Simyacıyı daha öncesinde okumak istemiştim ama bir türlü denk gelmemişti. Doğru zaman bu günlermiş. Okuduktan sonra bunu fark ettim. Çünkü, kitapta kendimden çokça şey buldum. Belki daha erken okusaydım bu kadar etkileyemezdi beni. Ya da daha geç. İspanya kırlarında çobanlık…devamıSimyacıyı daha öncesinde okumak istemiştim ama bir türlü denk gelmemişti. Doğru zaman bu günlermiş. Okuduktan sonra bunu fark ettim. Çünkü, kitapta kendimden çokça şey buldum. Belki daha erken okusaydım bu kadar etkileyemezdi beni. Ya da daha geç.
İspanya kırlarında çobanlık yapan Santiago'nun aynı rüyayı iki kez görmesi üzerine çıktığı yolculuğu ve bu yolculuğu gerçekleştirirken aynı zamanda kendi kişisel menkıbesini de gerçekleştirme yolunda ilerleyişini okuyoruz bu kitapta. Rüyanın, onu yola çıkmaya ikna etme konusunda eksik kaldığı yerde, olaya dahil olan Kral Melkisedek'in onu cesaretlendirmesi ve teşvik etmesiyle İspanya'dan Mağrip'e oradan da çölün öldürücü güzelliği arasında birer uğrak noktası olan vahalara ve en sonunda da Mısır'a, piramitlere varışını okumak kalbime ve ruhuma dokundu. Yolculuğun başlangıcı ve devamında yaşanan talihsizlikler ve yeni gelişmelerin bizi o yola çıkaran hedefe ulaşırken nasıl da güçlendirdiğini ve bakış açımızı nasıl geliştirdiğini mükemmel bir şekilde anlatıyor. Bu açıdan bakınca basit bir kurgusu varmış gibi görünebilir. Bir bakıma öyle de. Fakat, yazarın dilindeki üslup öylesine derin ve akıcı ki kitabın basit kurgusunu evrensel bir çağrıya dönüştürüyor. Kendini gerçekleştir ve uğruna yola çıktığın şeyi asla unutma çünkü ona sırt çevirirsen kendine sırt çevirmiş olursun.
Kitap iki önemli eserle ciddi bir benzerlik taşıyor. İlki Mevlâna'nın Mesnevisindeki Nasibini Arayan Adam hikayesi. Diğeriyse kanal 7 yapımı olan Rüya Peşinde: Takkeci Baba filmi. İlk eser malını mülkünü kaybeden bir adamın gördüğü rüya üzerine Bağdat'tan Mısır'a yolculuğunu anlatıyır. İkinci eser 1595'li yıllarda İstanbul Fatih dolaylarında yaşayan Takkeci Baba olarak bilinen İbrahim adında bir adamın gördüğü rüya üzerine İstanbul'dan Bağdat'a uzanan yolculuğunu ve bu yolculuğun ardından adıyla anılan Takkeci Baba Camiisinin hikayesini konu ediniyor. İki eser hakkında detaya girmeyeceğim ama Simyacı'yı beğenen herkesin hem Hikayeyi hem de filmi beğeneceğinden kuşkum yok.
"...Çünkü dünyada büyük bir gerçek vardır: Kim olursan ol, ne yaparsan yap, bütün yüreğinle gerçekten bir şey istediğin zaman, Evren'in Ruhu'nda bu istek oluşur. Bu senin yeryüzündeki özel görevindir."
"Ve bir şey istediğin zaman, bütün Evren arzunun gerçekleşmesi için iş birliği yapar."
"Düşümü gerçekleştirmekten korkuyorum, çünkü o zaman yaşamak için bir sebebim olmayacak."
"Kimse bilinmezden korkmamalı, çünkü herkes istediği ve ihtiyaç duyduğu şeyi ele geçirebilir."
"Kendi yüreğini dinle. Yüreğin her şeyi bilir, çünkü Evren'in Ruhu'ndan gelmektedir ve bir gün oraya geri dönecektir."
"Kendi kişisel menkıbesini yaşayan kimse neye ihtiyacı varsa hepsini bilir. Bir düşün gerçekleşmesini bir tek şey olanaksız kılar: başarısızlığa uğrama korkusu."