The Last Tree (Son Ağaç) Filmi not: filmi bulamadım. 🍃 'Femi, İngiltere'de büyüyen Nijeryalı bir gençtir. Çocukluğu sevgi dolu bir koruyucu ailenin yanında geçer. Ancak bir zaman sonra biyolojik annesinin onu geri almasıyla yeni bir hayata geçiş yapar. Bu geçiş…devamıThe Last Tree (Son Ağaç) Filmi
not: filmi bulamadım.
🍃
'Femi, İngiltere'de büyüyen Nijeryalı bir gençtir. Çocukluğu sevgi dolu bir koruyucu ailenin yanında geçer. Ancak bir zaman sonra biyolojik annesinin onu geri almasıyla yeni bir hayata geçiş yapar. Bu geçiş kimlik arayışı ve aidiyet mücadelesi içinde devam ederek Femi'nin büyüme hikayesine odaklanır.'
"Seni kaba olacak şekilde büyütmedim."
"Beni sen büyütmedin."
🌱🏠
Brené Brown der ki: "Aidiyet, kim olduğumuzun gerçek kabul edilmesiyle ilgilidir; bir grubun içinde kaybolmak değil, kendimizi oraya ait hissettiğimiz bir yer bulmaktır."
Filmin ana temalarından biri aidiyet duygusudur. Aidiyet ve kimlik arayışının, özellikle göçmen ailelerin çocuklarında nasıl karmaşık bir hal alabildiğini ele alır. Femi aslında ne koruyucu ailesinin yanında bir yere aittir ne de biyolojik ailesinin yanında. Çünkü aidiyet, sadece bir yere veya bir gruba fiziksel olarak bağlı olmakla değil, kendini o yerin bir parçası olarak hissedebilmekle ilgilidir.
Femi, koruyucu ailesinin yanında sevgi ve güven bulsa da kendi kültürel kimliğinden kopuktur. Biyolojik annesinin yanına döndüğünde ise kültürel bağlarıyla yüzleşmesine rağmen sevgi ve anlayış eksikliği nedeniyle kendini yine yalnız hisseder.
Bu durum, onun hem geçmişiyle hem de kim olduğu sorusuyla yüzleşmesine neden olur. Femi’nin yolculuğu, ait olma hissini dışsal değil, içsel bir denge ile bulmanın önemini vurgular. Gerçek aidiyet, kim olduğunun tüm yönleriyle kabul edildiği bir yer bulmak değil, kendini olduğu gibi kabul etmeyi öğrenmektir. Femi’nin, farklı dünyalar arasında sıkışmış bir genç olarak kendi kimliğini bulmaya çalışması, aidiyetin yalnızca fiziksel bir yerle değil, duygusal ve kültürel bağlarla da ilgili olduğunu ortaya koyar.
🌿🍃
Femi'nin yolculuğundan şunu anlıyoruz ki; kişi, geçmişi, kimliği ve kökleriyle barışmadan kendini tam anlamıyla bulamaz. Bu buluş ise kişinin kendisiyle ve çevresiyle barışarak büyüme sürecinde güçlü ve anlamlı bir yolculuğa çıkmasıyla başlar.
Film de Femi'nin yolculuğu çok güzel işlenmişti ama eksikler yok değil. Filmin güçlü yönlerinden bahsettim biraz da olmasını istediğim yönlerinden bahsetmek istiyorum. Femi'nin annesi ve babasıyla olan ilişkisi biraz yüzeysel işlenmiş, bu ilişkinin daha ayrıntılı işlenmesini isterdim ya da geçmişe dair daha fazla bilgi verilmesini. Böylelikle hem Femi’nin kimlik arayışını hem de onun ailesinin geçmişindeki zorlukları daha iyi kavramamıza yardımcı olabilirdi bu. Özellikle annesinin Femi'yi neden terk ettiğini ve onu geri almak için hangi içsel mücadeleleri verdiğini öğrenmek, karakterin psikolojik derinliğini artırabilirdi ve biz de daha derin bir bağ kurabilirdik karakterle. Yani, böyle olsaydı Femi’nin aile içindeki yerini ve ilişkilerini daha iyi anlayabilirdik.
Ayrıca, Femi'nin içsel çatışmaları, iki farklı dünyada yaşamaya çalışırken yaşadığı karmaşa, çevresiyle olan ilişkisi ve kimliğini bulma yönündeki çabalamalar çok daha net gösterilebilirdi. Her şeye rağmen filmde ki bu eksik hissettiğim taraflar filmi kötü yapmıyor, ben çok beğendim çok güzel bir dram filmiydi. Hem kişisel hem de kültürel anlamda çok şey öğretiyor diye düşünüyorum...
"Ben buradayken iyi olacak mıyım diye sorduğumda bana "evet" dememeliydin. Yani, neden öyle yaptığını biliyorum. Ama sana inandım. Beni bir süre mahvetti."
🍂🍂