🪷Ramazan boyunca her gün bir dini içerik tüketiyorum. 8. Gün🪷 Muharrem adında bir insanın hayatını konu alan bu film dini açıdan bir insanın içsel çatışmalarını, doğru ve yanlış sorgusunu, Allah korkusu ve imanının kuvvetince altında kaldığı durumların yüzleşmesini yaşıyor. Bugün…devamı🪷Ramazan boyunca her gün bir dini içerik tüketiyorum. 8. Gün🪷
Muharrem adında bir insanın hayatını konu alan bu film dini açıdan bir insanın içsel çatışmalarını, doğru ve yanlış sorgusunu, Allah korkusu ve imanının kuvvetince altında kaldığı durumların yüzleşmesini yaşıyor.
Bugün ki iftar sohbetinde de bu filmden çıkardığım dersle alakalı şeyler konuşuldu. Birbirine uyumlu olan şeyleri hayatınıza çekmede benim gibi olun. (Sadece bu konularda şansım yaver gidiyor)
Bugün konuşulan konu kadınlar günü olmasından mütevellit insanların birbiri üzerinde ki haktı. Nasıl ki anne babanın üzerimizde hakkı varsa evlatların da anne baba üzerinde hakkı olurmuş. (İsim hakkı, evlatlara eşit davranma gibi gibi)
Eşin eş üzerinde -kadın erkek fark etmeksizin- hakkı olurmuş. Hatta pek hoş bir cümle kullandılar. "Eşine gösterdiğin davranış senin iman notundur."
O kadar güzel bir cümle ki... Evlenince yarısı tamamlanan imanımız aynı zamanda eşimize davranışımızla da bizi cennete götüren yegane etkenlerden oluyor. Yoldaş mühim mesele azizim...
Bunların dışında en büyük hak kul hakkı...
Karşımda daima göreceğim bir insandan işlediğim kul hakkına dair hellalik dileyebilmem kolayken kamu adına işlediğim bir kul hakkının helalliğini dilemem daha zor olurmuş. Sebebi ise elektrik kaçakçılığı ve benzeri işlerle onca insanın hakkına girmiş olurmuşuz.
Bir başka örnek fahiş fiyatlarla ürün satmak -bilin bakalım hangi ülke kaldığı zor durumlarda insanları daha da sıkıştırıyor? Tabii ki de canım ülkem.. deprem de olanları unutmadık değil mi? Evlerin yağmalanması.. fiyatların iki katına çıkması gibi gibi-
Yani kamu adına, toplum adına işlenen bütün hakların helalliğini dilemek daha zordur. Çünkü tüyü bitmemiş yetimler bile mevzu bahistir.
Muharremin kaldığı zor durumlardan birisi de buydu.
İçine girdiği durum, içine çekildiği durum ona bunu hatırlattı.
Ve bugün ki iftar sohbetinde şöyle bir konu da geçti.
İmanımız doğrultusunda Allah'tan korkar imanımız doğrultusunda kendimize çeki düzen verirmişiz.
Muharrem de imanı doğrultusunda yaptığı şeylerden pişmanlık duydu lakin "günah işlemenin tek güzel yani tövbe etmektir" diyerek çıkış yolunu da unutmadı.
Bu sadece İslam dininde olan bir şey de değil. Diğer dinlerde iyi, doğru, dürüst insanlar olmamızı emreder.
Dinleri bir kenara atarsak eğer yine bunun en doğrusu olduğunu biliriz. İnsanları kandırmak, onları türlü yalanlarla dolandırmak hangi din de hangi insanın doğrusunda ve değerlerinde iyi bir şey olabilir ki?
Ve ve ve nasıl insanlarla hemhal olursak o insanlara dönüşürüz. Bir kez daha bunu gördüm.
Kendi kabuğuna çekilip yaşayan bir adamın yanlış insanlarla yakınlaşması sonucu geldiği son noktayı gördük. Öyle veya böyle çürüklerle beraber olursan o çürük sana da bulaşır... Çürük işlerle meşgul olursan sen de çürümeye mahkumsun demektir...
Az ama öz..
Çokluk olan yer gerçekten çöplük arkadaşlar..
Edindiğim tecrübelerden sonra şunu söyleyebilirim ki basit bir hayatın muhteşem günlerini istiyorum.
Sessiz, sakin, gürültüsüz ve huzurlu.
Film bir bakıma bana bunu gösterdi.
Daha da uzatmadan izlemeniz tarafımdan tavsiye olunur. ✨