Kaleme aldığım sözlerime, aşık olduğum bir parçayla giriş yapmak istiyorum. "Amin Bani/ Dele Man Khodayi Dare" "Her ezgine oynadım, dünya Ne acılar çektim, dünya Ama sorun değil artık, Benim de bir kalbim var Ve o kalbin Rabbi var… Bin kez…devamıKaleme aldığım sözlerime, aşık olduğum bir parçayla giriş yapmak istiyorum. "Amin Bani/ Dele Man Khodayi Dare"
"Her ezgine oynadım, dünya
Ne acılar çektim, dünya
Ama sorun değil artık,
Benim de bir kalbim var
Ve o kalbin Rabbi var…
Bin kez yalnız kaldım dünya
Yere düştüm, kalktım yine dünya
Ama sorun değil artık,
Benim de bir kalbim var
Ve o kalbin Rabbi var...
Bir tek Allahım var başımda,
Biliyorum, her an beni gözetiyor.
İnsanlar gelir, bir gün gider
Ama Allahım… beni asla terk etmez.
Kalbimde ne zaman hüzün varsa
Tek dostum O’dur;
O, içimi duyar, acımı bilir…
Ben Ona aşığım,
O da bana…
Sorunlarımı çözen O’dur."
Dünyayı adımlıyorum zannederdim bu hayatta. Bir adımım diğerini izlerdi kendimde. Günler akardı, ben büyür, devam ederdim. Düşünür, olgunlaşır, okur; en sonunda oldum sanardım. El açardım semaya, sözler dökülürdü yanaklarımdan. Dilimde sessizlik kırılır, dizlerimde acizlik hissederdim. Çok zannedmişim dünya, çok... Piştim diyen nice insanın dönüp dolaştığı o yollar, çıktığı o yokuş merdivenler, izlediği o kuşlar bana az geldi zannedmişim dünya. Çok kalp kırmışım, çok ah almışım; çok mutlu etmişim, hal hatır bilmişim, iyilik yapmışım dünya. Ama yine de olduğum kişiye ulaşamamışım, verdiğim sözleri tutamamışım, yazık etmişim dünya. Bir anlamdır dilimden düşmemiş, ellerim gitmemiş lakin gözlerim dizginlenmemiş. Oturmuşum, çizgilerimi saymışım, ellerimi ovuşturup yüzüme tutmuş; düşünmüşüm dünya. Nice keşmekeşin arasında bir tutam huzuru bulamamışam, bir rahat edememişem, bir tebessümde kaybolamamışam dünya. Akşam vakitlerini saydığım oldu, sabahları beklediğim oldu, kalemi bıraktığım; geceleri susturduğum oldu dünya. Bir ezgide kaybolduğum, bir mırıltıda durduğum, bir duada çöktüğüm oldu dünya. Söyle, bu kula yok mudur bir sefa?
Dönüp durmuşum dünya, dönüp durmuşum da ses susmamış içimde. Hala açım dünya. Sevgiye, huzura, mutluluğa, aşka.. Hasrete, tövbeye, O'na. Ben sustum zannederdim dünya, içimde feryatlar koparmış. Ben unuttum zannederdim dünya, meğer kalbimin bir köşesi hep O'nu hatırlarmış. Ben yürüdüğümü zannederken dünya, hep beklermişim de kapının diğer tarafında hep O varmış. İnsanın içinde bir boşluk olurmuş, tüketen. Bir yankı duyulurmuş, can alan. Geç fark etmişim dünya. Ne maskeler gördüm sende, sende olanlarda. Taktım kendime bir tane senden olanlardan kaçmak için. Nice suretler gördüm dünya, olduğundan farklı; can yakan. Atamadım taktığımı, oldum can yakan. Artık bir daha ne ah alır, ne can yakarım dünya. Varsın sen yak, diğer yanağı dönmek bizdendir. Varsın sen al, diğerini vermek kalbimizdendir dünya. Varsın sen say, sen söv; sükut gözlerimizdedir. Varsın sen söndür, bizi dua yakar dünya. Çünkü bilirim, her karanlıkta bir nur saklı. Her yokluk, varlığın zıddı değil; ona açılan bir kapı. Ve her düşüş, sana en uzak yer dünya. Sen unutturursun belki, ama O hatırlatır. Sen dağıtırsın belki, ama O toparlar. Sen yaralarsın, ama O merhemdir dünya. Artık bu kalbi ne senin yollarında harcarım, ne de yüzümü senin vitrinlerinde ararım. Ben gönlümü kıymet bilenin katına sundum dünya. Ben elimdeki kırıkları, O’nun rahmet sofrasına koydum dünya. Çünkü öğrendim… Senin verdiğin sevinç, kırılgan bir cam gibi. Ama O’nun verdiği huzur, sarsılmaz bir sır gibi dünya. Şimdi susuyorum. Ama bu susuş, senin yenilgin değil. Bu susuş, teslimiyetin dili. İçimde fırtınalar dinmiyor, ama ben, artık onlara "hoş geldin" diyorum dünya. Çünkü her çırpınış, beni O’na götürüyor. Her sızı, beni duaya çağırıyor dünya. Ve bu yolculukta yüküm ne kadar hafif olursa, o kadar yaklaşırım vuslata. O yüzden affediyorum. O yüzden susuyorum. O yüzden içimden yükselen her “Neden?”e, artık sadece “O bilir.” diyorum. Çünkü hakikat, bazen sadece susuşla duyulur dünya. Zira "kalpler, ancak Allah'ı anmakla huzur bulur"
İnsanın kendine dönmesidir pişmanlık. Kırdığı aynaların önünde durup, kendini ilk defa gerçek haliyle görmesidir dünya. Ne kadar kaçtıysa, o kadar sarsılır insan. Ne kadar unuttuysa, o kadar hatırlamak zorunda kalır dünya. Bilirim bırakmazsın. Ve ne kadar uzaklaştıysa, işte o kadar yakınında bekliyordur af dünya. Zannedersin ki geri dönemezsin. Yüzün yoktur, dilin yoktur, göğe bıraktığın o ses kırılmıştır. Oysa tevbe, kirin çokluğundan değil, rahmetin sonsuzluğundan doğar dünya. Bir an... Sadece bir an içten yanman yeter. O an, kalbin gözyaşı olur; o gözyaşı, arşta kabul buyuyur dünya.
Pişmanlık, kulun “beni affet” demesi değildir sadece… Allah’ın "Ben seni yine de kabul ederim" demesi gibi gelir bana. O yüzden tevbe, benim en yüce kudretimdir dünya. Çünkü ne kadar günahım varsa, rahmette o kadar kapım vardır. Aşkım vardır dünya, tevbeden doğar çoğu zaman. Zira kalbimi yakan şeyden, seni sarmalayan aşka doğru bir kıvılcımla geçilir, bilirim. Sevmenin ne demek olduğunu, O’nu sevmeden anlayamaz insan. Aşk, sadece sevmek değil; Kendini kaybetmektir dünya. Benliğini bırakıp, yokluğa razı gelmektir. Ve yokluk sandığın o hâl… O en dolu olandır. Çünkü orada artık sen yoksundur dünya; yalnızca “O” vardır.
Ne zaman ki bir isme takılırsın, aşkta boğulursun. Ama ne zaman ki “ism”in ötesindekini seversin, ne zaman sebepsiz seversin, ne zaman hayatına girdiği günü seversin, o zaman gerçek aşka erersin dünya. Aşk zannedileni aşk gibi görmeden aşkı bahşet dünya. Bir tebessüme seni yakmayı nasip et dünya. Sen bana huzuru ver, sen bana hislerime sahip olanı ver; fark ettir, affedeyim seni dünya. İnsan bazen çok yanar. Düşer, parçalanır, yalnız kalır. Ama o yanış, aşkın ilk kıvılcımıdır. Tevbe, o yangını söndürmez; Aksine, ateşin yönünü gösterir. Göster doğru olanı, bunca zamandır sakladığım tarafımı vereyim, seveyim dünya. Hem faniye, hem bakiye can vereyim dünya.
Belki kusurluyum, hatalarla doluyum, eksik ve yanlışlarla örülü biriyim; fakat beni iyileştiren, tamamlayan ve anlam katan O’dur dünya.
Hacı Bayram’ın o kalabalığında, bir çocuğun gülüşü yankılanır derinden;
Dünyalar dolusu acıya bedel,
Saf ve duru bir neşedir o tebessüm
Yorulmuş ruhların sığınağı
Karanlığın içinde parlayan bir umut ışığı...
O çocuğun hatırasına...