Spoiler içeriyor
Uzun süredir romantik bir kitap okumuyordum be yazın biraz ağır kitaplara ara verip daha çerezlik tatlı kitaplar okuyan insanlara özendim bir anda. Arkadaşım da bunu önerince dedim ki neden olmasın. Liz ve Wes hayatımda gördüğüm en güzel çift olabilir belki…devamıUzun süredir romantik bir kitap okumuyordum be yazın biraz ağır kitaplara ara verip daha çerezlik tatlı kitaplar okuyan insanlara özendim bir anda. Arkadaşım da bunu önerince dedim ki neden olmasın. Liz ve Wes hayatımda gördüğüm en güzel çift olabilir belki de.
İkilimiz çok uzun süredir karşı komşular ve kitabımız lise sonda başlıyor. Wes, Liz için onu sinir eden, araba park yerine göz koymuş haylaz bir komşu sadece. Liz ise Wes için çok uzun süredir onu sinir etmeye çalışan, çünkü sinirlendiğinde çok tatlu olduğunu düşündüğü komşusu. Yani hikayemiz aslında Wes'in çok uzun süredir Lib'e aşık olması üzerine kurulu fakat biz bunu kitabın ilerleyen sayfalarında anlıyoruz. Liz bir gün çocukluk aşkının tekrar mahallelerine taşındığını ve okula geldiğini görüyor. Aklından ise lise son gündemi olan baloya Michael adındaki bu çocukla gitmekten başka şey geçmiyor. Bunun için ise kızımız sinir olduğu Wes'den yardım istiyor ve böylece işbirliği yapıyorlar. Tabiki işler kimsenin beklediği gibi gitmiyor ama Wes'in umduğu gibi gittiğini söyleyebiliriz. Küçük ama mükemmel ötesi anlar yaşıyorlar, Wes zaten biliyor ama Liz de ne kadar uyumlu olduklarınu ve yan yana ne kadar mutlu olabildiklerini görüyor. Bir şekilde Liz de farkına vardıktan sonra zorlu bir yoldan geçerek birbirlerine kavuşuyorlar.
Burada Liz'in akıllanmaz bir romantik olduğunu görüyoruz. Annesini küçükken kaybettiği için onu içinde yaşatmaya çalışıyor. Bunu yaparken de aslında kendini ona göre şekillendirmeye başlıyor. Annesi romantik komedi filmlerine bayılan ve senaristlik yapan akıllanmaz bir romantik olduğu için Liz de böyle oluyor diyebiliriz aslında. Bu yüzden Wes onun için ilk başta bir seçenek olmuyor fakat onu tanıdıkça ve sevildikçe doğru kişi olduğunu görüyor.
Birbirlerine kavuştukları ilk kitabın ardından ikinci kitap çok da hoş başlamıyor. Beraber üniversiteye gidiyorlar ve mükemmel iki hafta geçiriyorlar. Wes inşaat mühendisliği okuyor, beyzbol takımına giriyor ve Liz ise çok istediği o müzikle alakalı bölümü kazanıyor. Fakat 2 haftanın sonunda Wes'in babası ölüyor. Annesi yıkılıyor ve Wes kız kardeşine bakmak için üniversiteyi bırakıyor. Sonrasında ise gerçekten berbat halde olduğu için Liz'den ayrılıyor. Bunu kabullenemeyen Liz'e ise onu aldattığı yalanını söylüyor ve ilişkileri tamamen bitiyor. İki yıl sonrasında her şeyi toparlayabilen Wes geri üniversiteye ve takıma dönüyor. Bunları başardıktan sonra Lizine de geri kavuşmak istiyor ama Liz beklediğinden çok farklı birine dönüşmüş oluyor. Spordan hiçbir şey anlamayan Liz, beyzbol takımının belgeselini hazırlayan ve sosyal medyasına içerik çıkaran bir fotoğrafçı olmuş, büyük bir evde 4 arkadaşıyla yaşayan ve partilere giden birine dönüşmüş. O tatlı romantik kızın olmadığını ve gerçekten havalı birine dönüştüğünü gören Wes'in işi tabiki beklediğinden çok zor oluyor. Fakat yine bir şekilde kavuşuyorlar ve mükemmel çiftimizi bu sefer gerçekten çok zor olaylar sonrasında kavuşmuş görüyoruz.
Bu kitap hakkında en fazla beklentimi karşılamayan şey hep flört aşamasını izlememiz. Hiçbir zaman sevgili oldukları ve ilerledikleri o noktaya ulaşamadığımızdan bu beklentimi karşılayamadı. Onun dışında her şey benim için tatlıydı. Gerçekten unutulmaz bir çift oldu diyebilirim.
İki kitap için;
✔️9/10
'15.07.25~18.07.25