3 saatlik bir film izledim ama yıllarca aynı yerde aynı zulmü ben görmüşüm gibi hissettim. Dünyada var olmak ne kadar zor o kadar çok şeye anlam veremedim ki! İnsan insandan ne için nefret eder? Birine zarar vermek için ne olması…devamı3 saatlik bir film izledim ama yıllarca aynı yerde aynı zulmü ben görmüşüm gibi hissettim. Dünyada var olmak ne kadar zor o kadar çok şeye anlam veremedim ki! İnsan insandan ne için nefret eder? Birine zarar vermek için ne olması gerekiyor? Birinin varlığını zorluğa sokmak kimin özgür hakkı? Ve günümüzde yaşanan olaylara dönüp bakınca çıkmaz bir döngüye girmişiz kendi aramızda büyük olan ezip geçiyor hâlâ! Ozellikle bugün Gazze'de olanlar bu filmi izlerken daha çok acıttı içimi. Çocuklar, yaşlılar, insanlar...
Film öyle ince işlenmiş ki büyük bir hayranlıkla izledim. Seçilen oyuncular öyle bi sergilemişler ki kendilerini izlerken içim ürperdi. Özellikle hepsinin gözündeki o tarifi zor duygu öyle gerçekti ki içime işledi. Bir yahudi adamının 1.100 kişiyi kurtarmış olması benim insanlığa dair umudum oldu filmin sonunda. Onlar için verdiği o muazzam çaba nefesimi kesti. Kırmızı paltolu küçük kızın film içinde kısacık görünmesi ve sonunda ölmüş olması beni arafta bıraktı. Ne içindi o? Bütün siyah/beyazlığın içinde düşen kırmızı bir damla neyi ifade etti? Etkisini uzun bi süre unutmak istemiyorum ve kendi insanlığımın adına öğrendiğim çok güzel şeyler oldu.