29 yaşındakı pizzacıda çalışan, kalbinde boşluk Satoru isimli birisi. bir kelebek görüyor, aynı olayları tekrar yaşıyor ve buna uyanış diyor. uyanışı yaşar yaşamaz tuhaflığın, problemin ne olduğunu arıyor, buluyor ve çözmeye çalışıyor. bir gün daha zor bir uyanış yaşıyor ve…devamı29 yaşındakı pizzacıda çalışan, kalbinde boşluk Satoru isimli birisi. bir kelebek görüyor, aynı olayları tekrar yaşıyor ve buna uyanış diyor. uyanışı yaşar yaşamaz tuhaflığın, problemin ne olduğunu arıyor, buluyor ve çözmeye çalışıyor. bir gün daha zor bir uyanış yaşıyor ve bunun sonucunda 18 yıl öncesine dönmüş oluyor. 18 yıl önce yaşanılmış cinayetleri çözmeye, zanlıyı bulmaya ve yakalamaya çalışıyor. tabi bu olaylar yaşanırken de duygulardan yoksun olmuyor. sanki kendini yeniden buluyor. sanki, 29 yıl boşuna yaşamışta , çocukluğuna tekrar döndüğü zaman çocukluğunu tekrar yaşıyor, anılar biriktirip dostluklar ediniyor.
bu zaman boyunca bir çok kişinin hayatına yön vermeye , geleceği değiştirmeye çalışıyor.
son günlerde izleyip çok sevdiğim anime oldu. yarım güne bitirdim. muhteşem bir haftasonu geçirdim sayesinde.
olay döngüsündeki geçmiş- gelecek yolculukları bazen bazı film/dizilerde çok fazla kafa yoran şekilde oluyor. ama bunda öyle değildi. çok fazla geçmiş-gelecek döngüsü olsa bile yormadan , dozunda ilerliyordu. ana hikayeden koparmadan devam ediyordu. bu yanını da çok beğendim.
BUNDAN SONRASI SPOİLER!!!!
⚠️⚠️⚠️ spoiler ⚠️⚠️⚠️
katilin kim olduğunu ilk başlarda tahmin etmek zordu, fakat belirli bir bölümden sonra öğretmenden şüphelenmiştim nedense. gerçi bunun sebebi animenin yorumlarında spoiler vermeden kendi hislerini yazan insanlar da olabilir. o yorumlar böyle düşünmeme yol açmıştır belki de.
animede katil ile Satoru arasında nefret yoktu. bunu Satoru da söylüyor. ama nedense bu beni rahatsız etti. evet , son bölümlerde öğretmenin anlattığı kısa hikaye çok güzeldi ve hikayeye güzel anlam katmıştı. bunu çok beğendim. ama dediğim gibi arada böyle bir şey olması rahatsız etti. ne de olsa katildi o.
animenin bir kaç yeri daha rahatsız etti beni. Satorunun 15 yılı kaybetmiş olması, o kadar eziyet çekmiş olması beni çok üzdü. animenin duygusal yanı da bu olsa gerek. belki de böyle olmasaydı anlamı olmazdı.
diğer bir şey, hep Kayo'nun Satoru ile evleneceğini düşünürdüm ben. hatta çocukluk döneminde Kayo Ile yaşadığı son zamanlardan sonra geleceğin Satoru ile Kayo'nun evlenecek olması üzerine değişeceğini düşünmüştüm.
animenin en sevdiğim karakterlerinden biri Satoru'nun annesi idi. ilk bölümde nedense pek haz etmesem bile.
diğeri ise Airi oldu. finalde Airi'ye de yer ayırmalarını çok beğendim. olmasa içimde ukte kalırdı. çünkü Satoru'ya çok yardımı dokundu. kendi hayatını bile riske attı.
genel olarak ise animede neredeyse bütün pozitif karakterleri beğendim. hatta öğretmenin Kayo'ya yardım ettiği zamanlardaki halini bile beğendim. sanki katilin içinde 2 kişi yatıyormuşcasına hareketleri vardı.
animede çok güzel alıntılar, kısa hikayeler vardı , bunlardan en aklımda kalanı 1) Kayo'nun "Yokluğumdaki Kasaba" kompozisyonu idi. 2) Öğretmenin söylediği hamster ve örümcekle ilgili hikâye idi. 3) Satoru'nun "Yokluğumdaki Kasaba" kompozisyonu idi.
en çok duygulandığım ise üçüncü oldu.
ve ondan bir alıntı ;
" bir kasaba düşünün, sadece ben yokum. işte orada dostlarım benim yerime anılar edindi bile.." 🥺🥺🥺
yine de dediğim gibi , Satoru'nun yaşadıkları zorluklar haksızlık idi.
manga yazarının da animede kendinden bir parça eklemesi hoşuma gitti.
böyle şeyleri çok seviyorum. doğal imza gibi sanki