Spoiler içeriyor
- 17.11.2024 - Pan’ın Labirenti yani asıl adıyla El Laberinto del Fauno, yönetmeni Quillermo del Toro olan fantastik filmdir. Bu film, 2006 yılında yayınlanmıştır. Pan’ın Labirenti, benim en sevdiğim kitaplardan biri olduğu için nihayet filmini izlemeyi erkene çektim. Film, Cannes…devamı- 17.11.2024 -
Pan’ın Labirenti yani asıl adıyla El Laberinto del Fauno, yönetmeni Quillermo del Toro olan fantastik filmdir. Bu film, 2006 yılında yayınlanmıştır. Pan’ın Labirenti, benim en sevdiğim kitaplardan biri olduğu için nihayet filmini izlemeyi erkene çektim. Film, Cannes Film Festivali’nde 22 dakika boyunca ayakta alkışlanmış. Ayrıca filmi orijinal dilinde yani İspanyolca izlemenizi tavsiye ederim.
Konusuna gelirsek, İspanya savaşı ve faşizmden birçok öge barındırıyor kendisi. Ofelia, 1944 yılında İspanya savaşı sonrasında hamile olan annesiyle birlikte yüzbaşı üvey babasının yanına gidiyor. Bu yolculuk esnasında bir taş bulan Ofelia, taşın sahibi olan heykeli de buluyor. Heykelin sol gözünün olmadığını farkettiğinde o taşı o yuvaya yerleştiriyor. Filmi inceleyenlere göre tam olarak bu noktada Ofelia yeni bir bakış açısı kazanmış oluyormuş. Üvey babası Vidal ile tanışırken de sağ elini değil sol elini uzatıyor mesela. Daha sonra Faun adı verilen yaratıkla tanışıyor, Faun ona 3 görev veriyor. İlk görevi dev kurbağanın karnından anahtarı almak, ikinci görevi Solgun Adam’ın ininden hiçbir şey yemeden hançeri almak, üçüncü görevi ise bir masumun kanını akıtmak. Ofelia, sırasıyla hepsini yapmaya başlıyor. Bu esnada, annesi hastalanıyor ve annesi için Faun’dan bir adamotu alarak annesini iyileştirmeye çalışıyor. Kurbağadan anahtarı aldıktan sonra sıra Solgun Adam’a geldiğinde ilk sahnede Solgun Adam’ın aynı Vidal’in misafirleriyle oturduğu sofradaki gibi oturduğunu görüyoruz. Buradan çıkarmamız gereken, anladığım kadarıyla şu; Vidal ile Solgun Adam arasındaki benzerlik. Vidal de Solgun Adam’da kalplerle ve ruhlarla beslenen gaddar varlıklar ve sonsuz bir itaat bekliyorlar. Öyle ki, Solgun Adam gözlerini sadece kendisine itaat edilmediğinde kullanıyor. Ofelia, dayanamayıp üzüm yediğinde peşine takılıyor ve kız zar zor kaçıyor. Daha sonra Faun, üzümü yediği için Ofelia’ya çok kızıyor, üçüncü görevi vermiyor. Daha sonra Vidal’in adamotunu bulmasıyla birlikte Ofelia’nın annesi adamotunu yakıyor ve doğum başlıyor. Çocuğu kurtarıyorlar ancak anne ölüyor. Vidal’in Ofelia’ya ettiği kötülüklerden sonra Faun bir şans daha veriyor ve Ofelia’nın erkek kardeşini labirente getirmesini istiyor. Oradan sonrası da zaten final kısmı, yeterince çarpıcı olması için bu spoileri vermeyeyim. Tabii benim burada değinmediğim karakterlerin hikayeleri de gayet güzel. Özellikle de Doktor karakterinin itaatlere boyun eğmeyişi, Mercedes’in cesareti takdire şayandı.
Film güzel olmasına güzel de bana kalırsa kitabı çok çok daha güzeldi. Kitabı filmden çok daha uzun süre sonra çıkmasına rağmen ben kitabını daha etkileyici buldum. Kitapta labirente, dev kurbağaya, Solgun Adam’a ve daha birçok ögenin derinsel anlamına değiniliyor. Bu yüzden kitabını da mutlaka okumanızı tavsiye ediyorum. Film, öylece izlenebilecek bir film değil. Anlamak için gerçekten çabalamak ve yürekten bakmak lazım.
“Nereye bakması ve nasıl dinlemesi gerektiğini bilenlerin sayısı her daim azdır. Doğru. Fakat en iyi hikâyeler için o azınlık yeter.”
Puanım: 7/10