Nietzsche'nin, kendi felsefi görüşlerini edebi bir metin şekline getirip aktardığı, en bilinen eseridir. Eğer Nietzsche felsefesine giriş yapmak istiyorsanız, bu kitapla başlamanızı öneririm. Kitap elbette ağır bir kitap, okuması zor, sabır gerektiren bir kitap, fakat, Nietzsche de zaten kolay anlaşılmak…devamıNietzsche'nin, kendi felsefi görüşlerini edebi bir metin şekline getirip aktardığı, en bilinen eseridir. Eğer Nietzsche felsefesine giriş yapmak istiyorsanız, bu kitapla başlamanızı öneririm. Kitap elbette ağır bir kitap, okuması zor, sabır gerektiren bir kitap, fakat, Nietzsche de zaten kolay anlaşılmak isteyen bir filozof değil. Bu yüzden de hayatınızın yoğun ve meşgul dönemlerinde iseniz, pek tavsiye etmem okumanızı. Başlangıç kitabı olarak söylememin temel sebebi aslında, Nietzsche hakkında duyduğumuz üstinsan, istem vb. kavramları kendi felsefi dili ile açıklıyor olmasıdır, her ne kadar kavraması kolay olmasa da. Bazı bölümleri, bazı cümleleri tekrar tekrar okuyacaksınız, yoğun anlam karmaşası yaşadığınız bölümler olacak. Fakat sabretmenizi, dikkatinizi vermenizi tavsiye ederim, bazı noktalarda dile getiremediğimiz düşüncelerin şiirsel bir dille aktarıldığını anlayacaksınız. Kitabın kapağını kapattığınızda ise, hayata dair bambaşka bir bakış açısı kazandığınızı fark edebilirsiniz, kendim için böyle olduğunu söyleyebilirim en azından.
"Bir zamanlar Tanrı'ya karşı işlenen günah, en büyük günahtı; fakat Tanrı öldü ve onunla birlikte o günahkârlar da. Şimdi en korkuncu; yeryüzüne karşı günah işlemek ve de bilinmezin gönlünü yeryüzünün anlamından üstün tutmaktır!"
Bir gün şeytan bana şöyle dedi: "Tanrı'nın da kendi cehennemi vardır: İnsana sevgisidir bu." Bir süre önce de şu sözü söylerken duydum onu: "Tanrı öldü, insanlara duyduğu acıma yüzünden öldü Tanrı."
İnsanlar arasında susuzluktan ölmek istemeyen, bütün bardaklardan içmeyi öğrenmelidir; insanlar arasında temiz kalmak isteyen, kirli suyla yıkanmayı dahi bilmelidir.
Kimilerinin yalnızlığı, hastanın kaçışıdır; kimilerinin yalnızlığı ise, hastalardan kaçıştır.
İnsanlar arasında yaşamayı hayvanlar arasında yaşamaktan daha tehlikeli buldum: İşte bu kimsesizlikti!
Bütün hayvanların erdemlerini çoktan yağmalamıştır insan: Bütün hayvanlar içinde en çok zorluk çekenin insan olması bu yüzdendir.
Bilmemeyi, birçok şeyi yarım yamalak bilmeye yeğlerim! Kendi bileğimin hakkıyla delinin biri olmayı, başkalarının düşünceleriyle bilgelik etmeye yeğlerim!
Peki suç kulaklarımızdaysa, niye kendisini iyi işitmeyen kulaklar verdi bize? Diyelim ki, çamur doluydu kulaklarımız, peki kim tıkamıştı bu çamuru oraya? Bir sürü işi beceremezdi, bu işini doğru dürüst öğrenmemiş olan çömlekçi! Oysa çömleklerinden ve yarattıklarından, elinden iyi çıkmadılar diye öç alması; iyi zevke karşı işlenmiş bir günahtı.
Yığınların bir zamanlar nedensiz inanmayı öğrendiklerini; kim, nedenlerle çürütebilir ki?