Uzun zamandır listemde olan bir diziydi, sonunda izledim ve beklediğimden çok çok daha iyi bir diziymiş. Bu kadar uzun süre listemde bekletmiş olduğuma üzüldüm ama ne olursa olsun sonuna kadar izlediğime değdi. Öncelikle dizi fantastik bir dizi ve doğaüstü güce…devamıUzun zamandır listemde olan bir diziydi, sonunda izledim ve beklediğimden çok çok daha iyi bir diziymiş. Bu kadar uzun süre listemde bekletmiş olduğuma üzüldüm ama ne olursa olsun sonuna kadar izlediğime değdi.
Öncelikle dizi fantastik bir dizi ve doğaüstü güce sahip insanları içinde barındırıyor. Lisede daha masumane bir şekilde başlayıp çocukların ailelerinin hayatını da ele alarak git gide derinleşiyor. Çoğu karakterin iç dünyasını görüyoruz ve bu da her karaktere ayrı ayrı bağlanmamızı sağlıyor. Liselilerin ailelerinin geçmişinin devreye girmesiyle uzun bir süreci kapsayan bir şekilde her karakteri ayrı ayrı tanıyoruz.
Dizideki en sevdiğim şey hiç sıkıcılaşmamış olmasıydı. Her an izleyiciyi tetikte tutan bir yapısı vardı. Bu yüzden soluksuz izledim ben de. 20 bölüm olduğunu görünce bir gözüm korkmuştu açıkçası. Yine tereddüt etmiştim başlarken ama o kadar hızlı aktı ki bölümler ne ara başladı ne ara bitti anlayamadım bile. Her karakter kötü karakterler bile geçmişi gösterildiğinde gözümde iyi görünmeye başladı. Herkesin bir sebebi vardı ve herkes bu noktaya nasıl geldi yavaş yavaş sindire sindire dizi bize anlattı.
Dizideki tek sevmediğim şey de tam en heyecanlı yerlerde pat başka bir karakterin geçmişine geçiyor olmamızdı ki o da sevmediğimden değil tam olarak. Beni yorduğundan. Gerçekten çok yoruldum bu durumdan ve sürekli şimdiki zamanda gerçekleşen olay aklıma takıldığı için bazı geçmiş sahnelerinde odaklanamadım. Ama bu temayı sevdim gibi. Her ne olursa olsun merak ettirdi ve bölüm bittiği an diğer bölüme başlama isteği verdi. Sonu nasıl bağlanacak ta ilk bölümden beri bunu merak ettim. Akılda çok soru işareti bırakarak da ilerleyen bir diziydi. Herkesin bu noktaya nasıl geldiği merak konusuydu. Bu temayı sevmemin sebeplerinden biri de bu sanırım. Keşke bu kadar yormasaydı ama anlaşılabilir. Dizinin hedefi buydu sanırım.
Konusu ve ilerleyişi o kadar iyiydi ki sadece onunla bile doldurabilirdim ama iyi olan başka çoook şey de var. Oyunculuklar, karakterlerin işlenişi, sahneler, ışık, müzik... Her şeyi inanılmazdı. 'Kaliteli bir dizi izliyorum şu an' hissi vardı. Dizi için harcanan emek de hissediliyordu. Sevilen bir dizi olduğunu biliyordum, izleyince sebebini de anlamış oldum. Özellikle kavga sahnelerini çok sevmem ama onları bile nefesimi tutarak pür dikkat izledim. Bazı yerler çok vahşi hissettirdi ve biraz midem bulandı ama olsun o kadar fjdkldşdşd.
Bir diğer sevdiğim şey ise küçük küçük noktaları göstererek bunu niye yapıyor acaba diye düşündüğüm yerleri bunu kendime sorduğumu bile unuttuğum bir anda 'aaa demek bundanmış' dedirtti. Her mantıksız gelen şey mantıklı bir bağlamla bağlandı ve çok tatmin ediciydi. Seyir zevki çok yüksek bir diziydi. Bitirir bitirmez yorumlamaya geldim ve hala etkisindeyim ve bir müddet çıkamam da muhtemelen. İyi ki izledim yaa... Seveceğimi biliyordum zaten ama başlamama nedenim bu dizinin modunda olmamamdı ve bu yüzden en büyük tabsiyem sizin de modunuzu beklemeniz. Çünkü doğru modda izlendiği zaman bambaşka bir boyuta ulaşıyor.
Ben iyi ki bekletmişim ama bir yandan da keşke daha önce izleseydim.
Son olarak diziden etkisinde kaldığım bir replik bırakıyorum ki dizideki aile ilişkilerinin beni en çok etkileyen noktalardan olduğunun belirtisi de olan bir replik bu:
"Çocuğumu korumak için canavara dönüşsem de umrumda değil."
(Ayrıca son bir ekleme: Hyojoo yani benim canım Dong yi'm bu dizideki adıyla da Mihyun bu dizide de efsaneydi. Ve şey gibi hissettirdi. Dong yi'deki haliyle Happiness'taki halinin karışımı olan bir karakter gibi. Annelik yönleriyle ve hümanist yönleriyle Dong yi, kusursuz zekası ve çevikliğiyle, silah kullanış biçimiyle de Saebom.)