Spoiler içeriyor
işte bu film hakkında bir şeyler yazılmasını hak ediyor. yeni bir çiftlikte farklı bir hayatın zorlukları ekseninde başlayan hikaye daha derin, ahlaki ve toplumsal hususlara parmak basıyor. ağızdan çıkan her söz kişinin iddiasıdır. ben doğruyum, ben adaletliyim gibi ifadeler kullanırsan…devamıişte bu film hakkında bir şeyler yazılmasını hak ediyor. yeni bir çiftlikte farklı bir hayatın zorlukları ekseninde başlayan hikaye daha derin, ahlaki ve toplumsal hususlara parmak basıyor.
ağızdan çıkan her söz kişinin iddiasıdır. ben doğruyum, ben adaletliyim gibi ifadeler kullanırsan veyahut bu iki özeliği yaratıcıdan istersen bunlarla sınanırsın. adalet düşüncesi vücuda bir anda zuhur etmeyeceği gibi iddia sahibi kişiyi adaletini sınayacağı olaylarla karşı karşıya bırakır. andres, filmin başında adaleti ve doğruyu tercih eden bir konumda iken ve bu durumu komşum gibi olamam diye belirtirken daha sonra eline fırsat geçtiğinde şüphe etmeden komşusuna benzer davranışlarda bulundu. adaleti ve doğruluktan sapma fırsatı elde ettiğinde bunu kullandı ancak kendisinin böyle olamayacağını birkaç kez ifade etmişti.
tabii bu durumu iyi, kötü ile savaşa girerse iyinin bile kötüleşeceği şeklinde de yorumlayabiliriz. din olgusu da zaten en kötüye karşı bile merhametli davranılırsa kötünün mağlup olacağını anlatır. bu inanç bizim kültürümüzde de bir hayli yoğundur dolayısıyla filmlerimizde çok işliyor bahsini ettiğimiz durumu.
sinemada sinek ve beraberinde gözüken karakter, hikayenin kötüsünü işaret eder. nuri bilge ceylan da bu metaforu ahlat ağacında kullanmıştı. filmde de iki kez sinek ile andres'in art arda gördük ki bu da andres'in yolunu kaybettiğine ve kalbinin katılaştığına bir işaret.
hikayenin başlarında eve domuz girmişti, andres bunu fark edince kapıya ahşaptan bir eşik yaptı. olaylar ilerledikçe bu kez eve bir köpek girdi ve sosisi yedi. andres bu sefer buna önlem almak yerine köpeği öldürdü. karakterin değişimine işaret eden paralel iki olay.
andres eşi ölünce domuzlar için yaptığı eşiği yıkıyor. bence bu eşiğin bir diğer anlamı andres karakterinin ruhundaki bir eşiği aşması ve iyiden kötüye geçişini simgeliyor nitekim bu olaydan sonra karakter gittikçe acımasızlığa bürünüyor.
film duyarsız, sadece maddi konuları çözdüğünü düşündüğünde iyi bir ebeveyn olduğunu zanneden baba figürünü de unutmamış. bizim kültürümüzde de böyledir. baba çocukları için para kazandığında veya miras bıraktığında kusursuz babalık yaptığını zanneder ancak çocuklarına ilgi, sevgi, merhamet aşılamayı ve maddi olduğu kadar manevî olarak da gelişimlerinden sorumlu olmayı hiçe saymayı ihmal etmez. ilgi görmeyen bir eş, sevgi görmeyen çocuklarla kuşanmış bir aile görünümlü insan topluluğu meydana gelir.
tam emin olamasam da arazideki bataklık ile bu sevgisizlik, ihmalkarlık ve sapkınlığın bir bağlantısı olduğunu düşünüyorum. filmin sonuna kadar kurumadı. andres, yaşadığı içsel çatışmanın ardından nehri temizleye gitti, muhtemelen bu farkındalıktan sonra bataklık kuruyacaktır. filmde görmedik ama sanırım izleyiciye bırakılmış bir konu.
film görsellik açısından kusursuz, olabildiğince müzik kullanılmamaya çalışılmış çünkü filmin sunuluş şekli ve hikayesi başlı başına takdir edilesi. 2 saat 45 dk ara vermeden izledim, devam etse bir iki saat daha izlerdim muhtemelen. isterseniz iki kısım halinde izleyin isterseniz tek parça ama kesinlikle bu filme şans verin..