Spoiler içeriyor
Bu kitap, Mara adında genç bir kadının istemediği bir kaderle yüzleşmesini konu alıyor. Hayatı boyunca kutsal seçilmişlerden biri olmak üzere yetiştirilen Mara, hiçbir zaman seçileceğine inanmamış ve sade bir hayat kurmanın hayalini kurmuştur. Fakat kehanet gerçekleşir ve Güneş onun üzerine…devamıBu kitap, Mara adında genç bir kadının istemediği bir kaderle yüzleşmesini konu alıyor. Hayatı boyunca kutsal seçilmişlerden biri olmak üzere yetiştirilen Mara, hiçbir zaman seçileceğine inanmamış ve sade bir hayat kurmanın hayalini kurmuştur. Fakat kehanet gerçekleşir ve Güneş onun üzerine doğar.
Tapınağa, Apollon’a sunulmak üzere gönderildiğinde kaderi bambaşka bir yöne sapar. Çünkü karşısına çıkan Tanrı Apollon değil, onun ölü ikiz kardeşi Rae’dir. Kehanet ve Troya’nın Tanrısı.
Mara artık sadece kendi hayatını değil, Troya’nın kaderini de belirleyecek bir seçimle karşı karşıya kalır.
Kapak tasarımı beni ilk bakışta etkiledi; sadece estetik olarak değil, kitabın ruhunu da taşıyor olması çok hoşuma gitti. Kutulu setin tasarımı da aynı şekilde çok güzel. İçinden ana karakterlerin ayraçları ve poster çıkıyor. Posteri beğendim, ama kitabın arka kapağının içindeki görsel olsaydı bence çok daha güzel olurdu. En çok onu beğendim çünkü.
Kitabı ilk kez Wattpad’de okumuştum. Bir gün basılacağını umutla hayal ederdim. Şimdi o hayal gerçeğe dönüştü ve bu satırları elimdeki baskısıyla okumak beni tarifsiz bir şekilde mutlu ediyor.
O ilk okuduğumdaki heyecanı, o sabırsız merakı bulamayınca biraz üzüldüm. Sanırım bu, ikinci kez okuyuşumdan kaynaklanıyor; çünkü artık neyin ne olduğunu biliyorum ve bu farkındalık heyecanı gölgeliyor.
Okurken çeviri bir kitap okuyormuşum hissine kapıldım, ki bu benim için olumlu bir şey. Çünkü fantastik türde en başarılı örnekler bana göre yabancı yazarlardan geliyor. Bu nedenle, bir Türk yazarın böylesine sağlam, etkileyici ve kendine özgü bir evren kurgulaması hem gurur verici hem de takdire şayan.
Karakterlerin içsel yolculukları ve birbirleriyle olan samimi diyalogları beni oldukça etkiledi. Her sahnede ayrı bir keyif aldım; ikisini de tanımak ve takip etmek güzeldi. Özellikle erkek karakterin, kadın karaktere karşı sergilediği nazik ve olgun yaklaşım, kalbimde yer etti diyebilirim. Toksik erkek karakterlerden uzak, centilmen ve anlayışlı bir figür okumak, gerçekten özlediğim bir şeydi. Bu yönüyle kitap beni fazlasıyla tatmin etti.
Serili kitaplarda pek hoşlanmadığım şeylerden biri, daha ilk kitapta ana karakterlerin smut sahnelerle karşı karşıya kalması. Bu durum bana çoğu zaman aceleye getirilmiş ve yapay geliyor. Çünkü serilerde ilk kitaplar genellikle evrenin tanıtıldığı, karakterlerin temellerinin atıldığı bölümlerdir. Bu yüzden karakterlerin birbirlerine bu kadar hızlı yakınlaşması, kurguya hizmet etmekten çok, doğallığı zedeliyor gibi hissettirdi.
Fantastik kurgu açısından kesinlikle tavsiye edeceğim bir kitap. Yazar öyle bir evren kurmuş ki, okurken sadece okumuyorsunuz; yaşıyorsunuz. Atmosferin içine çekilmek bu türde her zaman kolay değildir ama bu kitap o etkiyi fazlasıyla yaratıyor. Kurgu hem özgün hem de zekice inşa edilmiş, bu yönüyle de büyük bir övgüyü hak ediyor.
Yazar öyle gerçekçi bir şekilde anlatıyor ki, okurken gerçekten böyle bir dünyanın var olduğuna inanıyorsunuz. Son zamanlarda okuduğum en etkileyici fantastik kitaplardan biriydi. Eğer henüz okumadıysanız, mutlaka şans vermelisiniz; kesinlikle hak ediyor. Özellikle mitolojiye ilginiz varsa bu kitabı bayılarak okuyacaksınız. 🌸
────୨ৎ────
Puanım: 8/10
────୨ৎ────
"Onlara başkaldırmamızı, özgürlüğümüzün peşinde koşmamızı istemiyorlardı; çünkü kadınlar düşündüğünde tehlikeli varlıklara dönüşüyordu. Bizden korkmak istemiyorlardı, bizi evlerinde altından bir lir gibi sergilemek istiyorlardı."