☢️ "Söylediğimiz her yalanla gerçeğe borçlanırız. Ve er ya da geç, o borç ödenir." Dizinin özeti diyecek olsalar, bu cümleyle anlatırdım sanırım. Aslında şöyle bir baktığımızda, direkt küresel dünyayı bu sözle tanımlardım. İnsanlık var olduğundan beri, daha doğrusu politika dediğimiz…devamı☢️
"Söylediğimiz her yalanla gerçeğe borçlanırız.
Ve er ya da geç, o borç ödenir."
Dizinin özeti diyecek olsalar, bu cümleyle anlatırdım sanırım.
Aslında şöyle bir baktığımızda, direkt küresel dünyayı bu sözle tanımlardım.
İnsanlık var olduğundan beri, daha doğrusu politika dediğimiz kavram ile bir bütün olduğumuzdan beri; bu şekil yavaş yavaş parçalandık.
Olması gerekenler, gerekliliği yerine getirmeyenler ve baştaki getirtmeyenler... Çark bu şekilde bir devinim hâlinde dönmekte iken, geçen yılların buna etkisi yalnızca eklenen yeni çarklar olarak kendini gösterir. Her şey tıkırında dönerken, yani haksızlık durumunda haklıları susturan hak yiyiciler ile başı sonu belirsiz bir zincirin tam ortasındayken; zinciri koparan o tek halka gerçeğe olan borçlanma için ödediğimiz bedeldir.
İşte Chernobyl, bu bedellerden sadece bir tanesi.
26 Nisan 1986 tarihinde yani bundan tam 38 yıl önce gerçekleşen facia; binlerce insanın ölümüne ve yüz binlerce insanın soyunun çürümesine sebep oldu.
Rusya'da gerçekleşen olay İsveç'ten, Almanya'ya kadar uzanmış; bizim Karadeniz çaylarına kadar etkisini göstermişti. Hatta öyle ki, o dönemde Karadenizde doğan çocukların neredeyse hepsi yüksek radyasyondan dolayı bir şekilde engelli doğmuştu.
Kısacası bu, tarihin en büyük nükleer felaketiydi.
Ve, Chernobyl bölgesinin radyoaktif maddelerden tamamen temizlenebilmesi için 48 bin yıl geçmesi gerektiğini biliyor muydunuz?
İşte bu olayı anlatan, belgesel tadında olsa da sizi içeriye baştan buyur eden; ederken de nefesinizi tutmaya sebebiyet veren mükemmel bir mini dizi kendisi.
Oyunculukların çarpıcılığı, sinematografisinin tam bir nükleer patlamayı tattırması ve arka fonda kullandığı anı yaşatan müzikleri... Hepsi bir araya gelince, izlediğiniz şeyin yalnızca dizi olmadığını iliklerinize kadar hissediyorsunuz.
Olayı aktarırken pek çok alt diyaloğu ortaya çıkarıyor, işin iç yüzüne giriyor ve sizi tehlikeli sularda ustalıkla yüzdürüyor.
Özellikle son bölümde kendinizi tam bir nükleer fizikçi olarak buluyorsunuz; her şeyi detaylıca ve karıştırmadan açıklamış olması, üstünkörü sebeplerden bahsetmektense madalyonun her yüzünü gösterircesine anlatışı kesinlikle en sevdiğim noktalardı. Ve buna fazlaca yer verilmiş. Ki bu da kaliteyi kat kat artırmış; zirveye çıkarmış.
Kesinlikle izlenmeli diyeceğim bir dizi.
Ben kardeşimle izledim mesela, onun gerçeklikler karşısında yüzünün aldığı çarpıcılık da izlenmeye değerdi esasında...
Şimdiden iyi seyirler ~•°