Genel olarak sinema ve edebiyat notlarım: 1- Slasher tarzı korku filmlerinin kara mizah veya alaycılık ile ele alınması artık çok saçma olmaya başladı. Bu saçmalık yeni de değil üstelik. Bazı örnekler gayet güzel. Fakat artık böyle filmler görmekten gına geldi…devamıGenel olarak sinema ve edebiyat notlarım:
1- Slasher tarzı korku filmlerinin kara mizah veya alaycılık ile ele alınması artık çok saçma olmaya başladı. Bu saçmalık yeni de değil üstelik. Bazı örnekler gayet güzel. Fakat artık böyle filmler görmekten gına geldi yani. Gerek yok.
2- Eski çizgi filmlerin Live action'larının yapılmasını mantıklı bulmuyorum. Misal Pamuk Prenses çıkmış ımdb'de 1.5 almış. Gidip ben de 1 verdim. Gal Gadot da sevmiyorum. Bunun yanı sıra Ejderhanı Nasıl Eğitirsin gibi güzel animasyonun Live action ile tekrar dönmesi kadar gereksiz bir şey yoktur sanıyorum. Hele bir de Aslan Kral'ın durup durup tekrar çekilmesi... Gerek yok.
3- Bir filmde popüler ve kariyeri güzel oyunculardan bolca bulunması, dikkatleri üzerine çekiyor elbette. Mesela Nolan'ın Odyssey'i buna büyük bir örnek. Ancak yeni oyuncularla ve yönetmenlerin "gözdeleri, iyi olacaklarına inandığı" kimselerle filmler de çekilmeli diye düşünüyorum. Görmüyor muyuz? Tabii ki böyleleri de var ancak son dönem filmlerinde senaryonun önüne oyuncular geçiyor gibi görünüyor...
4- Oyuncu meselesinden devam edelim. Ülkemizde yeni oyunculara olan inancım hiç yok. Sürekli aynı yüzler izleniyor gerek dijital platformda gerekse normal kanallarda... Yeni nesilden kendini sinemaya adamış, bu sektörde daimi ilerleyebilecek kişiler yok mu? Sektör, yapımcılar, filmciler bunu bilmiyorsa izleyen kişiler nasıl bilebilsin? Zaten kaliteli oyuncuları herkes biliyor artık... Sinema üretici bir alan ve bunu da büyük oranda eskilerin desteği ile yeni atılımlar, yeni kimseler sağlayabilir...
5- O kadar dönemdir kitap okuyorum. Okuyoruz çok şükür hep birlikte. Ancak son zamanlarda çevirmenlere olan saygım çok fazla arttı. Elbette yaşam tarzı nasıl, nasıl birisi vs. bilmemiz araştırma yapmadığımız sürece zor. Ancak yaptıkları iş çok büyük. Farklı ülkelerin kitaplarını büyük oranda onlar sayesinde okuyoruz. O edebi zevki onlarla birlikte tadabiliyoruz. Gerek Osmanlı zamanında gerekse yeni dönem Türkiye'de bu çeviri çalışmalarına destek verenlere de minnet duymak gerekiyor. İyi ki varsınız çevirmenler... (Chatgpt'den translate'den çeviriden bahsetmediğimi elbette anlarsınız. Ben bu işe emeğini veren, günlerini aylarını, yıllarını veren çevirmenlerimizden bahsediyorum. İyi ki varsınız.)