Bu diziye ilk çıktığı zamanlar önyargılı yaklaştım. Aslında izlemek istediğim bir diziydi ama herkesin yorumu dram üzerine dram olduğu yönündeydi. O sıralar hiç o ruh halinde olmadığım için başlamıştım ama uzun zamandır listemde olan bir diziydi ve nihayet izledim. Dizideki…devamıBu diziye ilk çıktığı zamanlar önyargılı yaklaştım. Aslında izlemek istediğim bir diziydi ama herkesin yorumu dram üzerine dram olduğu yönündeydi. O sıralar hiç o ruh halinde olmadığım için başlamıştım ama uzun zamandır listemde olan bir diziydi ve nihayet izledim.
Dizideki anne karakterinin kötü anneliğine bu yönden yaklaşılacağını düşünmemiştim. Bu yüzden de izlemeyi ertelediğim bir şeydi ama kötü anneliği sadece disiplinli ve bir amaca yönelik yaşamasından kaynaklı bir annelikmiş. Bu yönden beklentimin üstünde bir diziydi.
Beklentimin üstünde gerçekleşen pek çok şey oldu dizide. Yine konusunu anlatarak başlayayım. Başroldeki anne karakterinin eşiyle evlenme ve hamile kalma süreciyle başlıyor dizi. Onların domuz çiftliği işletirkenki mutlu hayatını görüyoruz. Sonra bir takım olaylar oluyor ve domuz çiftliği yanıyor. Bu konuda birtakım haksızlığa uğrayan ailenin babası intihar süsü verilerek öldürülüyor. Sonrasında anne rolündeki kadın hakkını aramaya çalışsa da sonunda pes edip başka bir köye taşınıyor ve doğum yapıyor. Bu doğum sonucunda başrol erkeği dünyaya getiriyor. Ve oğlu büyürken babasının hakkını arayabilmesi için savcı olması için yetiştiriyor diyebiliriz. Bu uğurda oğlunu pek çok şeyden mahrum bırakıyor. İşte annenin kötü anne özelliği gösterdiği yer tam olarak burası. Çocuğunu o kadar hedef odaklı yetiştiriyor ki çocuk sonunda annesinin isteğini gerçekleştiriyor ve savcı oluyor.
Ama bu süreçte annesiyle arası açılıyor ve neredeyse hiç görüşmemeye başlıyorlar. Ta ki erkek karakter kaza geçirip elini ayağını oynatamaz hale gelene kadar. Ayrıca hafızası da 7 yaşındaki haline dönüyor. Annesi de ona bakmaya başlıyor ve adeta yeniden büyütüyor.
Annesinin oğluna bakarken geçmişte yapmış olduğu hataların farkına varması ve kendini geliştirmeye çalışması, oğluyla arasındaki ilişkinin ilerleyiş şekli falan çok güzeldi bence. Aynı zamanda hayatta ne zaman ne olacağını bilmediğimiz gerçeğini gözler önüne seren bir diziydi. Lee Dohyun oyunculuğu inanılmazdı. Biraz slow ilerleyen bir diziydi. Ben slow dizi her zaman sevemiyorum ve bu dizide biraz yordu bu özellik. Yine de yavaş yavaş da olsa her şey açıklığa kavuştu. Ve bir yerden sonra da hız kazanmayı başardı.
Artı olarak köydeki karakterler olsun diğer karakterler olsun hepsi eşsiz özelliklere sahipti. Bazıları ne gerek var dedirtti ama çok da önemli bir ayrıntı değildi o yüzden çok da takılmadım. Yüzünde sürekli maskeyle dolaşan kadın favorilerimdendi. Bir de woobyeok grubun köye gönderdiği adamları da baya sevdim.
Dizideki aşk sahneleri karakterin kızla olan ilişkisi falan çok ön planda olmasa da iç ısıtıcıydı bence. Dizideki karanlık yanı kıran niteliğe sahipti. Gerçi buna pek çok zaman ihtiyaç olmadı çünkü her ne kadar dram sahneleri gerçekten fazla olsa da komedi sahneleri daha bile fazla olabilir. Bunun dengesi de iyi sayılırdı. Mükemmel bir dizi değildi fakat güzeldi. Beklenmedik çok şey oldu. Başta başrol erkeğin yani Kangho'nun yaşadığı kaza olmak üzere pek çok şaşırtan yeri vardı.
Sonuç olarak tavsiye edebileceğim bir dizi yaa... Hem eğlenceli hem hüzünlü hem polisiye hem de intikam içeren 14 bölümlük akılda çok soru işareti bırakmayan biraz yavaş ilerleyen tadında bir dizi. Lee Dohyun'a tekrar bir parantez. Oyunculuğuna hayran bıraktı bu dizide. Helal olsun.