İLK VE SON: Bir İlişkinin Açılıp Kapanan Sekmeleri İlk sahnede bakıyorsun, iki kişi arabada... konuşmalar yavaş, fonda belli belirsiz bir şarkı çalıyor ve sen daha bunlar sevgili mi, düşman mı demeden pat! Zaman kayıyor. Bir bakmışsın üç yıl önceye, sonra…devamıİLK VE SON: Bir İlişkinin Açılıp Kapanan Sekmeleri
İlk sahnede bakıyorsun, iki kişi arabada... konuşmalar yavaş, fonda belli belirsiz bir şarkı çalıyor ve sen daha bunlar sevgili mi, düşman mı demeden pat! Zaman kayıyor. Bir bakmışsın üç yıl önceye, sonra beş ay sonraya, sonra ilk kavgalarına, sonra son sarılmalarına. Dizinin adı "İlk ve Son" ama sen bu ikisini ayırt edemiyorsun çünkü ilişki, bildiğin zamansal döngü gibi. Sanki Christopher Nolan romantik komedi yazmış ama depresyonda yazmış.
sinematografi? Ah o sinematografi... 4:3 oranıyla resmen diyor ki: Sen bu diziyi geniş ekranda izlemeyi hak etmiyorsun, çünkü ilişkiler de geniş değil artık, dar. Nefes alacak yer yok. Buyur buradan yak.
Kamera, karakterlere o kadar yaklaşıyor ki, Acaba araya girsem de sorunlarını çözsem mi? hissine kapılıyorsun. Yakın planlar, titreşimli kamera ve soluk pastel renkler… yani bir çifti izlerken hem göz tansiyonun yükseliyor hem de estetik algın tavana çıkıyor. Peki Mizah Nerede? Gizli. Gizli ama gerçek. Çünkü bu dizinin mizahı, bildiğin abi biz de aynısını yaşadık mızmızlanmasıyla geliyor. Mesela bir tartışma sahnesi var, Salih Bademci diyor ki:
— Ben sustuğum zaman da konuşuyorum aslında.
Ve sen o an, eski sevgiline attığın 142 tane mesajın neden yazıldığını hatırlıyorsun. Bu dizide mizah, kahkaha değil. Bu dizide mizah, lan harbiden biz niye böyleyiz? tokadıyla geliyor. İlişkiyi izliyorsun, önce gülüyorsun, sonra dur dur bu benim hayatım diyip sesi kısıyorsun, sonra açıyorsun, çünkü bağımlılık.
Detaylar mı? Ulan Detaylar! Evdeki sandalye açıları bile karakterlerin ruh halini anlatıyor. Salih Bademci’nin oturduğu yer hep biraz eksik ışıklı, Özge Özpirinçci’nin bakışı ise sanki bi cümle daha kurarsan kalp krizi geçiririm seviyesinde. Dizi o kadar gerçek ki, araya girip Bakın bence biraz ayrı kalmanız size iyi gelir demek istiyorsun. Finale doğru? Zaman çizgileri iyice kırılıyor, sahneler üst üste biniyor ve artık neyin ilk neyin son olduğunu sen bile çözemiyorsun. Ki zaten dizi sana şunu diyor:
> İlk ve son diye bir şey yok. İlişkiler sadece orta sahada top çeviriyor.
Sonuç? İlk ve Son, bir aşk hikayesini değil, bir ilişkiyi izleyicinin üzerine çökerterek anlatıyor. Sevgilinle izlersen tartışırsın. Eski sevgilini hatırlarsan yazmazsın. Çünkü bu dizi terapi gibi ama faturasız.
Bittiğinde tek düşündüğün şey şu
Acaba biz nerde hata yaptık?
Cevap geliyor:
Zamanlamada.