22 yaşında eğlenmeye ve modaya düşkün hep çocuk kalmis bir gen kız ile hiç çocuk olamamış bir küçük kızın hikayesi... Molly ailesinden miras kalan parası ile çok iyi bir hayat yaşamaktadır ta ki her şeyini kaybedenekadar. Hayat karşısında savunmasız kalan…devamı22 yaşında eğlenmeye ve modaya düşkün hep çocuk kalmis bir gen kız ile hiç çocuk olamamış bir küçük kızın hikayesi...
Molly ailesinden miras kalan parası ile çok iyi bir hayat yaşamaktadır ta ki her şeyini kaybedenekadar. Hayat karşısında savunmasız kalan Molly iş aramaya başlar ve yolu Ray ile kesişir. Ray ihmal edilmiş bir çocuktur babası hasta annesi ise işkoliktir. Ray bir yetişkin gibi her türlü sorumluluğu üstlenir, kendi kuralları içinde yaşar, içe kapanık, duygularını yok sayan biridir. Molly ise Ray'in tam tersi çocuk gibi savurgan, anda kalan, sorumluluktan kaçan birisidir. Molly, Ray'in bakıcılığını üstlenir. İlk başlarda trajikomik bir ilişkileri olur. Sonrasında ise benzer yaralara sahip olan ikili birbirini derinlemesine anlamaya başlar. Molly'in sekiz yaşındayken ailesini kaybetmesi, Ray'in ise ailesi yanındayken dahi ailesiz kalması ikilinin benzer yaralarıdır. Bu ilişki içinde Molly yetişkin olmayı, Ray ise çocuk olmayı öğrenir.
Hikayenin işlenişi çok güzeldi. Hem dönemlik, çerez bir havası varken diğer yandan pek çok güzel noktalara değiniyordu. Yan karakterlerle olan ilişkileri dahi iyi bir şekilde işlenmişti.
Molly'in erkek arkadaşı ile olan ilişkisine baktığımızda ise Molly erkek arkadaşına bağımlı biridir, sonrasında kendine güveni geldikçe ona olan bağlarını koparabilmeyi öğrenir. Erkek arkadaşının sonrasında onun değerini anlaması da iyi bir şekilde verilmişti. Molly ilk başta bağımlı bir kimliğe sahipti, kendi ayakları üstünde duramayan, kaygılı bağlanan birisiydi. Ama hikaye içerisinde karakter gelişimi ile güvenli bağlanan birisine dönmüştü.
Arkadaşı ile olan ilişkisinde ise yine ilk baştaki bağımlı kişiliği, sorumsuz davranışları ve arkadaşının bunun üstüne kendine hakimiyet kurması ve Molly'in bundan kaçması da güzel işlenmişti. Arkadaşı ile barışmaları ise iki arkadaşın göz göze gelip birbirine bakmaları ile olmuştu. Bu da sanırım arkadaş ilişkilerinde oluşan güçlü bağın çok samimi şekilde yansıtmasıydı.
Benim filmde en beğendim nokta Ray'in karakter gelişimiydi. İlk başlarda tüm çocukluğunu reddetmiş duygularını bastırmış bir çocuk vardı. Kendine ait olmayan görevleri, sorumlulukları vardı. Yetişkinlerin dolduramadigi boşluklarını kendi dolduruyordu. Sonrasında adım adım çocuk olmayı öğrendi. Babası ile iletişim kurduğu an ise onun duygularını kabul ettiği andı. Ray ile Molly'in filcan içinde döndükleri sahnedeyse bir yetişkin bir çocuk, bir çocuk bir yetişkin vardı ikilinin karakterlerinin bulanıklığını göstermenin en güzel yollarından biri olmuş diye düşünüyorum.
Kısacası bir gençlik filminden beklenilmeyecek kadar güzel detaylara sahipti.
(Molly'in kıyafet tarzına hayran olmayan kız yoktur diye düşünüyorum:)
"
-Ben hazır olmadığımda beni yakalıyorsun. Ben deneyip yürütmek istediğimde sen ilgilenmiyorsun.
+Tanıştığımızdan beri sorun benim neyi yanlış yaptığım. Ama sorunu olan ben değilim. Sensin. Sen ve senin bencilliğin. Bütün yaptığın almaktı ve şuanda senin için hiçbir şeyim yok.
"
"
-İşini geri alabilirsin biliyorsun.
+Sanmıyorum. Sen ve ben arkadaş olacağız.
-Erişkinler çocuklarla arkadaşlık etmezler.
+Ben burada erişkin göremiyorum.
-Ben görüyorum.
"
"Her hikayenin bir sonu vardır. Ama hayatta her bir son yeni bir başlangıçtır."