2/10 "𝐵𝑎𝑠̧𝑙𝑎𝑛𝑔𝚤𝑐̧𝑡𝑎 ℎ𝑒𝑟 𝑠̧𝑒𝑦 𝑏𝑖𝑟𝑎𝑧 𝑑𝑎ℎ𝑎 𝑘𝑜𝑙𝑎𝑦 𝑜𝑙𝑎𝑐𝑎𝑘 𝑔𝑖𝑏𝑖 𝑔𝑒𝑙𝑚𝑖𝑠̧𝑡𝑖." Keşke okumasaydım dediğim kitaplar listesine ani giriş yapmış bir kitap, Kalpten Parçalar. Bu kitabı normal koşullar altında iken görmüş ve biraz da içine göz gezdirmiş olsaydım asla almayacağım kitaplardan biri…devamı2/10
"𝐵𝑎𝑠̧𝑙𝑎𝑛𝑔𝚤𝑐̧𝑡𝑎 ℎ𝑒𝑟 𝑠̧𝑒𝑦 𝑏𝑖𝑟𝑎𝑧 𝑑𝑎ℎ𝑎 𝑘𝑜𝑙𝑎𝑦 𝑜𝑙𝑎𝑐𝑎𝑘 𝑔𝑖𝑏𝑖 𝑔𝑒𝑙𝑚𝑖𝑠̧𝑡𝑖."
Keşke okumasaydım dediğim kitaplar listesine ani giriş yapmış bir kitap, Kalpten Parçalar. Bu kitabı normal koşullar altında iken görmüş ve biraz da içine göz gezdirmiş olsaydım asla almayacağım kitaplardan biri olduğunu fark edip almazdım lâkin internetten aldığım için hem kapağına hem de fiyatına kandım-gereksiz ucuzdu- Yani hayır verdiğim parayı geçtim harcadığım vakte yazık oldu.
Bu kitap ne anlatıyor da ben bu kadar sevmedim hemen anlatayım, ama anlatmadan önce şunu belirtmem gerekir ki beğenmeme sebebim konu veyahut üslup değil aksine oldukça saran bir anlatım kullanılmış kitapta ve kimileri için de güzel olabilecek bir konuya sahip(?) Sadece günümüzde gerçekten de böyle birliktelikler olduğunu bilmem midemi bulandırdığından-ayrıca sabah yağmur yağarken kitap okuma romantikliğinde gereksiz kötü hissettirdiğinden- çok düşük puan verdim.
Kitap, Talat ve Meryem'in 'yıldırım aşkını' ve bu bağlamda gelişen olayları esas alıyor. Yok evliliktir, yok çocuktur, odur budur denerek aslında bir ilişki anlatılmış. Hatta oldukça gerçek, günümüzdeki çoğu ilişkiden daha gerçek bir ilişki verilmiş.
Aslında ben de kitapta tam olarak bu kısmı sevemedim, hani derler ya 'gerçekler acıdır.' tam olarak bu benim için. Şimdi birazcık detaylı anlayacağım, aranızda okumayı düşünen varsa direkt gönderiyi kaydırabilir. Başlarda hoş gibi gözüken ilişkileri vardı. Meryem, Talat'tan biraz etkilenmiş; Talat desen zaten gönlünü çoktan Meryem'e kaptırmış. Hoş gözüküyor farkındayım ama detaylara inildiğinde, mesela neden hoşlanıyorlar birbirinden diye düşündüğümüz zaman (bence hoşlanmanın bir sebebi olmaz, kalbiniz ona atmıştır ve hop seviyor olursunuz bir anda) aslında hayatlarında eksik olan şeyleri karşısında gördükleri için belki de anlık etkilendiler bilemiyorum.
Talat karakterimiz sessiz, sakin, çekingen aynı zamanda ana kuzusu(!) biridir. Meryem ise tam tersine atılgan, cesur, tuttuğunu koparan, istediği her erkeği elde eden bir tip. Tahmin edebildiğiniz gibi Meryem'in ilgisini çekiyor hatta bir kaç adım atıyor ama Talat'tan bir karşılık göremiyor bu da onun o 'egosunu' zedelediği için nedensizce bir hoşlantı ortaya doğuyor. Yalnız Talat'ın karşılık vermeme sebebi de şey, Meryem hoppa,züppe bir kadın olduğundan onu hemen bırakacağını düşünmesi. Tabii bu uzak durma 'çabası' gene tahmin edebileceğiniz gibi Meryem tarafından kırılana kadar. Meryem, Talat'ı partiyee davet ediyor ve birlikte bir gece geçiriyorlar. Dananın boynunun koptuğu nokta tam olarak orası oluyor.
(Konusunu bu kadar detaylı anlatmaktan çok rahatsızım, kullandığım üslup da çok kötü farkındayım ama gerçekten çok klişe bir kitap ve karakterleri midemi bulandırmaktan başka bir şey yapmadığı için böyleyim)
Talat'ın geçirdiği bir geceden bu denli utanması, gel zaman git zaman Meryem'in daha da hoşuna gidiyor. (Türk dizileri gibi😭 sadece değiştirilmiş hâli.) Hatta Meryem'in hoşlanması bir anda seviye atlayarak gene birlikte oldukları bir gecede ona evlenme teklifi edecek kadar yükseliyor, Talat da şok oluyor sonuçta sevdiği kadın(şüpheli), ona aşırı uygunsuz bir zamanda, normal olmayan bir şekilde evlilik teklifi ediyor. Yalnız çok daha kötüsü geliyor, o sırada Talat ne mi düşünsün dersiniz, evlensem ben bu kadını nasıl geçindireceğim, nasıl zaptedeceğim, ne param ne de pulum var. Yahu sevdiğin kadın(!) sana senden hoşlandığını söyleyip evlenme teklifi ediyor be kardeşim, senin o an düşündüğün şey normal mi sence? Gidip sevinmen, havalara uçman falan gerekiyor. Yani gerçekten sevmediğini anlamak bu kadar zor olmamalı aslında, hayır bu kadarla da bitmiyor. Uzun vadede(nikahlanma, evlenme olayı falan oluyor) karısını yük olarak görmeye başlıyor, ilgi vermiyor. Meryem hamile kalıyor, bizim adamın onun yanında olduğu yok HATTA gidip eski sevgilisiyle buluşuyor. Yahu böyle bir şey olabilir mi, çok kinliyim iki karaktere karşı da. Hâla bitmedi anlatmaya devam ediyorum, Meryem çocuğu doğurduğunda asla 'babalık' görevini yapmıyor, anlamsız bir şekilde şirketteki mevkiisine takık bir duruma gelip, yükselmek için gece gündüz çalışan bir adam hâline geliyor. Okurken çığlık atasım geldi, arkadaşım sen baba olmuşsun baba, bırak şu parayı pulu. Hayır fakir desen fakir de değilsin, üstlerine yaltaklanmak için kendi aileni görmezden gelmeye değer mi ya?
Daha fazla devam etmek istemiyorum gerçekten de için bunaldı. Hayır bir de ayrı şoku sonda geçirdim. Kadın son iki sayfada ayrılmaya karar veriyor (aferin Meryem tek doğru kararın falan) ancak bu o kadar hızlı işleniyor ki, sadece Talat'a söylediği kısım somut halde kitapta bulunuyor. Tam devam edeyim diyorsunuz, hop 'çat' diye kitap bir anda bitmiş oluyor, neye uğradığınızı şaşırıyorsunuz. Şu zamana dek çok fazla açık uçlu son okudum ama hiç bu kadar gereksiz yerde biteni okumamıştım, deneyim oldu diyip geçmekten başka hiçbir şey kalmıyor bana bu noktadan sonra.
Şu kitaptan öğrendiğim iki şey var;bir tanesi kitapları kapağına göre yargılama düşüncesi, bir de kelime öğrendim bir tane bu kadar. Neyse gerçekten çok uzatmışım, değmeyen bir kitap için. Türk dizisi izlemeyi sevmiyorsanız asla okumamanız gereken kitaplardan biri, ha seviyorsanız merak etmeyin sizi baya tatmin edecek. (Metroda okurken beni 'entelektüel' gören abiye ithaf etmek istiyorum bu gönderiyi. Gör abi gör hangi kitapla beni entel sanmışsın🥲)
🤢"Aşk arayışı sadece yalnızlığa karşı koyma çabası değil, yaşlanmaya, eskimeye, kendini önemsiz hissetmeye karşı koyma girişimidir. İnsan bazen, aşkın, bilhassa, çok aşkın onu yormamış olduğunu görmek ister. Bunu da yine yeni bir aşkla, ama bu kez farklı türde yeni bir aşkla sınamak ister."