İyi akşamlarr✨ Dün okuduğum ve 40 sahabiden birisi olan Mus'ab b. Umeyr'in hayatının anlatıldığı bu kısa ama öz kitap ile geldim. Eserde Mus'ab b. Umeyr'in İslamı kabulünden önceki yaşamı ve olduktan sonraki yaşamı, kişiliği, aile yapısı, kabul ile yaşadığı zorluklar,…devamıİyi akşamlarr✨
Dün okuduğum ve 40 sahabiden birisi olan Mus'ab b. Umeyr'in hayatının anlatıldığı bu kısa ama öz kitap ile geldim.
Eserde Mus'ab b. Umeyr'in İslamı kabulünden önceki yaşamı ve olduktan sonraki yaşamı, kişiliği, aile yapısı, kabul ile yaşadığı zorluklar, katıldığı savaşlardan, yaşadığı hicretlerden ve ölümünden bahsediliyor.
Kısa bir kitap olmasına rağmen bir çok şeye değinmişler ve bu kitabın dilini akıcı ve kolay okunabilir yapmış.
Yormayan bir yapısı vardı.
Kısa bir özet mahiyetinde bir kaç şeyden bahsedeyim ve gönderiyi sonlandırayım.
Mus'ab b. Umeyr ilk müslümanlar arasında bulunan ve İslam tarihinde ilk öğretmen olarak geçen bir insan.
Kendisi ahlaksızlığın, adaletsizliğin ve acımasızlığın çok fazla yaygın olduğu cahiliye döneminde dünyaya gelmiş. 40 yaşında Uhud gazvesinde peygamber efendimizi korurken şehit düşmüş.
Şehit olma anını okuduğumda içim cız etti.
Lakabı Mus'abu'l-Hayr olarak belirtilmiş.
Kureyş kabilesinin Abdüddâroğullarına mensup bir insan.
İslam'ın yayılışı sırasında peygamber efendimizin en çok zorluk çektiği kabilelerden birisi de bu kabile...
O yüzden İslami kabul ettikten sonra ibadetlerini gizli gizli yürütüyor ve peygamber efendimiz ile gizli gizli görüşüyor. Sonra bir gün bu meseleyi ailesine açtığında çok fazla zorlukla karşılaşıyor. O güne kadar güzel kıyafetler içinde büyük bir lüks ile yaşarken İslam ve ahiret hayatı için hepsini elinin tersi ile yitiyor. Çünkü ailesi eğer kararından dönmez ise evlatlıktan reddedileceğini söylüyor ve Mus'ab b. Umeyr verdiği kararın arkasında duruyor.
Maddi anlamda olmasada manevi anlamda ki boşluğu İslami kabulü ile sonlanıyor.
Hayatını okurken bir kez daha farkına vardığım şey önemli olan dinin olmadığı ve kişiliğin, karakterin, kullanılan o üslubun ne kadar önemli olduğu oldu.
Zira gülü diken, dikeni de güle çeviren üsluptur.
Bir konu hakkında haklı olsanız dahi yanlış kullandığınız üslup sizi haksız konumuna düşürür. Tatlı dilin, gönlü hoş etmenin ne denli güzel olduğunu bir kez daha anladım.
Gençlere ve müslüman öğretmenlere tavsiye edilen bir eser olduğu yazıyordu eserin içinde ve sonuna kadar haklı. İslamı yayma ve bu uğurda kullandığı dil yine çok güzeldi. Cidden insanın okuyup hayatına katması gereken şeyler vardı, kattığı maddeleri iyileştirmesi gereken etmenler vardı.
Temel olarak bilinse bile unuttuğumuz kelimeler oluyor. Okurken bunların altını bildiklerim ve bilmediklerim olarak çizmiştim. Onların anlamlarını da buraya yazarak sözlerimi sonlandırıyorum. (Aleran hanım incelemelerinde bunu senden görmüştüm ve yazdığın o kelimelerin anlamını okumak bana ek bir faydaydı, buna vesile olduğun için teşekkür ederim. 💖✨)
Tekrar görüşmek üzere. ✨
Unutmadan müslüman kardeşlerime hakkında sormak istediğim bir şey var. Kuranı kerimde peygamberimizin konuşmalarına ayetlerde yer verilsede her Sahabiye yer veriliyor mu? Mus'ab b. Umeyr'in annesi ile detaylı konuşmalarına yer verilince bunu düşündüm. Veya rivayet olarak günümüze mi geliyor?
Hicret = Göç
Gazve = Din uğruna yapılan savaş.
Sahabi veya sahabe = Hz. Peygamberi görmüş onunla sohbet etmiş ve çevresinden ona inanmış kişilere denilen kelime.
Bedevi = Kırsal kesimde ve çölde yaşayan kimselere deniliyor.
Hadari = Arap kabileleri arasında bedevi sayılmayan ve yerleşik yaşama geçmiş kentlerde yaşayan kimselere deniliyor.
Risalet = Bir vazife ile birini bir yere göndermek veya haber göndermek.
Darül Erkam = İslam tarihinde Dârülislâm ile de bilinen bu ev yine ilk müslümanlardan olan Erkam'a ait. Peygamberimiz islamı yaysın ve müslümanları din ile ilgili bilgindirsin diye kapılarını açmış.
Nübüvvet = Peygamberlik görevi ile görevlendirilmek.
Kâri ve Mukri= Kuranı kerimi kurallarına uygun bir şekilde güzel okuyanlara denir. (İkisi ayrı ayrı gibiydi tam bir net bilgi bulamadım ve ilk defa duyuyorum. Bilgisi olan aydınlatabilir mi?)
Mücahit = Ümmet adına savaşan müslümanlara denilen kelime.
Ensar = İslam tarihinde Medine'de yaşam süren ve Mekkeden göç eden müslümanlara kucak açan, yardım eli uzatan topluluğa verilen isim.