'Küçük yaşta babasını kaybeden Ferdinand, boğa güreşleri için yetiştirilen bir çiftlikten kaçar ve sevgi dolu bir çiftlikte büyür. Ancak yıllar sonra yanlışlıkla yakalanıp eski yerine götürülür. Orada, dövüşmek istemeyen ama toplum tarafından savaşmaya zorlanan diğer boğalarla karşılaşır. Ferdinand, onlara ve…devamı'Küçük yaşta babasını kaybeden Ferdinand, boğa güreşleri için yetiştirilen bir çiftlikten kaçar ve sevgi dolu bir çiftlikte büyür. Ancak yıllar sonra yanlışlıkla yakalanıp eski yerine götürülür. Orada, dövüşmek istemeyen ama toplum tarafından savaşmaya zorlanan diğer boğalarla karşılaşır. Ferdinand, onlara ve kendine özgürlüğü kazandırmak için savaşmak yerine aklını ve merhametini kullanır.'
🌷🐂
"Gerçekten gitmen gerekiyor mu?"
"Elbette gitmem gerek. Yapma Ferd. Her boğanın hayalidir bu, değil mi?"
"Sanırım öyle. Benim hayalim bu olmasa olur mu?"
"Ferd, henüz çocuksun. Büyüdüğünde hayallerin değişecek. Her şey değişecek. Hatta bir tanesini söyleyeyim, babacığından daha büyük ve güçlü olacağın kesin."
"Hadi canım."
"Evet canım, tabii. Sonra bir bakacaksın arenaya çıkmışsın ve şampiyon olmuşsun."
"Güreşmeden şampiyon olabilir miyim acaba?"
"Ah, ferdinand. Keşke dünya dediğin gibi olsa, gerçekten. Ama şimdilik bizim dünyamız bu."
"Sanırım bazı şeyler hiç değişmiyor."
"Hepsi benden nefret ediyor."
"Senden, benden, birbirlerinden nefret ediyorlar. Ortalık nefret kaynıyor. Bunu düşünüp durursan ruhun daralır."
🌷🐂
Ferdinand gerçekten yüzeyde sadece bir çocuk filmi gibi görünebilir ama aslında derin anlamlar taşıyor. Film boyunca sevginin ve şefkatin aslında bir zayıflık değil, aksine en büyük güç olduğunu çok güzel hissettiriyor. Ferdinand’ın, kendisine dayatılan kaderi reddedip kendi yolunu seçme çabası gerçekten ilham vericiydi. Onun nazik ve kocaman kalbi, başkalarına da cesaret verdi ve onların da farklı olabileceklerini gösterdi. Tüm bunları hem eğlenceli hem de duygusal bir şekilde anlatması filmi benim için çok özel kıldı. Boğa güreşleri meselesine değinmesi zaten başlı başına çok önemli bir konu. Gelenek adı altında sürdürülen ama aslında bir canlıya büyük acılar çektiren bir şeyin yanlışlığını çok güzel anlatıyor. Ama bunun ötesinde film, özgürlük, birey olma, kendi doğana sadık kalma gibi konulara da değinmesiyle ilham veren bir animasyona dönüşüyor.
Ferdinand aslında kalıplara sığmayan bir karakter. Çevresindeki herkes ona “Güçlü olmak için dövüşmelisin” mesajını veriyor ama o kendi yolunu seçiyor. Bence bu, özellikle bizim dünyamızda da çok geçerli bir durum. Toplum bazen bize belli bir kalıbı dayatıyor: “Böyle yapmalısın, böyle düşünmelisin, böyle güçlü olmalısın.” Ama Ferdinand, gerçek gücün kendin olabilmek ve kendi değerlerine sadık kalabilmek olduğunu gösteriyor.
💗
Bir de aileden görülenler çok önemli. Eğer çevren sürekli sana “Güçlü ol, hislerini gösterme” derse, bir süre sonra sen de bunu normal kabul edebilirsin. Ama Ferdinand gibi biri çıkıp “Hayır, ben farklıyım ve bu kötü bir şey değil” dediğinde, bu kalıpların kırılabileceğini de anlıyoruz. Güçlü olmak demek, illa fiziksel olarak güçlü olmak ve savaşmak zorunda olmak değildir. Ferdinand bunun tam tersini gösteriyor. Onun gücü, merhametinde, sevgisinde ve kendini olduğu gibi kabul etmesinde yatıyor.
Sevgi gerçekten de en güçlü şeylerden biri. İnsan ya da hayvan, bir canlı nasıl bir ortamda yetişirse, nasıl bir sevgi veya nefret görürse, ona göre şekilleniyor. Diğer boğaların içinde de Ferdinand gibi savaşmak istemeyenler olabilir ama çevrelerinden gördükleri, duydukları onları başka bir yola itiyor. Çünkü onlar için tek gerçeklik bu. Bu aslında bizim hayatımızda da böyle. Küçüklükten itibaren bize öğretilen şeyler, toplumun bize dayattığı kalıplar bazen gerçeği görmemizi engelleyebilir. “Böyle olmak zorundasın” denildiğinde, insan gerçekten başka bir seçenek olmadığını düşünebilir. Tıpkı boğaların arenaya çıkarken düşündüğü gibi. Ama aslında her zaman başka bir yol vardır. Ferdinand bize bunu gösteriyor: “Benim yolum bu değil.” Ve onun sayesinde diğer boğalar da gerçeği görebiliyor. Belki de en büyük cesaret, en büyük güç, sana öğretilenleri sorgulayabilmekte.
🍃
Ferdinand’ın en büyük özelliklerinden biri de buydu: İnsanların ve hayvanların kendilerine biçilen rolleri sorgulamasını sağlamak. O, çevresindekilere şunu gösterdi: "Sadece sana dayatılan bir kalıba sığmak zorunda değilsin. Sen kim olmak istiyorsan, kim olduğunu hissediyorsan, o kişi olabilirsin." Bir boğa için güçlü olmak, dövüşmek, boynuzlarını kullanmak adeta bir zorunluluk gibi görülüyordu. Ama Ferdinand bunu kabul etmedi. O, "Boynuzların var diye sadece onlardan ibaret değilsin." diyerek arkadaşlarına da ilham verdi. Tıpkı tavukların da uçamayacağına dair yaygın inancı yıkmaya çalıştığı gibi. Bu, aslında büyük bir metafor: Toplumun bize biçtiği rolleri aşabiliriz. Bizi tanımlayan şeyler yalnızca fiziksel özelliklerimiz ya da başkalarının bizden beklentileri olmamalı.
Ferdinand, kendi yolunu çizerek arkadaşlarının da kendilerini keşfetmesine ve cesaretlerini bulmasına yardımcı oldu. O, sadece özgürlüğü için savaşan bir boğa değildi; aynı zamanda, çevresindekilere de hayatın onların düşündüğünden daha büyük ve anlamlı olabileceğini gösteren bir liderdi. O, arkadaşlarına "Dünya sadece buradan ibaret değil. Sizi ezen, kurallar koyan, savaşmaya zorlayan bu düzenin dışında da bir hayat var." demeye çalışıyordu. Boğaların hayatı boyunca iki seçeneği vardı: Ya dövüşerek arenaya çıkıp sonunda ölmek ya da savaşmaya uygun görülmeyip mezbahaya yollanmak. Ama Ferdinand, bunun tek yol olmadığını biliyordu..
Eğer seni olduğun gibi kabul etmeyen, sana dayatmalarda bulunan bir yerdeysen, oraya ait olmak zorunda değilsin. Başka bir hayat mümkün. Ama o hayatı bulabilmek için cesaret etmek, o kapının dışına çıkmak gerekiyor. Bu, sadece boğalar için değil, insanlar için de geçerli bir mesaj. Bazen içinde bulunduğumuz düzen, ailemizden, toplumdan, çevremizden gelen baskılarla şekillenmiş olabilir. Ama bu, bize sunulan tek gerçeklik değil. Eğer bizi mutlu etmeyen, kendimiz gibi hissettirmeyen bir yerdeysek, orada kalmak zorunda değiliz. Kendi yolumuzu çizebiliriz.
🎋
"Kasap da sizi görünce gülecek. Çünkü oraya gidiyorsunuz."
"Hayır! Buradan çıkarsak gitmeyiz arkadaşlar. Kurallara göre davranmadığınız için itilip kakılmadığınız ya da mezbahaya yollanmadığınız başka yerler var."
"Bir çift boynuzundan ibaret değilsin."
"Matadoru yenebileceğine sahiden inanıyordu. Hepsi inanıyordu. Boğa asla kazanmaz."
"Sevgi bu mu? Sevgiyi seviyorum."
🎋