Bu diziye önerisine güvendiğim birinin önerisi üzerine başladım. Şu sıralar kapılmış olduğum k-drama izleyememe lanetini kıracak sanırım. Neyse yorumuma geçeyim. Öncelikle başrolde Jongsuk olması benim için büyük bir artıydı, çok severim kendisini. Maloş bir havası var ve çok tatlı. Dizinin…devamıBu diziye önerisine güvendiğim birinin önerisi üzerine başladım. Şu sıralar kapılmış olduğum k-drama izleyememe lanetini kıracak sanırım. Neyse yorumuma geçeyim.
Öncelikle başrolde Jongsuk olması benim için büyük bir artıydı, çok severim kendisini. Maloş bir havası var ve çok tatlı. Dizinin konusu rüyasında geleceği gören bir kız üzerine. Bu kızımız daha ilk sahnede başrol erkekle sarıldıklarını görüyor. "Ben olduğum için sana inanıyorum" diyor rüyasında. Sonrasında bir bakıyor ki bu rüyasında gördüğü çocuk karşısındaki eve taşınmış. Bu rüyadan dolayı çocuk elinde yemekle kapılarına geldiğinde kaba bir şekilde kovuyor ve olabildiğince bu çocuktan kaçınmaya çalışıyor. Ama kaderleri bir olacak ya bir şekilde hep birbirlerine çıkıyor yolları.
İlk bölüm dizinin konusunu kızın rüyalarını anlamamız açısından önemli bir bölümdü bence. 32 bölümlük sayarsak diziyi ilk 2 bölüm öyleydi diyebiliriz. Çünkü her bölümü iki bölüm şeklinde yayımlamışlar. Bu ilk bölümde kızın rüyalarının değişmeyeceğinin ve önlenemeyeceğinin sinyali veriliyor. Ne var ki görüyoruz ki çocuk da rüya görüyor ve kızın yaşayacağı bir kazayı engelliyor. Bu ilk sahnede gördüğümüz olay da tam o an yaşanıyor. Bununla da geleceklerini değiştirebilme ihtimallerinin olduğunu görüyoruz. Bunların sinyali verildikten sonra da asıl olaylar başlıyor. Polisiye olaylar yaşanıyor ve çözülüyor bu yeteneklerin de yardımıyla.
Gelelim öznel yorum kısmına. Öncelikle ben polis-savcı/avukat-muhabir üçlüsünün olduğu dizileri ayrı bir seviyorum. Bu dizide de bu mevcuttu. O yüzden ayrı bir sevdim. İkinci erkek oyuncunun diziye katkısı inanılmazdı. Dizideki her karakter birbirini destekler nitelikteydi bence. Başrollerin sıkıştığı durumlarda ikinci erkek başrolün gelip durumu kurtarıyor oluşunu çok sevdim. Bence zaten üçlüden en zeki olan oydu. Çok tadında ilerledi, hiçbir şeyi abartıya kaçırmadı. Bu yönlerini çok sevdim. Bazı anlarda heyecandan izleyemedim. Aşağı tükütsem sakal yukarı tükürsem bıyık durumları oldu ve her an heyecanla izledim. Aşk ve polisiye sahneleri de dengeli ilerledi. Olumsuz ne eleştirim var diye düşünüyorum ama bulamıyorum resmen. Gerçekten sevdim diziyi. Olumsuz olarak tek söyleyeceğim şey her şeyin hep ucu ucuna olması sanırım. Bütün olaylardan hep ucu ucuna sıyrıldılar. Bir de çok fazla tesadüfi şeylerin gerçekleşmesi. Herkes herkesle bir şekilde bağlantılı çıkıyor ama o da bu kadar da olmaz dedittirmedi yine de. Biraz da doğaüstü bir yanının olduğundan muhtemelen. Hiç boşa harcanan sahne olduğunu da düşünmüyorum. Dolu doluydu, o konuda da tatmin ediciydi. Ara ara gelen komedi sahneleri ve savcının şapşallığı renk katmış diziye. Karamsar olayların yumuşatıcısı gibiydi. Her şeyiyle güzel bir diziydi.
Aklımda yer edinen bir dizi olacağına eminim. Şiddetle tavsiye ederim izlemenizi...