Ülkemiz; Dünyanın oluşmasından sonra sorunların asla bitmediği, her türlü canlının yaşamakta ayak dirediği ama asla başaramadığı, ne zaman bir mutluluk ve huzur zerresi gözükse başka bir olayın peyda olduğu, dört tarafı kederlerle ve bir o kadar beşerî ve doğal afetle…devamıÜlkemiz;
Dünyanın oluşmasından sonra sorunların asla bitmediği, her türlü canlının yaşamakta ayak dirediği ama asla başaramadığı, ne zaman bir mutluluk ve huzur zerresi gözükse başka bir olayın peyda olduğu, dört tarafı kederlerle ve bir o kadar beşerî ve doğal afetle bezeli kara parçasıdır. Ülkemizin geçim kaynağı yazları yangınlar sonrası mahsul vermeye başlayan otel turizmiyle, kışları da vatandaşın ekmek ve ısınma parasını verip ölüm ya da sıtmaya razı bırakılmalarıyla sağlanmaktadır.
Ülkemizin her yeri yaşamla benzer biçimde, zorlu ve yamalı simsiyah asfaltlarla donatılmıştır. Bu yollar istikbalimizi sağlamlaştıracak gençlerimizin yollarına duvarlar örerek, başka ülkelerin zenginlerine zenginlik katarak yapıldığı için bizim için son derece önemlidir. Ülkemizin kadınları, çocukları ve hayvanları da sokakları daha fazla eskitecekleri ve onların o müthiş güzelliklerini bozacakları için rahatça dolaşmaları değerli büyüklerimiz ve bir o kadar önemli erkeklerimiz tarafından ellerinden alınmıştır.
Her gün başka bir hadisenin cereyan ettiği ülkemizin en önemli eğlence kaynağı da haberlerdir. Doğan her vatandaş ülkenin bu eğlencesinde olmak zorundadır ve yarın öbür gün ben de haber kanallarında rol alacağım endişesiyle yaşamaya çalışmaktadır. Eğer haberi yapan şahıslar, oyunbozanlık yaparak,ülkemizin aristokrat sınıfı hakkında doğru bilgileri vatandaşımıza satmaya çalışırsa da onlar en kesin biçimde susturulmalıdır. Çünkü, itibar kaybına asla yer vermeyerek, her zaman, her koşulda sarayımızı korumalıyız.
Bir de ülkemizin aydınları vardır, bu güzellikleri bozmaya çalışan ve bizi bilim, sanat, ahlak bakımından eğitmeye çalışan aydınlarımız. Bunlara karşı verilen savaşımızda gerek onları hapse atarız, gerekse de aydın kelimesinden yola çıkarak onları yakmaya çalışarak aydınlanırız. Halkımızın, bu tip şeyleri asla affetmez.
Mamafih değerli ülkedaşlarım, her ne olursa olsun,dünyanın en nadide ülkesindeyiz ama bu toprağı, bu ağacı, şu kız çocuğunu, kucağımdaki yavru kediyi korumak da bizim elimizde. Onların yaşama haklarını elinden alarak yapamayız bunu. Aydınlarımızı yok sayarak, hurafe zincirine ortak olarak, kitap yüzü açmayarak, gözlerimizi kör, kulaklarımızı sağır tutarak yapamayız bunu. Verdiğiniz bir oy, eğittiğiniz bir çocuk,diktiğiniz bir fidan, paylaştığınız bir ekmek bile çok önemli. Umarım, yaptığınız her davranışı, birlikte yaşadığımızı bilerek yaparsınız.
Biz bu ülkeyi çok seviyoruz ama onlar gibi değil.
(Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşcesine)