Spoiler içeriyor
Yeni sitcom vaktii. 🎉🎉 En sevdiğim zamanlardan biri kesinlikle yeni bir sitcoma başladığım anlar. Her zaman aynı heyecan ve istekle başlıyorum. Benim için mükemmel bir an. Bu sitcomun gerçekten çok sevildiğini biliyorum. Başrolümüzün, Michael Scott'ın kadın versiyonu olduğunu çok duydum.…devamıYeni sitcom vaktii. 🎉🎉
En sevdiğim zamanlardan biri kesinlikle yeni bir sitcoma başladığım anlar. Her zaman aynı heyecan ve istekle başlıyorum. Benim için mükemmel bir an. Bu sitcomun gerçekten çok sevildiğini biliyorum. Başrolümüzün, Michael Scott'ın kadın versiyonu olduğunu çok duydum. Fakat ilk bölümde şok içinde şok yaşadım. The Office'in geçtiği şirkette başka bir departman izliyor gibi hissettim. Resmen aynı. Çekimler, karakter salaklıkları, dördüncü duvarı yıkan belgesel konuşmaları... Her şey o kadar benziyordu ki. Hatta The Office oyuncuları bile vardı ki bu en şok eden şeydi.
Leslie Knope, yani başrolümüz kesinlikle Michael Scott. Böyle karakterler gariplikleriyle meşhurdur. Bu gariplikleri o kadar ama o kadar normal bir şeymiş gibi yaparlar ki etraftaki herkes rahatsız olur. Ama bu karakterlerin geçmişlerine inince onlara çok üzüleceğiniz şeyler yaşadıklarını görürüz. Ailelerinden sevgi almamışlardır genelde ve onlar da kendilerini sevdirmek için böyle davranışlar sergilerler. Sonra bunu gördükçe izleyici olarak o karaktere bağlanmaya başlarsınız çünkü gerçekten saf ve iyi kalpli olmaları hoşunuza gider. Bu karakterler gerçekten en bağlanılan karakterlerdir. Leslie'yi izledikçe kendi karakterini oturtuyoruz aslında kafamızda. Leslie'nin aile travmaları tabiki var, annesi onun en büyük travması ama Leslie'nin asıl böyle olmasının nedeni işine olan aşırı sevgisi ve bağlılığı. Zaten dizinin bir garipliği de bu. Belediyenin en düşük öneme sahip Park Departmanında çalışıyorlar ve bu yüzden de aşırı komikler. Ama Leslie bunu o kadar önemli ve büyük bir olay olarak görüyor ki istemeden biz de öyle görmeye başlıyoruz. Mükemmel bir kadın. Aşırı güçlü ve cesaretli olduğunu düşünüyorum. İşini gerçekten manyakça seviyor, etrafındaki insanların mutlu olması onun için çok önemli ve tüm işleri üstlenmeyi bile kabul edebilecek biri. Bir gece koca ansiklopedi okuyup bunun hakkında bir konuşma hazırlayabilecek kadar manyak. Elini hiçbir taşın altına koymaktan korkmayacak ve çekinmeyecek kadar cesaretli. Hatta bir kere bile sorgulamadan yapar genelde. Kendine karşı olan herkesin üstesinden gelebilecek kadar da güçlü biri. Tüm çalışanlarını ve Ron'u çok iyi tanıyor. Hepsine mükemmel hediyeler alır ve hepsinin doğum günlerini tam istedikleri gibi kutlar. Herkesi mutlu etmeyi bilir ve bundan çok büyük zevk alır. Sezonlar ilerledikçe o gözümde bir Michael Scott değil, Leslie Knope. Kendisini en çok da hiçbir şeyi hak etmeyen Pawnee halkından vazgeçmeyerek kanıtlıyor.
Ann Perkins bizimle departmanda çalışmayan tek başrolümüz. Kendisi hemşire ve onu evinin arkasındaki koca çukuru doldurmaları için uğraşırken görüyoruz. Çünkü sevgilisi Andy bu çukura düşüyor ve bacaklarını sakatlıyor. İlk sezon onu böyle izledik fakat sonrasında Leslie ve diğerleriyle çok yakın arkadaş olunca hep bizimkilerin yanına gelip durmaya başladı. Leslie ile arkadaşlıklarını seviyorum. İnsana biraz duygusuzmuş gibi gelse de tatlı biri. Andy ona çok çocuk geldiği için ayrılıyorlar, sonra Mark ile çıkıyorlar fakat Mark'da dizide tutunabilen bir karakter olmadığından onunla da ayrılıyor ve Mark diziden çıkıyor. Kendisi bizimkiler için fazla normal ve düzgün biri çünkü. Ann'i genelde Leslie'yi teselli ederken, onun aşırı hareketlerini törpülerken, ona erkekler hakkında fikir verirken görüyoruz. Chris karakteri diziye girince sevgili oluyorlar ve Ann nasıl Andy'nin travması olduysa, Chris de Ann'in travması oluyor. Chris geldiği Indianapolis'e geri dönünce Ann ayrıldıklarını bile anlamıyor. Chris'e çok kapılıyor ve biraz gözü kör oluyor. Onu atlatması da 1 sezon filan sürüyor herhalde. Yine o sezon Ann yarı zamanlı bizimkilerin yanında bir sağlık departmanında çalışıyor. Böylece onu daha çok izliyoruz. İyileşme ve kendini bulma sürecinde hayatına bir sürü erkek giriyor fakat o bir erkek istemediğini, kendine bir aile kurmak istediğini fark ediyor. Bu yüzden hamile kalmak istiyor fakat bebeğinin babasının da düzgün biri olması onun için önemli. Bu olay baya bir döndürülüyor ve sonucunda Chris ile tekrar beraber oluyorlar. Çocukları oluyor fakat bu sefer de taşınıyorlar ve onları 2 sezon civarı dizide göremiyoruz.
Andy Dwyer aşşırı komedi bir karakter. 29 yaşında olmasına rağmen tam bir çocuk ve Ann ile kesinlikle iyi bir çift değillerdi fakat sonrasında asistan April ile sahneleri çok iyiydi. Onlar kesinlikle birbirleri için yaratılmışlar. Zaten sevgili olduklarında mükemmel salaklıklarıyla aşırı eğlendiriyorlar. Andy'nin bir müzik grubu var ve bizim departmanda da ayakkabı boyacısı olarak çalışıyor. Kendisi bu ikisinden başka hiçbir şeyi beceremeyen ama gerçekten heyecanı ve isteğiyle her şeyi kıvırabilecek bir karakter. Onun tek bir repliğinde bile aşırı eğleniyorum. Müthiş bir karakter. April ile sevgili olduktan çok kısa bir zaman sonra evleniyorlar. Tam onlardan beklenecek saçma bir hareket. Saçma sapan bir şekilde yaşıyorlar ama çok mutlular ve eğleniyorlar. Sanırım önemli olan da bu. Herkes onların pişman olacağını düşünse de ben ayrılmayacaklarını düşünüyorum. Düşündüğüm gibi de oluyor. Her seferinde birbirlerini tamamlayarak mükemmel bir çift olmayı başarıyorlar.
April Ludgate cidden çok garip bir karakter. Tam bir ergen diyebiliriz. Asi bir kız rolünde fakat bu rolü belediye çalışanı olarak görmek zaten absürt olan. O yüzden aşırı eğlenceli. Herkese sözünü geçirebilen ve kimseyi takmamayı becerebilen tek kişi. Hiçbir şey umrunda değil aslında. Andy'yi çok seviyor ve umrunda olan tek şey o. Onun dışında her şeye "whatever" diyecek bir karakter. Suratsızlığıyla tanınıyor ama bizimkileri bence çok seviyor. Leslie onun için çok güçlü bir kadın ve Ron'u da bence baba olarak görüyor. Ama bunu hayatta söyleyecek biri değil. Havalı, sessiz ve umursamaz biri olmaya çalışıyor. Çok eğlenceli başka bir karakter. İlerleyen sezonlarda onun karakter gelişimini izlemek mükemmel bir zevk. Ergen bir çocuk gibi başladığı diziden mükemmel bir kadın olarak çıkıyor. Favori karakterlerimden biri olabilir.
Tom Haverford bizim normalde Hintli olan özgüvensiz karakterimiz. Cidden aşırı komik fakat kız peşinde koşan biri. Kendini aşırı özgüvenli göstermeye çalışırken gerçekten çok garip sahnelerle karşı karşıya bırakıyor bizi. Çok fazla kez onun adına utandığım oldu yani. Bazen kızlara takıyor bazen de kolay para kazanmaya. Kendi şirketini filan kurmaya çalışıyor. Saçma sapan işlere giriyor. Başkalarına suç atmayı seven birisi kendisi. Hayat pek umurunda değil aslında. Donna ile olan 'Treat Yourself!' günleri çok mükemmel ve buradan da ne kadar umursamaz olduğunu görebiliyoruz aslında. Bu günde ikisi kendilerini istedikleri kadar ödüllendiriyor ve harcadıkları parayı hiç düşünmüyorlar. Fakat izledikçe fark ediyoruz ki Tom gerçekten kendi işini kurmak isteyen bir girişimci. Bu konularda da aslında inanılmaz fikirleri var fakat bie yatırımcı bulması her sezon zor oluyor. En son bir yatırımcısız kendi restoranını kuruyor ve bu doğru hissettiriyor.
Ron Swanson sözde bizim müdürümüz fakat o kadar hiçbir şey umrunda değil ki adamın. Tek istediği odasında boş boş oturmak. Hatta bu yüzden April'ı asistanı yapıyor ve tek bir şey istiyor. Ona toplantı getirmemesini, saçma sapan isteklerle onu karşı karşıya bırakmamasını. Leslie'yi çok seviyor fakat tabiki bunu hiç belli etmiyor. Bazen Leslie'nin iş aşkından bıkıyor ve ne yaparsa yapmasını söylüyor. Sonra kesin buna pişman oluyor ama adam zaten hiçbir şeyi takmadığı için çok da sıkıntı olmuyor onun için. Leslie'nin en iyi yere gelmesi ve mutlu olması onun için kendi kaderinden daha önemli bence. 3 kere boşanmış ve tüm eşleri manyak. Hepsiyle aşırı komik bölümler izledik. Tammy 2 ile aralarında bir tensel çekim var ve ne zaman karşılaşsalar buna dayanamıyorlar, Tammy 1 ise tam bir despot. Ron'a istediği her şeyi yaptırabilecek kadar korkutucu bir kadın. Ron onun geldiğini duyunca bir haftalığına bir kulübeye saklanıyor mesela o kadar korkuyor ilk eşinden. Sanırım 3. eşini daha önce görmedik, hatırlayamadım öyle birini. Ron devlet işlerinden nefret ediyor ama bir gün böyle bir iş sırasında şu anki eşiyle tanışıyor. Mükemmel bir kadın, 2 çocuklu bir anne ve bir de Ron ile bir çocukları oluyor. Mükemmel bir aile kuruyorlar ve bununla da Ron'un değişimini, sakinleyişini görebiliyoruz. Ayrıca Ron'un en sevdiği şey tamirat gibi işler ve son sezon kendine bir şirket açtığını da görüyoruz.
Chris Traeger ikinci sezonun sonlarına doğru geliyor diziye ve Indiana eyalet denetçişi. Hep iyi polis olma çabasında. Baya havalı biri ve Ann'e takıyor. Sonrasında onu daha iyi tanıyoruz ve fark ediyoruz ki gerçekten en iyisini bulmaya takmış biri. Aşırı sağlıklı yaşıyor ve bu yüzden Ron'u delirtiyor. Ann ile ayrılıyorlar fakat bence tekrar beraber olacaklar. Değişik bir ikililer. Chris gerçekten hep dünyaya pozitif bakan, stresten sıkıntıdan uzak biri ve aslında bu yüzden de Ann ile uyumlular. O varken sezonlar çok eğlenceliydi fakat sonrasında taşındıkları için diziden ayrıldı. Ann'i bile sonrasında gördük fakat Chris'i görmedik.
Ben Wyatt ise Chris gibi eyalet denetçişi fakat onun tam tersi kötü polis rolünü üstleniyor. Aşırı gerçekçi biri ve Leslie bunu tabiki hiç sevmiyor çünkü Leslie tam tersi hep parklar hakkında en büyük hayalleri kurarak bunlara çabalayan biri. Ama sonrasında Ben, Leslie'nin ne kadar çabaladığını görüyor ve ona yavaştan aşık oluyor. Aynı şekilde Leslie de ona aşık olunca dizinin en güzel çifti ortaya çıkıyor. Çok seviyorum bu ikiliyi çünkü sevmemek imkansız. Birbirlerini her yönden tamamlıyorlar, bazen beraber çok heyecanlanıyorlar ve bazen beraber çok saçmalıyorlar ama hep birbirlerinin yanında oluyorlar. Olağanüstü bir karakter Ben.
DEVAMI YORUMLARDA 👇