Billy Milligan'ın Zihinleri, 24 farklı kişiliğe sahip William Stanley Milligan(Billy)'ın hayatını, suçlarını ve psikoterapi sürecini anlatan, The Crowded Room dizisinin de uyarlandığı Daniel Keyes romanı. Yoğun bir içeriğe ve hassas bir konuya sahip olmasına rağmen kitabı bir çırpıda okudum ve…devamıBilly Milligan'ın Zihinleri, 24 farklı kişiliğe sahip William Stanley Milligan(Billy)'ın hayatını, suçlarını ve psikoterapi sürecini anlatan, The Crowded Room dizisinin de uyarlandığı Daniel Keyes romanı. Yoğun bir içeriğe ve hassas bir konuya sahip olmasına rağmen kitabı bir çırpıda okudum ve çok sevdim.
Birçok soygun ve tecavüz suçlarına karışan Milligan'ın dissosiyatif kişilik bozukluğu sebebiyle hapis cezası almaması uzun yıllar sürecek bir tartışmayı ateşleyen fitil olacaktır.
Özellikle çoklu kişilik üzerine çalışan güvenilir doktorların Billy'ye inanması onun gerçekten de bu hastalığa sahip olduğuna şüphe bırakmıyor. Kitapta alter egoların spota çıktığında bakışında, konuşma şeklinde, aksanında hatta yürüme ve oturma şeklinde bile aşırı farkların olduğu, onu gözlemleyen herkesin bunları fark edip şaşırdığı birçok kez anlatılıyor. Belgeselde gösterilen psikoterapi seanslarında ben de bazı farklılıklar yakaladım ve insan analizi yapmayı seven biri olarak onu canlı gözlemleyebilmeyi çok isterdim.
Hem kitapta hem de "Monsters Inside: The 24 Faces of Billy Milligan" belgeselinde Billy'nin işlediği suçlardan kaçmak için yalan söylediği, kişilik bozukluğu yaşamadığı ve çok tehlikeli bir suçlu olduğuna, en iyi ihtimalle de bölünme sayısının abartıldığına inanan çok fazla insan da var. Bu insanlar Billy, doktor ve yazarın ün ve para kazanmak için danışıklı davrandığında sonuna kadar ısrar ediyorlar.
Kendi adıma Billy'ye inanıyorum ve yaşadıklarına gerçekten çok üzüldüm ama Athens yerleşkesinin ve özellikle doktorun tam iyileşmeden onu topluma karıştırmasının çok riskli olduğunu düşünüyorum. Nitekim çok iyiye giden tedavisi imtiyazlar verilip hazır olmadan insanların arasına karıştıkça tersine gitmeye, bozulmaya başlamış. Bu noktada onun doktoru manipüle etmiş olması yüksek bir olasılık maalesef.
İnsanlar ona ikinci bir şans vermek isteseler bile yüzde yüz iyileşmemiş, hala kayıp zamanlar yaşayan ve o süreçte ne yaptığını hatırlamayan birinin denetimsiz dışarda gezmesinden rahatsız olmaları çok doğal bence. İstenmeyen kişiliklerden bazılarının hastalığı insanları tehdit etmek için kullanması, çok manipülatif ve çıkarcı bir insan olması ve kanser olduğu süreçte geçmişte öldürdüğü insanlardan bahsetmesi bu kişileri çok da haksız çıkarmıyor gibi.
*Diziyi izlerken de Billy'nin annesine gıcık olmuştum ama kitapla birlikte bu nefrete dönüştü. Yalnız kalmamak ve iyi bir yaşam sürmek için çocuklarından birini açıkça kurban etmesini asla kabul edemeyeceğim ve asla anlamayacağım.*
Bu vakanın, bir insanın çoklu kişilik bozukluğu tanısıyla işlediği suçlar için ceza almadan hayatına devam etmesiyle literatürde bir ilk olduğundan ve sonraki dönemde hastalığın kabulü/ anlaşılmaya başlanması açısından her türlü çok önemli olduğunu düşünüyorum.