Spoiler içeriyor
Bu şekilde uzun soluklu dizileri bitirince oluşan boşluk gerçekten çok hissediliyormuş. Özellikle de karakterlerin hayatlarına şahit olmak ve onları bu kadar yakından tanımak o boşluğu daha da artırıyor. Friends'ten hemen sonra izleyince Monica ve Chandler'ın yıllar sonraki hallerini izliyormuş gibi…devamıBu şekilde uzun soluklu dizileri bitirince oluşan boşluk gerçekten çok hissediliyormuş. Özellikle de karakterlerin hayatlarına şahit olmak ve onları bu kadar yakından tanımak o boşluğu daha da artırıyor.
Friends'ten hemen sonra izleyince Monica ve Chandler'ın yıllar sonraki hallerini izliyormuş gibi hissetmiştim çünkü Claire'nin hırslı halleri, Phill'in eğlenceli kişiliği bana bu çifti hatırlatmıştı. Muhtemelen çocukları büyüseydi onlar da tıpkı böyle bir ebeveyn olurlardı.
Hangi sitcom daha güzel tartışması genelde Friends ile How I Meet Your Mother için yapılıyor biliyorum ama izlediğim sadece iki sitcoma dayanarak ben de karşılaştırma yapacak olursam Modern Family'i Friends'ten daha çok sevdiğimi söyleyebilirim.
Friends'te sevmediğim şey; karakterlerin bir sınırının olmamasıydı yani her an herkes her şeyi yapabilirdi ama bu dizide karakterlerin bir sınırı vardı. Tabii bazılarında yoktu ama genel olarak beni rahatsız edecek düzeyde değildi.
Bazı karakterleri çok sevdim bazılarına da tahammül edemedim (bknz: Cam)
Birazdan karakterleri teker teker anlatacağım için o zaman değinirim neden sevmediğime ama onu izlerken çok yoruldum diyeilirim.
Dile kolay 11 yıl yaa.. Resmen elimizde büyüdüler. Tabii benim birkaç ayda izlediğimi hesaba katmayalım çünkü izlediğim bu süreçte onlara çok alıştım ve her dizinin final sahnesinde olduğu gibi onlardan da ayrılmak biraz zor oldu. Son sezonda hep geçmişe gitmeleri, çocuk karakterlerin büyüdüğünü fark etmek, yetişkinlerin de geçen onca yıldan nasibini almaları hatta Jay'in bile ilk bölümlerde daha da genç olduğunu görmek biraz duygulandırdı.
Diziye başladığımda ne izlediğimi anlayamamıştım çünkü bölüm sonunda karakterlerin kameraya karşı yaptığı açıklamalar dizilerde görmeye alıştığım bir şey değildi ama sonradan en sevdiğim kısımların o röportajlar olduğunu fark ettim.
Güzeldi yaa. Tabi o kadar bölüm var hepsi de çok iyiydi, mükemmel bir diziydi diyemem ama güzeldi. Karakterlere alıştıktan sonra daha çok sevmeye başladım. Bazı kısımlarda güldüm bazı kısımlarda duygulandım. Evet ben de beklemiyordum ama gözyaşlarıma hakim olamadığım kısımlar da oldukça fazlaydı. Bir de diziyi izlediğim dönemler yurtta olduğum için ailemden uzakta olmanın oluşturduğu o burukluk vardı. Her ne kadar geleneksel aile tipine yatkın olsak da bazı durumlar o kadar benzerdi ki bizim aileyle, kendi ailemi izliyormuş gibi hissetmiştim.
O zaman karakterlere ailenin en büyüğünden başlayalım;
Jay Pritchett namıdiğer dolap kralı. Kendinden yaşça küçük eşinin onunla parası olduğu için evlendiğini söylemeleri onun daha da yaşlı psikolojisine girmesine sebep oluyordu. Çocuklarına iyi bir baba değildi her ne kadar seviyor ve onların iyiliklerini düşünüyor olsa da desteğini göstermiyordu bu bana bir yerden tanıdık geldi..
Jay'in bu yönünü sevmesem de sevdiğim bir karakterdi oyuncudan da kaynaklı olabilir bilmiyorum ama derin bir karakterdi. Özellikle de annesini anlattığı bölümde çok duygulanmıştım. O bölümü izlediken sonra ebeveynlerimin de anne ve babasının olduğunu ve onların yokuklarını derinden hissettiklerini fark etmiştim. Biraz bencilce olacak ama tek aileleri bizim ailemiz olduğunu düşünüyordum bu farkındalık biraz daha overthinklememe sebep oldu şimdi buna da üzülüyorum maalesef :(
Gloria ise Jay'in zengin olduğu için evlendiğini düşündükleri ikinci eşi. Açıkcası Gloria'yı evlenmeden önceki taksici haliyle düşünemiyorum. Sanki hep zengin, platform topukluları ve lüks zevkleriyle yaşıyordu. Gerçi evlenmeden önceki yaşamı da bir muammaydı bir kuaför oluyordu bir nakliyatçı oluyordu ve daha hatırlamadığım bir sürü şey. Kısacası elinden pek çok iş geliyordu. Kendini çok sevmesinin yanında çok iyi bir anne ve eş olması sevdiğim yönlerinden biriydi. (sonradan anneliği bir bağımlılık haline geliyordu bunu sevmedim.)
Kolombiyalı olmanın hakkını veriyordu, ikonik bir kadındı. Bazen bazı kelimeleri yanlış talaffuz etse de bence bu aileye iyi uyum sağlamıştı. Diğer karakterlere kıyasla biraz daha düşünceliydi. Övülmeyi sevmediğini söyleyip aslında yaptıklarını fark etmelerini ve övmelerini isterdi. İlgi seviyordu ve güzelliğine ayrı bir düşkündü her yere geç gitme sebebinin de podyumda yürüyormuş gibi bekleyenlerin onu izlemesi olması aşırı mantıklı gelmişti bundan sonra geç kalma sebebim bu olabilir.
Büyümüş de küçülmüş tanımını bir karaktere yapacak olsaydım bu Manny olurdu. Çok sıkıcı bir karakterdi yaa nasıl dayandım bilmiyorum. Bu tabir iki üç yaş cocuklara yapılınca daha sevimli geliyor böyle on yaş üstü çocuklar bilmiş bilmiş konuşunca katlanamıyorum maalesef. Sürekli şiirler okuması, senaryolar yazması off bilmiyorum çocukluğunu yaşamamasınsa sinir oldum. Ama düşününce de normal geliyor çünkü belli bir yaşa kadar hayatında baba figürü olmadığı için küçük yaşta büyümek zorunda kalmış ama yine de onu izlerken çok sıkıldığımı defalarca söyleyebilirim
Dunphy ailesi de daha geleneksel, görmeye alıştığımız bir aile tipi. Anne, baba ve çocuklar.
Phill ailenin şen şakrar, hayatı eğlenceden ibaret gören babası. Baba olarak çok iyi bir karakter gerçekten. Yani düşününce böyle bir babam olsaydı çok eğlenirdim ama eş olarak Phill karakterini sevmemiş olabilirim. Sürekl Gloria'ya bakışı, düşünceleri çok rahatsız ediciydi izlerken çok sinirlenmiştim. Yine de bu yönünü görmezden gelirsek çocuklarıyla ilişkisi çok güzeldi tabi hep iyi polis rolünü üstlenerek Claire'ye haksızlık ediyordu.
Herkes Phill'i çok sevmiş ama ben bu yönlerini düşününce hiç sevemiyorum yaa.
Claire ise Phill'e kıyasla daha otoriter, hırslı ve dediğim dedik bir karakter. Her şeye karışıyor ve kontolün hep onda olmasını istiyor. Phill'le her ne kadar uyumsuz bir çift gibi görünseler de birbirlerini dengeliyorlar. Claire'nin annesiyle arası biraz bozuk bu yüzden o babasının tarafını seçerken Mitchell'de annesini seçiyor.
Anne olmadığım için bilmiyorum ama bir insan neden çocuğunu sevmez ki? Aslında düşününce çok korkunç bir şey sonuçta herkesin kişiliği farklı ve çocuğun da kalıtımdan dolayı karaker yapısı farklı oluyor ve dışarıda anlaşamadığın bu yüzden iletişimi bile kestiğin kişinin aynısından evde var. Uzaklaşamıyorsun, bir şey yapamıyorsun ama bu karakter yapısına sahip kişilere de sinir oluyorsun. Ayy şu an bu konuda empati yapmak beni çok kötü hissettirdi. Umarım herkesin sevebileceği çocukları olur da çocuklar o sevgisizliği hissetmez.
Neysee Claire çok sevdiğim bir karakter değil çünkü bazen ne yaptığını o da bilmiyordu özellikle de evli olmasına rağmen değilmiş gibi takılması rahatsız ediciydi. Karı koca ikisi de aynı yaa bu yüzden mi anlaşabiliyorlar acaba?
İLK DEFA BİR YORUM SINIRINI AŞTIM.
Yazıyı ikiye hatta üçe böldüğüm için kötü hissediyorum ama devamı aşağıda maalesef 😢
(++)