı şekilde kim olduğunu bilmediği,gizemli Leyla’ya çekilmeye başlar, tabi bir taraftan da vefat eden babasının ona bıraktığı mirasla hiç tanımadığı 3 küçük kardeşiyle bir aile olmaya çalışır …
13 bölümlük kısa bir diziydi. Öylesine sırf arkada ses olsun diye açmıştım. Yani büyük bir beklentim falan yoktu 😂 eğlenceli yerleri vardı ama benim için olumsuz olarak yorumlayabileceğim yerler daha çoktu galiba. Mesela iki başrolün ilişkileri bir tuhaftı. Tam ilişkileri tescilleniyor, hani güçlü bir bağ oluşuyor diyoruz tuhaf bir şeyden kavga ediyorlar ve gemileri yakarcasına kanlı bıçaklı oluyorlar ama sonra da bir anda anlayamadığım bir şekilde tekrar barışıyorlar ama hiç özür dilemiyorlar. “ Nasıl barıştınız siz şimdi ? 🤔 “ diye böyle kalakalıyorsunuz. Yani bir tutarlılık yoktu. Bir diğer aklıma gelen olumsuzluk başrol kızın stylingini çok abartılı bulmam. Hayır yani evde bakıcılık yaparken de öyle ince topuklu ayakkabı ve abiye elbise giymezsin değil mi ? Kıyafetler de tutarsızdı 😂 yani çoğunlukla bir tutarsızlık vardı. 3 küçük kardeşin Ateş’le olan ilişkileri de öyleydi 😂 ben bu diziye kısacası çoğunlukla tutarsızdı diyerek nokta koyayım bence 😂 Keşke bu olumsuzluklar olmasaymış (daha yazıma yazmaya üşendiğim birkaç olumsuzluk daha var) çünkü dizinin bölüm sayısı tam tadındaydı ve en önemlisi saçma aşk üçgeni, ex hortlaması falan yoktu. Daha iyi bir dizi olabilirdi yani. Ben sadece yıllık Kerem Bursin dozumu aldığım için eğlendim onun dışında pek keyif aldığım söylenemez 😂