Spoiler içeriyor
Tolstoy, yarattığı karakter üzerinden düşüncelerini aktardığı bir kitap ortaya koymuş. Pozdnışev karakterimiz karısını öldüren ve sebep olarak "kıskançlığını" ortaya süren biri olarak karşımıza çıkıyor. Fakat Tolstoy'un vermek istediği mesaj, gerçekte olan şeyden farklı geldi bana. Tolstoy'a göre Pozdnışev'in karısını öldürmesinin…devamıTolstoy, yarattığı karakter üzerinden düşüncelerini aktardığı bir kitap ortaya koymuş. Pozdnışev karakterimiz karısını öldüren ve sebep olarak "kıskançlığını" ortaya süren biri olarak karşımıza çıkıyor. Fakat Tolstoy'un vermek istediği mesaj, gerçekte olan şeyden farklı geldi bana.
Tolstoy'a göre Pozdnışev'in karısını öldürmesinin nedeni, "kirlenmiş" evliliklerinin, karı koca arasında nefrete zemin hazırlamasına dayanan kaçınılmaz bir sondur.
Oysaki evlenmiş, beş tane çocuk yapmış bu çiftin arasında nefretin esas sebebi ataerkil toplumun kafalarına soktuğu asılsız değerlerdir.
Pozdnışev, ilk sayfalarda genelevlerden çıkmadığını, birçok farklı insanla salt zevk için birliktelik yaşadığını fakat bunu kötü bularak kendine layık "temiz, el değmemiş" bir kızla evlenmek istediğini aktarıyor. Evlendiği kişinin de kendine has mizacının, isteklerinin olduğunu göz ardı ediyor. Özellikle kadının, kendi geçmişini öğrendiğinde ondan soğuma ihtimalini aklına bile getirmiyor. O zamanın Rus toplumunda, erkeklere hak olarak sunulmuş genelev ziyaretlerinin, eşleri tarafından da doğal kabul edileceği düşüncesiyle karısının nefretine geçerli bir neden bulamıyor.
Kadınları insan olarak görmediği için de, fikirlerinin değişeceğine ihtimal vermiyor. Karısı yaş aldıkça içindeki nefreti, hayal kırıklığını dışa vurmaya başlayınca, kadının bedeni ve zihni üzerinde somut anlamda bir kontrolünün olmadığını görmek Pozdnışev'i deliliğe sürüklüyor.
Eşinin kendinden genç ve güzel olması, beş çocuktan sonra sağlığı için kontrol yöntemleri kullanmak istemesi, hatta bir gün kendisinden ayrılma ihtimali eşini, onun gözünde ahlaksız bir şeytana dönüştürüyor.
Böyle saçma bir evlilik üzerinden Tolstoy bize, "Cinsellik kötüdür, kadınların ahlakı çok önemlidir. Yapabilirseniz cinsellik perhizi yaparak Isa gibi temiz kalın. Şehvet sizi kontrol ederse de bol bol çocuk yapmak günahın kefaretidir." tarzında, o zaman için bile sığ olan mesajlar veriyor.
Eşlerin birbirini sevip aynı prensipleri paylaşmaması, çocukların kavga gürültü içinde ziyan olup gitmesi gibi noktalardan bahsedilmemiş.
Bu yobazlıklara ve hastalıklı düşünce yapısına rağmen kitabı severek okudum. Katıldığım noktaları da vardı. Kadınların cinsiyetinden önce, hepimizin benzer gayeleri ve istekleri olan insanlar olduğumuzu hatırlayıp ilkel düşüncelerimizi geliştirme hususunda hemfikirim.
Evlilik hayatında neyi örnek almamanız gerektiğiyle ilgili çıkarımlar yapabilirsiniz. Okumanızı ve hikayeye gizlenmiş motfiler hakkında kendi değerlendirmenize dayanarak bir sonuca varmanızı tavsiye ederim.
♤
"Kârla zararı tartıp, zarar kefesinin ağır bastığını anladıktan sonra kadınlarımız çocuk doğurmaya yanaşmıyorlar."
♤
"Şehvet adamının nefsiyle mücadele ederek kendini frenlemesi mümkündür, ama artık onun kadınlara temiz, kardeşçe duygularla yaklaşmasına olanak kalmamıştır."
♤
"Her kadın dem vurduğumuz yüksek hislerin yalan dolandan ibaret olduğunu, sadece onların vücudunu istediğimiz ve bunun için her türlü densizliğe göz yumacağımız halde giyinişlerindeki en ufak zevksizliği affedemeyeceğimizi bilir."