Yine Oriol Paulo ve yine ben. Uzun zaman sonra benim için yeri apayrı olan yönetmenin yeni dizisi ile geldim. Aslında çok da yeni sayılmaz ama ben yeni izledim. 2024 ekim ayında çıkmış. Tabi ben o zamanlar üniversite, yeni arkadaşliklar falan…devamıYine Oriol Paulo ve yine ben. Uzun zaman sonra benim için yeri apayrı olan yönetmenin yeni dizisi ile geldim. Aslında çok da yeni sayılmaz ama ben yeni izledim. 2024 ekim ayında çıkmış. Tabi ben o zamanlar üniversite, yeni arkadaşliklar falan derken baya yoğundum. Dizi izlemeye pek fırsatım olmamıştı. Aslında bu dizinin çıkacağından haberim vardı. Bi kitaptan uyarlama olduğunu biliyordum. Mikel Santiago'nun ayni isimli kitabından bi uyarlama bu mini dizi. Ancak Paulo'nun parmağı değdiği çok belli. Olay akışı diğer yapımlardan oldukça farklı ilerliyor. Zaman kavrami bambaşka. İlk iki bölümü sabırlı bir şekilde izlerseniz mükemmel bir dizi izleme fırsatına erişirsiniz. Tıpkı bir piyano çalar gibi önce sakin sakin sonra daha hızlı heyacanli ve trajik bir şekilde ilerliyor öykü. En sonda tıpkı notalari birleştirir gibi yapboz parçalarını birleştiriyorsunuz. Dizinin müzikleri o kadar harika ki. İzlerken bütün duyguları yaşayabiliyorsunuz. O küçük kasabanin kasvetini içimde hisserken bir yandan da Alex'le beraber gerim gerim gerildim ne olacak diye bekledim. Sizi ekran başında tutmayi o kadar iyi başarıyor ki. Daha önce de dediğim gibi sadece ilk 2 bölüm biraz sakin ilerliyor o iki bölümü 3-4 günde geri kalan 6 bölümü ise bir günde bitirdim. Özellikle son 2 bölümdeki heyacani içimde o kadar çok hissettim ki gece saat 4'te karanlıkta izlerken diziye kendimi nasıl kaptırdım bilmiyorum. Bitirince bir boşluğa düştüm.
Ben yine o kadar konuştum ve asla dizinin konusundan bahsetmedim. Hemen anlatıyorum. Bir piyanist olan Alex sessiz ve küçük bir kasabaya taşınır. Bir gün üstüne yıldırım düşmesi ile gelecektem imgeler görmeye başlar. Annesinden ona miras kalan bu şey Alex'in hayatını altüst eder. Dizi boyunca bunlar gerçek mi yoksa bi halüsinasyon mu diye hep ikilemde kaldım tıpkı Alex gibi. Çevresindeki kimse ona inanmadığı için kendini deli gibi hisseder. Ama sevdiklerini korumak için de her şeyi yapar. Dizi boyunca hep dedim ki ya şu adamı bir dinleyin hiçbir şey gelmeyecek başınıza. Ama kendimi onların yerine koyunca ben de inanmazdim herhalde.
Dizide olaylar 3. bölümden itibaren açılıyor ve her bölüm bi olay üstünde durarak bize yapboz parçalarını birleştirmemiz için birkaç parça veriyor. Benim için izlemesi en zor bölüm 4. bölümdü keşke öncesinde hassas içerik falan diye haber verselermiş. 5 tane adamın bir kadina tecavüz etmesine izlemek çok zor ve ağır oldu. Gözyaşlarimi tutamadim. Hatta daha sonrasında mahkemede kendini savunmaya geçmesini izlemek bir kadin olarak gerçekten çok zordu. Dediğim gibi bütün duygular izleyiciye çok başarılı bir şekilde geçiyor.
Diğer bölümler de ise yine beklediğim ters köşeler vardi Paulo diyince tabi ki ters köşe olaylar bekliyordum. Ama sonunu tahmin etmek pek de zor değil.
Başarılı bir senaryo, iyi oyunculuklar, mükemmel bir müzik ziyafeti ile izlemesi zevk veren mini bir dizi kesinlikle şans verin ve izleyin derim.
Şimdi spoilerli birkaç yorum yapmak istiyorum.
SPOİLER
Son bölümde her şey Alex'in gördüğü gibi yani olması gerektiği gibi ilerliyordu. Hepsi ölüp gömülünce dedim ki helal olsun be sana yönetmen başrolü bile öldürdün mutsuz bir sonla biten bir dizi sonunda demiştim. Ama beklemediğim bir şey oldu ve Alex'e bir şans daha verildi. Bu sırf seyirciyi şaşırtmak için miydi yoksa "mutlu son" için mi bilmiyorum ama ben beğenmedim. İzledigim her yapımın klasik bir şekilde bitmesinden çok sıkıldım. Oriol Paulo filmleri asla böyle olmuyordu. Beni her seferinde şaşırtmayı başarıyordu ama bu dizi belki de bir kitaptan uyarlama olduğu için böyle bitmiştir. Sonuna rağmen yine de sevdim diziyi.