Bu mesajımızı İslam için kendilerini feda eden arkadaşlarımızın hatırasına ithaf ediyoruz. Ankara garında 2 saat sonraki treni beklerken ne yapabilirim diye düşündüm ve rafa gönderi yazmaya karar verdim. Müslümanlar olarak belki de İslam çağının en zor dönemlerini yaşıyoruz. Dünya'nın her…devamıBu mesajımızı İslam için kendilerini feda eden arkadaşlarımızın hatırasına ithaf ediyoruz.
Ankara garında 2 saat sonraki treni beklerken ne yapabilirim diye düşündüm ve rafa gönderi yazmaya karar verdim.
Müslümanlar olarak belki de İslam çağının en zor dönemlerini yaşıyoruz. Dünya'nın her köşesinde sadece MÜSLÜMAN olduğu için akla hayale gelmeyecek şekilde öldürülen binlerce mazlum var. Tüm bu olanlar karşısında biz de sadece çaresizliğimzin arkasına sığınıyoruz. Müslümanların Filistin'de Kırım'da Doğu Türkistan'da Keşmir'de veya Etiyopya'da çektiklerine ilişkin haberler her yerde hüzne yol açıp aynı ölçüde kınanırken niçin hiçbir zaman eyleme geçilmiyor veya eylemler hissedilenlerle büsbütün farklı oluyor?
Geçtiğimiz ay Bosna Hersek planım vardı marş mira yürüyüşüne de katılmayı çok istiyordum. Gitmeden önce biraz araştırma yaptım. Ne yalan söyleyeyim daha öncesinde Srebrenitsa Katliamı hakkında pek bilgim yoktu ve bu yüzeysel bir araştırmada bile kanım dondu. Dönüp baktığımız zaman yıllar sonra bile değişen hiçbir şey yok. Müslüman toplumlar hunharca katliama uğruyor ve yıllar önce olduğu gibi dünya ve güya İSLAM ÜLKELERİ hâlâ sessiz. İran'ın animason şovlarını da dahil ediyorum :d. Neyse uzun lafın kısası benim Bosna turum bazı sebeplerle iptal oldu ben de bari Aliya İzzet okuyayım dedim.
Aliya büyük lider Allah ondan razı olsun, okurken hayran kaldım. Özellikle kitap bittikten sonra mahkeme süreciyle ilgili de notlar eklemiş biraz karışık da olsa ona olan hayranlığımı katlamaya yetti. Gelelim kitaba:
‘ İslam'ı kabul eden bir halk tıpkı İslam'ı kabul eden bir fert gibi bu aşamadan sonra başka bir ideal için yaşama ya da ölme salahiyetine sahi değildir. Bir Müslümanın adı ne olursa olsun bir imparator veya hükümdar uğruna ya da bir ulus partı vb bir yapı için kendini feda etmesi düşünülemez’
evet özellikle bu alıntıya değinmek istiyorum çünkü son yıllarda genel bir ırkçılık artışı söz konusu özellikle yakın çevremde de buna şahit olmak beni çok yıkıyor. Bakın "yanlış göçmen politikalarını eleştirmek için ırkçılık yapmanız gerekmiyor"
"Entelektüel sınıf ile halk arasındaki trajik uçurum umumi vaziyetimizin en kasvetli hususiyetlerinden birini temsil ediyor"
Bu alıntıya da değinmek istiyorum çünkü ben yurdum entelektüellerinden şikayetçiyim.
Beyaz saraylarından çıkmayıp sokak nedir bilmeden pembe bulutlarkndn halk adına söz sahibi oluyorlar.
Evladı paramparça olan bir anneye çok çirkefçe hakaret edebiliyorlar yüksek kürsüler üzerinden.
Ve ben mütefekkir hukukçu tayfadan da razı değilim. ‘Onlar vakitlerini hırsızın elinin mi kesilmesi yoksa hapse mi atılması gerektiği hakkında nihayetsiz münakaşayla geçirirken hırsızlığın hususi bir formu olan yolsuzluk daha önce görülmemiş bir şekilde gemi azıya alarak bizi temelleri sarsan bir krize sürükledi.
Neyse parmak basacağımız daha çok konu var ama kafa şişirmek istemiyorum. Çok kısa bir kitap zaten okumanızı tavsiye ederim.
Buraya kadar okuyanlara ve okumayanlara teşekkür ederim.
"Dolayısıyla her ne yapılmak isteniyorsa insanların ruhlarında gerçekleştirilmelidir."
Hoşçakalın ✋🏽