EPİKÜR'ÜN MUTSUZLUĞA ÇARESİ mutsuzluğun dört parçalı tedavisi yani tetrapharmakos da denebilir bu ilkelere. 1. tanrıdan korkmak için bir neden yok. sebebini tanrıya bağlamadan olan her şey sebep sonuç ilişkisiyle açıklanabilir. epikür'ün tanrı hakkındaki fikirleri daha sonra teolojide ve felsefede kötülük…devamıEPİKÜR'ÜN MUTSUZLUĞA ÇARESİ
mutsuzluğun dört parçalı tedavisi yani tetrapharmakos da denebilir bu ilkelere.
1. tanrıdan korkmak için bir neden yok.
sebebini tanrıya bağlamadan olan her şey sebep sonuç ilişkisiyle açıklanabilir. epikür'ün tanrı hakkındaki fikirleri daha sonra teolojide ve felsefede kötülük problemi olarak tartışılarak günümüze dek gelecektir. ona göre eğer tanrı mükemmel ise ilahi varlık olarak insani duygulardan etkilenmemelidir. örneğin kızgınlık, öfke gibi. üstelik tanrıyı insanı cezalandıran bir varlık olarak düşünmek bizatihi onun kutsallığına saygısızlık anlamına gelir. onu etkilemek, rızasını kazanmak çabasıyla ona kurbanlar sunmak da aynı biçimde kutsalllıktan uzak faydacı bir insan düşüncesidir ancak.
2. ölüm endişe edilecek bir şey değildir.
tanrı eğer varsa bile insanla ilgileniyor olamaz. yani insan için öte dünya diye bir yer yoktur, ceza ve ödül de yoktur. insan doğaya ait bir canlı olduğu için öldüğünde varlığı da ortadan kalkacaktır. bu durumda ölüm bizim için hiçbir şeydir. yaşarken ölüm bizi etkileyemez çünkü henüz ölmemişizdir. öldüğümüzde de etkileyemez, çünkü artık var değiliz.
peki ya erken ölürsek diye kaygılanmaya ne demekli?
bunun için de endişeye lüzum yoktur. çünkü nasıl ki doğmadan önce deneyimlemediğimiz çok uzun bir insanlık tarihi söz konusuysa öldükten sonraki deneyim eksikliğimiz de onunla eşdeğerdir. ve onun kadar gereksizdir bunu düşünmek. sınırlı bir varlık olduğunun bilincinde olmak bizi rahatlatır.
böylelikle hem ölüm korkusu hem de daha fazla yaşama özlem ve arzusunu aştığımızda hayattan özgürce zevk almayı keşfedecek bir zemine sahip olabiliriz.
3. hayatta iyi şeyleri elde etmek kolaydır.
gerçek ihtiyaçlarımız yani doğal ve gerekli olan arzularımız sınırlı ve doğada mevcuttur. hava, su, ateş, hayatta kalmaya yetecek denli yiyecek her zaman mümkün. üstelik dostlar edinmek de zor değildir. ayrıca evreni daha iyi anlamak için düşünmek, bilgi edinmek de müthiş haz verir insana. böylece mutlu olmak aslında basit ve gayet ulaşılabilirdir.
doğal fakat gerekli olmayan arzularımız örneğin pahalı yiyecek içecekler, cinsellik, lüks evler vs. bir miktar fazla doyum sağlasa bile insanda bir dereceden sonra hem elde etmek için çabalamak yorucu olacak hem de mutsuzluğa doğru meyletme tehlikesine yol açacaktır elde edilmediğinde.
ne doğal ne de gerekli arzular ise yani zenginlik, şöhret, iktidar, ölçüsüzlük.. insanı mutlu etmek bir yana sürekli rekabet, hırs, zorbalık ve kibre götürecektir.
4. hayatta korkunç şeylere katlanmak kolaydır.
mesela akut ağrı şiddetli olmasına rağmen kısa, kronik ağrı uzun olmasına rağmen şiddetli değildir. doğada her şeyin bir sınırı, limiti vardır. diyelim ki çekilen acı artık katlanılmaz düzeye erişti o zaman da kendi hayatımıza kendi isteğimizle son verip yine kurtulabiliriz. yani epikür'de intihar bile olumlu ve özgür bir edimdir.
o halde sağlığımız yerinde, karnımız bir biçimde tok, etrafımızda iyi niyetli dostlarımızla yaşamın güzelliklerinden bilimden sanattan hoşsohbet edip pürneşe ile kahkaha atabiliyorsak hiçbir şey bizi tehdit edemez, huzurumuzu kaçıramaz. özgürlük ve neşemizin hazzını bizden çekip alamaz.
kaynak: khan akademi.