Aylar, aylar sonra herkese merhaba. Çok uzun zaman oldu. Bilmiyorum hatırlayan olur mu? Takip ettiğim çoğu insan gitti. Neşeli ve kaliteli raf ortamı azalmıştı, onlar birer birer giderken. Hevessizlikten uzak kaldım buralardan ben de. Bu da belki dönerim çabalarımdan.. Livaneli,…devamıAylar, aylar sonra herkese merhaba. Çok uzun zaman oldu. Bilmiyorum hatırlayan olur mu? Takip ettiğim çoğu insan gitti. Neşeli ve kaliteli raf ortamı azalmıştı, onlar birer birer giderken. Hevessizlikten uzak kaldım buralardan ben de. Bu da belki dönerim çabalarımdan..
Livaneli, Livaneli...
Her kitabından sonra aynı şeyi diyorum. Sen ne yazsan okur, hayranlık duyarım. Yine şaşırtmadın.
Bu kitabı, bir sahaftan çok komik bir fiyata almıştım. Okurken bir de ne göreyim, şansıma ilk basım kitap. Arkadaşlar kitaplarınızı nasıl verebiliyorsunuz bu arada ? Ben kitaplarımdan biri kaybolsa, günlerce kafama takılan birisiyim. İkinci el kitapları almayı seven biri olarak, vermekten bir o kadar nefret ediyorum. Neyse, küçük bir içsel sorgulamadan sonra kitaba döneyim.
Kitap, ıssız bir adada mutluluk içinde yaşayan halkı anlatıyor. Ta ki emekli bir devlet adamı adaya taşınana kadar. Kitap hakkında daha da fazla bir şey söylemeyeceğim, kendiniz okumalısınız. Çünkü yaşadığımız dönemde, tutuklanmayacak bir şekilde kendimi ifade edemeyebilirim 🙄 . Şakası bir yana demek isterdim, şaka mı bilmiyorum bile. Her neyse..
Kitabı okurken, George Orwell'ın Hayvan Çiftliği romanını okurken hissettiğim şeylerin aynısını yaşadım. O kitap üzerine daha ayrıntılı bir inceleme yazmıştım. Oradaki yorumumu buraya da kopyalayabilirsiniz. Olaylar farklı olsa da, ana fikri aynı.
7 yaşındaki bir çocuğa bile bu kitabı okusanız anlar. Hatta kendince yorum bile yapabilir. Salaklar mı , neden bir kişi için böyle yapmışlar filan diyebilir. E sizde ülkenin %60 ı senin gibi değil yavrum diyerekten Aziz Nesin ile filan tanıştırırsınız. Üstüne daha da söyleyebileceğim bir şey yok.
Sevgili ada sakinleri, sizi anlıyorum. Siz gelin bir de bizim adamızı görün..
📚"Hiçbir şeyi protesto etmiyorduk, karşı çıkmıyorduk. “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın!” diyor ama yılanın bize de dokunacağını hesap edemiyorduk."
📚 "Siyasetle ilgin olmadığını biliyorum ama yaşadığın dünyaya gözlerini bu kadar kapatmaya hakkın yok."
📚"Bu adamların korktuğu tek şey soru. Soru sorulmasından ödleri kopuyor. Sorgulayanlar ise buna mecbur olduklarını hissederek, kendilerini yok etme pahasına direnişlerini sürdürüyorlar."
📚"Biz boyun eğdiğimiz ve adım adım maruz kaldığımız zulmün ne kadar kötüleşebileceğini tahmin edemediğimiz için yenilmiştik."
📚"Çocukluğumda duyduğum bir masala göre zemheri soğuğunda, serçe ile yavrusu bir dala konmuş .Biraz sonra bıyıkları buz tutmuş ve gözleri soğuktan yaş içinde kalmış bir avcının yaklaştığını görmüşler.Serçe yavrusu, "Bak anne ."demiş" ne kadar merhametli bir adam, gözleri yaş içinde." Anne yavrusunu ses çıkarmaması için uyarmış, "Sen onun gözündeki yaşa değil,elindeki kana bak." demiş."
📚"Peygamberi dağa doğru koşarken görenler, "Ey İsa, aslandan mı kaçıyorsun?" diye sormuşlar. O, "Hayır!" demiş. "Kaplandan, ejderhadan mı kaçıyorsun?" diye sormuşlar. O yine, “Hayır,” demiş ve eklemiş, “ben peygamberim, aslandan kaplandan korkmam.” “Peki o zaman neden kaçıyorsun?” diye sormuşlar. “Ahmaklardan kaçıyorum," demiş İsa, “Çünkü onlarla baş edemem."