"Ah, şu aşk yatağında Bir kez daha yorgun uyuyakalmışım Bir ağaç gördüm yeşil tomurcuk dolu Güneşin altında. Düşünüyordum rüyamda Bu güneş altındaki ağacı: Zamanı gelince beni bu Yeşil ağacın altına gömsünler. Sonra senin yanında uyanınca Bembeyaz çarşaflar içinde: Ah, beni…devamı"Ah, şu aşk yatağında
Bir kez daha yorgun uyuyakalmışım
Bir ağaç gördüm yeşil tomurcuk dolu
Güneşin altında.
Düşünüyordum rüyamda
Bu güneş altındaki ağacı:
Zamanı gelince beni bu
Yeşil ağacın altına gömsünler.
Sonra senin yanında uyanınca
Bembeyaz çarşaflar içinde:
Ah, beni bu çarşafların
İçine gömsünler diye düşündüm.
Ve perdelerin arasından süzülen
Yumuşacık ay
Hareketsiz, sessiz düşünüyordu.
Benim cenazem ne zaman?
Daha sonra bacağına
Ve ılık vücuduna sarılmışken
Düşündüm: İlerde
Beni bu kolların arasına gömün.
Ve hepinizi gözleri yaşlı mirasçılar gibi
Yatağımın çevresinde gördüm.
Düşündüm: Öldüğümde
Gitmeme izin vermeniz gerekecek
Siz çok şey verenler: Bana her şeyi
Veremediğiniz için üzüleceksiniz:
Beni sevinçli gördüğünüz için
Avunamayacaksınız."
(Sayfa 33-34)
Tiyatro türünün en önemli yaratıcılarından biri olarak görülen Alman yazar Bertolt Brecht'in, Sözcükler yayınlarından çıkan derleme şiir kitabı.
Brecht'i bende tiyatrodan (henüz okumak nasip olmadı ama birkaç oyununu izledim) tanıyorum ancak şiirlerini hiç okumadım ta ki düne kadar. Açıkçası pişman oldum. Daha önce okumak gerekiyormuş. Olağanüstü desem abartmış olmam.
Kitabın ilk sayfalarında kısaca sanat hayatına değinmişler. 42 yıllık bir şiir kariyeri olmuş ve 1200 civari şiir yazmış. Takdir ettim şahsen. Bu kadar dolu ve özgün yazıyor olması kıskandırdı.
Estetik yönü ve stili ile kısmi olarak Baudelaire ve Yeats'ı anımsattı. Son günlerde okuduğum şairler beni şaşırtmaya devam ediyor. Türk şiirinin lezzeti ayrıdır kabul ediyorum ama yabancılar bu işi çok üst düzey yapıyor.
Bu kitapta bazı şiirleri defalarca okudum. Çok keyif aldım. Brecht'in savaş nedeniyle ülkesinden kaçıp gitmesi ve akabinde dönüp yeniden şiir üretmesine büyük saygı duydum. Sanatın gücünün farkında ve bunu her zaman insanlığa adamış, hatta şu cümlesi bu sözlerimi kanıtlar nitelikte: "Bütün sanatlar en üstün sanat olan yaşama sanatına hizmet eder."
Şiddetle tavsiye ediyorum...
Hoşuma giden bazı şiirler:
"Kalbim karanlık, gecedeki bulut gibi
Yurtsuz, ah Sen!
Göklerdeki bulut, üzerinde tarlaların ve ağaçların
Bilmez ne oluyor
Koca bir genişliğin var.
Kalbim, gecedeki bulut kadar vahşi
Yurt özlemiyle çılgın, ah Sen!
Uzak göğün tümünü ister
Ve bilmez neden.
Gecedeki bulut, rüzgârla tek başına."
(Sayfa 28)
"Eskiden beri alışkınım pencerede
Suyun ya da ormanın uğultusuna
Çabucak uyudum bu nedenle
Uzanıp kaldım onun uzun saçlarında
O acılı geceden çok şey kalmadı aklımda
Biraz dizinden, azıcık boynundan
Sabun kokusu siyah saçlarında
Ve onun için kulaktan duyduklarım
Yüzü çabuk unutulur demişlerdi
İnce bir şey olduğundan üstünde
Yazılmamış boş bir kâğıt gibi
Yüzü pek gülmez demişlerdi
Çabuk unutulacağını bilir kendisi de
Anımsamaz kim olduğunu belki, okusa bu şiiri."
(Sayfa 40)
"Ah, biliyorum, hiçbir zaman açıklayamam
Titrediğimi eli bana değdiğinde
Ah, neler oldu bana
Dua ediyorum beni baştan çıkarsın diye
Ah, yüz at çekse günaha sürükleyemezdi beni
Onu arzulamasaydım bu denli
Ne kadar karşı koysam da aşka
Sonunda bütün arzum aşktı
Biliyordum ona evet dediğim an
Donuma kadar soyulacağımı
Sanki benim derdim umurundaymış gibi
Onu arzulamasaydım bu denli
Kuşkudayım, o benim dengim mi
Gerçekten seviyor mu?
Varım yoğum eriyip gittiğinde
Beni silkip atacak mı
Ah biliyorum neden, ondan böyle kaçtığımı Onu arzulamasaydım bu denli
Beş paralık aklım olsaydı
Ona kendimi asla vermezdim Hemen kovardım
Her nasılsa yanıma yaklaştığında
Ah bir cehennem olup gitse
(Onu arzulamasaydım bu denli keşke.)"
(Sayfa 67)
"Yalnızca benden kaçma yeter
Boş sözler de etsen duymak istiyorum seni
Sağır olsan gönlüm sözlerini ister
Dilsiz olsan gördüğünü.
Kör olsan, seni görmek isterdim
Sen yanımda yol gösterici oldun:
Uzun yolun daha yarısı bile aşılmadı
Bir düşün içinde yaşadığımız karanlığı
"Bırak beni yaralıyım" desen de boşa
Görevden dönülmez, yalnızca ertelenir
Başka bir yerde değil, yalnızca “burda"
Bilirsin özgür değildir gereksinilen kimse
Gönlüm her şeyden önce seni ister
Biz de diyebilirim, ben yerine"
(Sayfa 95)