Karanlık bir sokakta, elinde fenerle yürüyen bir adam gibi hissettirdi bu kitap… Şeytanın Çırağı, sadece bir suç hikayesi değil; aynı zamanda insanın içindeki şeytanla yüzleşmesi. Şiro Hamao’nun sade ama etkileyici diliyle, Japon edebiyatının gölgede kalmış yönlerini keşfettim.