_nyctophilia_Diziyi izlediğim zaman gelip okuyacağım gönderini, emek kokuyor ~•° Eline sağlık, yazılarını göremeyince gözümüz seni arıyor 🌸
10m
1 beğeni
Yanıtla
—— Yanıtları gör (2)
9crimesELİNE SAGLİK BU YAZ BASLİCAM BU DİİZİYE CAYİMİ ALİP BALKONDA GECİP OKUYACAGİM GUZELCE
10m
1 beğeni
Yanıtla
—— Yanıtları gör (2)
mizukideirai3. Kurtarıcı Kompleksi ve Beyaz Şövalye Sendromu Joe yalnızca aşık olmaz; bir göreve, daha doğrusu bir kurtarma görevine de başlar.…devamı3. Kurtarıcı Kompleksi ve Beyaz Şövalye Sendromu
Joe yalnızca aşık olmaz; bir göreve, daha doğrusu bir kurtarma görevine de başlar. Her kadını kurtarması, düzeltmesi ve tamamlaması gerekir. Beck, Love, Marienne... Hepsi de Joe'nun annesine ve yuvadaki hemşireye benzeyen şekillerde incinmişlerdir. Acı çekmeleri, Joe'nun şefkatinin koşulu, iyileşmeleri ise görevidir.
Her defasında yalnızca kendisinin kahraman olduğu bir kefaret arkı inşa eder. (Kefaret arkı ya da redemption arc: Öykücülükte bir karakterin işlediği bir suç ya da yaptığı bir kötülükle başlayan hikayesinin, ödediği bedellerle ilerleyen ve iyilikle sonlanan kısmıdır.) Yine de bu örüntü tesadüfi değildir. "Beyaz Şövalye Sendromu" olarak da adlandırılan Kurtarıcı Kompleksi'nin ayırt edici bir özelliğidir: bireyin kendi değerini doğrulamak, çözülmemiş travmayı tekrarlamak veya duygusal olarak savunmasız insanlar üzerinde gizli kontrol elde etmek için başkalarını “kurtarmaya” yönlendirildiği psikolojik bir modeldir.
Ancak Joe'nun durumunda, bedel hiçbir zaman kendisi değildir. Duygusal kurtarış olarak başlayan şey, birini kurtardıktan sonra kurtaran kişiye sadakat, sevgi ve kalıcılık borçlu oldukları inancına dönüşür. Biraz daha detaylandıralım.
Joe'nun en erken duygusal yarası, acı karşısındaki güçsüzlüğünden kaynaklanıyor. Annesini istismardan kurtaramamış, grup evindeki hemşireyi koruyamamıştı. Başkalarının zarar görmesini izlemiş, karşılığında hiçbir şey yapamamış ve yapabildiğinde ise birini öldürmüştü. Annesi tarafından teşvik edilen ve ahlaki olarak onaylanan bu eylem, Joe'nun zihninde tehlikeli bir inanç oluşturmuştur: sevgi, fedakarlık gerektirir; korumak, şiddeti haklı çıkarır; kurtuluş, kişiyi "iyi" yapar.
Fakat bu olaydan hemen sonra annesinin onu terk etmesi, bu temel inancı bozmuştur. Artık Joe birini kurtardığında, onun kalmasını sağlar ve kalacağından emin olur.
Ayrıca, Joe insanlara aşık olmaz. Bunun yerine, arketiplere aşık olur. Beck, sığ çevrelerde boğulan yanlış anlaşılmış bir yazardır. Joe onu görür ve şöyle düşünür: Seni tanıyorum. Kendin olmana yardım edeceğim. Aşk duygusal bir "joker"dir. Bir anne, bir ayna, bir katil olabilir. Joe onun kendisini gerçekten anlayan ilk kişi olduğuna inanır, kendisinin izni olmadan hareket edene dek. Sonrasında ise bir tehdide dönüşür. Marienne bir kurtuluş fantezisidir. Joe'nun bağımlılıktan, velayet savaşlarından ve tacizci eski kocasından kurtarabileceği hasarlı fakat güçlü bir bekar anne arketipidir.
Bu kadınlar birer testtir, her biri asıl yarayı yeniden yazmak ve düzeltmek adına bilinçsiz bir girişimdir. "Onu kurtarırsam, bu sefer gitmez belki." Fakat gerçek insanlar tahmin edilemeyecek şekillerde hareket ederler. Seçimler yaparlar. Ve yaptıklarında ise Joe bunu özerklik olarak değil, ihanet olarak yorumlar.
Böylece, kurtarıcı kompleksinin karanlık tarafı, "kurtarmak = sahip olmak" bilinci ortaya çıkar. Joe'nun mantığına göre: sizi koruyorsa, ona sadık olmalısınız; sizi anlıyorsa, onu sevmelisiniz; geçmişinizi kabul ediyorsa, siz de ona karşı gelmemelisiniz. Sözlerle ifade edilmemiş bu kurallar ihlal edildiğinde ise Joe hem öfkeden hem de deforme olmuş bir ahlaki yaralanma duygusundan dolayı kişiyi cezalandırır. Kendisine minnet borçlu olunduğuna ve her şeyi doğru yaptığına inanır.
Acı çeken kadınlara, özellikle de annesine benzeyenlere karşı, aşırı empati duyması ilk bakışta kötü bir şey gibi görünmeyebilir fakat bu durum duyarsızlaşma ve şiddetin meşrulaştırılmasıyla birleştiğinde, bu kadınları kurtarmak adına öldürmekten korkmadığı anlamına gelir. Durumun pivot noktası tam olarak budur. Joe, anlatıyı düzeltmek üzere öldürüyor ve tutarlılık için engelleri ortadan kaldırıyor çünkü onun dünyasında kontrolü kaybeden bir kurtarıcı, kurtarıcı sayılmaz.
Joe'nun Beyaz Şövalye Sendromu onun bütün duygusal şablonunu özetler niteliktedir. Birine basit bir gözle bakamaz, onu kurtarması gerekir. Kurtarılanlar da aynı şekilde, onun yazdığı fanteziye boyun eğmek zorundadır. Bunu reddetmek, Joe'nun anlamlandırma aşamasını paramparça etmek anlamına gelir ve Joe her zaman tutarsızlık yerine yıkımı tercih eder.