📌"Aklım muhabbetinizden kaçmak istedikçe kalbim her dakika daha fazla size yaklaşıyor. Sevmemek istemenin sevmek olduğunu bu ana gelinceye kadar bu derece şiddetle tecrübe etmemiştim." Adına tav olarak aldığım bu eseri sonunda okumuş bulunuyorum. Konusunu hiç bilmeyerek başladığım bu eser umduğum…devamı📌"Aklım muhabbetinizden kaçmak istedikçe kalbim her dakika daha fazla size yaklaşıyor. Sevmemek istemenin sevmek olduğunu bu ana gelinceye kadar bu derece şiddetle tecrübe etmemiştim."
Adına tav olarak aldığım bu eseri sonunda okumuş bulunuyorum. Konusunu hiç bilmeyerek başladığım bu eser umduğum ve bulduğum şeyler adı altında toplandı.
Adından dolayı çok naif ve içe işlenecek bir sevda okuyacağımı düşünüyordum lakin hayatın acımasız gerçeklerini, insan nefsinin ve arzularının ne denli ilerleyebileceğine dair satırlar okudum.
Yazardan okuduğum ikinci eser ve yazarın ince ince toplumsal konularına, insanlarımıza, insanlarımızın haline değinmesine bayılıyorum. Bu eserde de yaşını başını almış bir kadın ve genç kesim arasında ki sessiz savaşı görmek hoşuma gitti. Büyük kadınlarımız sanırım her dönemde aynılar.
Evet konuya gelecek olursam eser Şadan bey adlı bir zampara, çapkının gönül ilişkilerini -aslında arzularına ve hormonlarına söz geçirememesinden dolayı doğan ahlaksızlıklarına- değiniyor. Şadan beyin ağzından erkeklerin iç dünyasını görüyoruz. Kendisinin en azından bunları inkar etmediğini ve çoğu erkeğin bunların pençesinde olduğunu söylüyor. Evet bu gönül ilişkilerinden dolayı gına gelen aile alelacele Şadanı evlendiriyorlar, peki bu adam uslanıyor mu? Yoksa daha da mı azıtıyor? Merak edenler buyursunlar ve Hüseyin Rahminin güçlü kalemine şahitlik etsinler efendim.
Aldatma kavramının erkeklerde ve kadınlarda nasıl bir zemine oturduğunu görüyoruz. Hüseyin bey aldatılan kişinin bir acıyla bir hüzünle ama yine de aldatıldığından bahsetmiş. Bile bile lades demek yani.
Aldatmayı güzelleyen ve en azından yaptığım pisliği kabul ediyorum diyen Şadan karakteri çoğu kısımda beni cinnetlere soktu. Arzusunu ve dizginleyemediği nefsini sevda adı altında topluyor ve konuşuyor bizimle sayfalarca.
Konu hakkında veya eserin devamı hakkında çok fazla bir şey söylemek istemiyorum lakin eserde yazara hayran kaldığım çok yer oldu. Onlar hakkında konuşmak istiyorum daha çok, çünkü benim için bu eseri iyi yapan şeyler o etkenlerdi.
Hâlâ toplumumuzda en büyük sorunlardan birisi olan evlendirirsek yuvasını kurarsak düzelir diyerek baş göz edilen erkekler veya bireyler. Bu şekilde hayatı kayan, kararan onlarca kadın onlarca insan var. Şadan da tam olarak bu bakışta evlendirilen bir erkekti. Kaldı ki Şadan kendisi de bunu ağzıyla itiraf ederek "Beni evlendirerek düzeleceğimi uman ailem bir başka kızın başını yakıyordu." Diyor.
Hürrem beyin sözleriyle birlikte kadınların öldürülmesinin ne kadar yanlış olduğuna dair cümleler okudum. Haklıydı da. Günümüzde bu da bizim için en büyük sorunlardan bir diğeri.
Ve ve ve kaçınılmaz ahlak çürümesi... Genel toplumsal ahlâkın ne kadar bozulduğunu şuan Hüseyin Rahmi Gürpınar görseydi nasıl eserler çıkarırdı merak etmiyor değilim doğrusu.
Yazarımızın bir diğer sevdiğim özelliğiyse karakterleri konuşturacak yaptığı diyaloglar ve felsefik tartışmalar sanırım. Aldatma kavramı altında yazılan bir eserde durup cidden uzun uzun düşündüğünüz ve özümsemeye çalıştığınız paragraflar oluyor. Ve bunların çoğunu Hürrem beyin dilinden okuyoruz. O paragrafların hepsini buraya yazmak isterdim lakin bunun için satırlar yetmeyebilir..
Uzun lafın kısası kurgusu ve olay örgüsüyle okunur bir kitap olduğunu söyleyebilirim. Kitapla ve sağlıcakla kalın. ✨
📌Hayatta bir hazır vardır, bir de gaip vardır. Hazır görerek, hissederek, zevk veya ızdırap duyarak yaşadığımız andır. Gaip ise hayal şeklinde yaşadığımız var olmayan bir ikinci hayattır. Bu ikinci hayali yaşayışında zevkleri, elemleri vardır. Bazen insana pek garip şeyler hissettirir.
📌Erkeklerle kadınlar eskiden beri aralarında ebedi bir beyin uyuşmazlığı meselesi ile yorgundurlar. Tabiatın kilit ve anahtar gibi birbirini tamamlamak için yarattığı bu çift arasındaki geçimsizlik nedir?
📌Çok veren ağacın bütün meyveleri besili ve besleyici olmaz.
📌Çünkü aldatmak ve aldanmaktan nefret ederim. Bir kadın kocasını, keza bir koca karısını sevmiyorsa açıktan açığa söylemeli. Şeri ve kanuni surette birbirlerinden ayrılmalıdırlar. Aldatmak kepazece bir cinayettir. Karı kocanın izzeti nefsine bundan büyük, bundan acı, bundan korkunç yara açılamaz.
📌Senin ilim dediğin nedir? Uzayı mı ölçtün? Ecele çare mi düşündün? Seni büyük gösteren kendi ilmin değil, etrafındakilerin cehaletidir!!
📌Bir tabibin ustalığı, hastası hakkında ümitsiz olmasından değil onu kurtarmaya uğraşmasından belli olur.
📌İnsan insanın şeytanıymış derler. Bu bir hakikat... Daima insan insanı azdırır. Islaha pek az meyli olan insan azmaya o kadar müsaittir ki bunun önüne ne kitap, ne ceza kanunu hiçbir şey geçemiyor. Evliyalığa ermek isteyenler bile daha başlarına çekiliyorlar, dergahları, tapınakları şehirlerden uzaklarda bina ediyorlar. Ermeye kendilerinde istidat görenler bile kalabalığın fena tesislerinden korkuyorlar.
Çünkü riyazetle nefsini sefahat ve günahlardan temizleyerek hakkı kendinde bulmaya uğraşmakla erilir. Riyazet midede, şehvette ve dilde olur.
📌Ahlaksızlık en bulaşıcı hastalıktır.
📌Her şeyin kadere bağlandığı bir memlekette yaşıyoruz.
📌-Hanımefendi karşı karşıya bu ilk görüşmemiz... Fakat 40 yıldır tanışıyormuşuz gibi birbirimizi anlıyoruz.
-Evet, çünkü dert bir, kader bir...
📌Halk şarkılarının güftelerine tahlil ediniz sevdadan başka ne bulursunuz?
Tekkelerden taşan nağmeler bile sonsuz bir aşk değil midir?
Yeni şairlerin en incelerine tetkik ediniz. Vezni değişmiş nazmın ahengi yenilenmiş deli daha sade kuvvetli ve zevkli bulursunuz. Lakin şairin kalbi hep o eski kalptir.
📌Hiçbir yerde aşkı mağlup görmek istemeyiz.
📌İnsan kardeşlerine nasihat vermekle meşgul olanların cümlesi, sözlerine kendileri yarı yarıya tutmak insafını gösterselerdi çoktan bu alem düzelmeye yüz tutardı.
📌İyi saatte olsunlara inanmam. Çünkü şimdiye kadar ne yüzlerini gördüm, ne bir fenalıklarına uğradım. Çektiğimiz felaketler cinden peridem değil en çok ademoğlundandır!
📌Beni levmetmez idin bîperva
Hastayım baksana muhtac-ı deva
(Derman'a muhtaç bir hasta olduğumu görseydin beni pervasızca kınamazdın.)
📌Bir diğerinin vicdanına muhalefet vicdansızlıktır.
📌Nikahla bir kadına bağlandıktan sonra, "Sen benim karımsın. Arzularımı yerine getirmekle mükellefsin" bencilliği ile yan gelerek kendini dört üstü, murat üstü bilmek hata içinde hatadır. Kadın bize hep bizim istediğimizi değil, yaradılışının, kabiliyetinin, kalbinin, meylinin, terbiyesinin bizim için ayırabileceği kadarını verebilir. Bu silahla çözülecek bir dava değildir!
📌Her ferde tabiat bir rol oynatır.
📌Kul günahsız olmaz. Hakiki pişmanlıklar affa layıktır. Af bir caniyi günahından arındırmak demektir ki, affeden de, edilen de ruhunda sevinç duyar.