📌"Duvarı temizledik ama izler uzun bir süre kaldı. Ta ki duvar kağıtlarını değiştirene kadar." Demiş sevgili yazarımız. Farklı noktalardan bakıp düşününce ne kadar da derin bir cümle. Bir çocuğu ele alalım. Çocukluğunda yaşadığı bir olay belki geçip gidiyor ama izi…devamı📌"Duvarı temizledik ama izler uzun bir süre kaldı. Ta ki duvar kağıtlarını değiştirene kadar."
Demiş sevgili yazarımız. Farklı noktalardan bakıp düşününce ne kadar da derin bir cümle. Bir çocuğu ele alalım. Çocukluğunda yaşadığı bir olay belki geçip gidiyor ama izi kalıyor. Hatırladıkça o iz sızlıyor bazen açılıyor kanıyor. Bu çocuğun o an içinde nereyi nasıl değiştirmesi gerekiyor? Bastırması mı gerekiyor? Yüzleşmesi mi? Ciddiye alınmıyorsa ne yapması gerekiyor? Veya görmezden mi gelmesi gerekiyor? Sanırım görmezden gelmesi gerekiyor. En azından kanatmıyor o zaman.
Yazarın babasıyla alakalı anılarını bölüm bölüm içeren bir otobiyografi kitabı bu eser.
@aleran hanımın gönderisinde keşfetmiş ve şu sıralar birazcık pdf eserlere sarmış olduğumdan denk gelince okuyayım dedim. Bir çırpıda da okundu zaten.
Aleran hanımın dediği gibi ben adamın duygu durumunu o olaylar karşısında ki hislerini daha uzun okumak isterdim. Paragraf paragraf değindiği için biraz az kalmış o cümleler.
Adamın anılarını okurken herkesin aklına muhakkaktır ki kendi babasıyla ilişkisi veya başka bir noktada aile içi ilişkiler gözlerinin önüne gelmiştir. Bir erkek gözünden babayla olan ilişkiye bakmak benim için açıkçası zor. Lakin anıları okurken farkında olduğum şey şuydu. Bir erkek bir babayla zaman geçirmeyi ve ondan tebrik almayı seviyor. Belki de babayla olan ilişkilerimiz de çok daha özgüvenli bir insan olarak ortaya çıkıyoruz.
Evet hayatın zorlukları var. Olayların, durumların falan zorlukları var ama ben şunu anladım. Sorumluluk sahibi olmayan bir insan evlenmesin, evlilik laylaylom bir olay değil yani. Eskiden evliliği oyuncak sanıp evlenen bir çok insan olmuş. Bir noktada ailelerinde dayatması tabii. Askerlikten gelene uygun bir kız bulup baş göz etmisler. O kadar yanlış bir durum ki. Keşke farkında olsalarmış.
Aile içinde anne ve baba arasında ki ilişkinin de çocuklar üzerinde nasıl bir etkisi olduğunu gördüm. Anne mutluysa ve baba ile arasında güzel bir muhabbet varsa çocuklarında mutlu olduğunu gördüm.
Günümüzde de böyle bence. Mutlu olamayan da artık durumu tınlamayacak duruma geliyor zaten.
Dışına baktım yeşil türbe içine baktım estağfurullah tövbe demişler ya. Bu baba da öyle işte. Dışarıya gayet yardımsever, güleç yüzlü, gayet kibar ve saygılı... Ama evin içine adeta bir şeytan, sevgiden bir haber ve yoksun davranan, anlatılanı dinlemeyen ve hayatı evdekilere cehennem eden birisi...
Bir kaç eksiklik dışında ben bu eseri sevdim. Ailevi meseleler, bir çocuğun zamanından bakış açısı falan okumak güzel geliyor bana. Kaldı ki bu eserin gerçekleri günümüzde halen maalesef ki acı bir şekilde devam etmekte.
Bazı gönderilerim de yazdığım gibi yine yeni yeniden yineliyorum; herkes evlenmesin, herkes anne baba olmasın, sorumluluk alamayacak olan kişi bu yükün altına girmesin.
Kitaplı günlere. ✨
📌Resimdeki babam nereye gitti?..
📌Artık korkmazdık, alışmıştık.
📌Babam da küçükken şeytana ve tahriklerine sırt dönmüştü, ama sanırım şeytan babama hiç sırt dönmemişti.
📌Babam neden bize, çocuklarına hikayeler anlatmıyordu?
📌Mutluluk çok kolaydı. Babamın iyi davranması yetiyor, böylece annem mutlu oluyordu ve biz çocuklar da onunla birlikte mutlu oluyorduk.
📌Arkadaşlarıyla birlikte bistroda olmayı özlüyordu. Onun hayatı oradaydı, bizimle değil...
📌Babamı o kadar kör kütük sarhoş görmüştüm ki, gerçek bir ölüyle kör kütük sarhoş biri arasındaki farkı bilemiyordum.
📌Üzgündüm, babamın ölmüş olmasından dolayı değil de, hayatının sonuna kadar içmiş olmasından dolayı.
Ben, bir gün içmeyi bırakacağını, diğerleri gibi normal bir hayatımızın olacağını sanıyordum... O gün, bunun asla olmayacağını anladım.