her ne kadar huxley'in cesur yeni dünya'sı ya da orwell'ın 1984 adlı romanı kadar bilinmese de 'kallokain' distopya türünün önemli ve temel eserlerinden biri. 𝐤𝐚𝐥𝐥𝐨𝐤𝐚𝐢𝐧, gelecekte askeri disiplinle yönetilen oldukça baskıcı bir devlette geçiyor. baskıcıyı biraz açıklayalım: ->her bireyin devlete…devamıher ne kadar huxley'in cesur yeni dünya'sı ya da orwell'ın 1984 adlı romanı kadar bilinmese de 'kallokain' distopya türünün önemli ve temel eserlerinden biri.
𝐤𝐚𝐥𝐥𝐨𝐤𝐚𝐢𝐧, gelecekte askeri disiplinle yönetilen oldukça baskıcı bir devlette geçiyor. baskıcıyı biraz açıklayalım:
->her bireyin devlete hizmet ettiği
->özel hayatın tamamen yok olduğu
->insanların birbirine güvenmediği ve sürekli gözetlendiği bir yer orası.
->çocukların sekiz yaşından itibaren devlet tarafından el konulup sıkı bir eğitim ile yetiştirildiği, yetişkinlerin ise zorunlu olarak askerlik yaptığı ve daha onlarca kural ve yasaya dayanan totatiler bir devlet.
ana karakterimiz olan leo kall devlet için çalışan bir kimyager. bir gün insanların bilinçaltındaki tüm düşüncelerini açığa çıkaran bir ilaç icat ediyor: kallokain*¹
bu serum sayesinde/yüzünden -kelime seçimi oldukça riskli bu noktada, her an silah arkadaşları gelip beni tutuklayabilir💂🏻♀️ ama neyse biz düşüncelerimizden sakınmayalım- öhm. bu serum yüzünden
kimse düşüncelerini gizleyemeyecek, aşının yapıldığı kişi hayatındaki giz'leri, en mahremlerini, duygularını, hislerini ilh. hiç beklemeden ortaya dökecektir.
kitap da genel manada kall'ın bu aşıyı piyasaya sürmesini ve devletin bunu sahiplenip şikayet edilen her bir bireyin üzerinde kullanılmasını konu alıyor.
𝐥𝐞𝐨 𝐤𝐚𝐥𝐥: yukarıda da dediğim gibi devlet için çalışan bir bilim insanı. toplumdaki her birey gibi o da korkuyla büyümüş, devlet'e olan sadakati sorgusuz bir inanca dönüşmüş tabiri caizse sistemin 'malı' haline gelmiş bir bilimadamcağız.
leo insanların dürüst olmasını istemesine rağmen kendinden bile gizlediği hislerinden fazlasıyla korkuyordu. belki de bu sebepten ötürü kallokain'ini icat etmiştir he?
𝐫𝐢𝐬𝐬𝐞𝐧: leo'dan üst kademede olan bir meslektaş. sistemi sorgulayan ama isyan etmeyen, 'düşünen' ama açık açık dile getirmeyen biri.
leo'nun rissen'e karşı duyduğu hisler ve takındığı tavırlar kitap boyunca gözümüze çarpıyor. bu hislere biraz hayranlık biraz da kıskançlık diyebiliriz. nasıl mı oluyor? şöyle: rissen'in yaşamında ve konuşmalarından anladığı sistemi gerçekten 'kabullendiği' hissi leo'yu rahatsız ediyor. bunun sebebi de rissen'in ona bastırdığı şeyleri hatırlatması.
gerçekte de böyle değil midir zaten, karşımızdakini en çok eleştirdiğimiz nokta, kendimizde beğenmediğimiz/noksan olduğumuz noktadır yazık ki.
ne tesadüftir ki leo'nun sorgulamaya başladığı zamanla rissen'e sempati duyması aynı zamana denk geliyor. çıkarımı buradan da tasdikleyebiliriz tabi.
hülasa kitap da sık sık bu iki arkadaşın örtülü bir şekilde çatışmasını önümüze çıkarıyor.
şaka maka arkadaşlar bir an düşünün artık sadece söylediklerinizden değil, aklından geçenlerle bile yargılanıyorsunuz. durumun ne kadar vahim olacağını görebiliyorsunuz değil mi :')
------
¹ingilizcede ‘kargaşa, kıyamet’ anlamına da gelen ‘cain’ kelimesi– ki tarihteki ilk cinayet olarak anlatılan habil ile kabil hikâyesinde kardeşini öldüren kabil’in ingilizce adı da cain’dir.– kitapta bu ilacı bulan bilim insanı leo kall’ın soyadı ile birleştirilerek ‘kall o’ cain’ yani ‘kall of cain’ şeklinde kullanılmış, böylece ‘kıyametin sorumlusu kall’ misali bir kelime oyunu yapılarak bu ilacın olumsuz sonuçlarına gönderme yapmak istenmiş olabilir. Aynı zamanda ‘kall’ kelimesi isveç dilinde ‘soğuk’ anlamına geldiğinden ‘kıyamet soğuğu’ gibi anlamlar çıkarmak da mümkündür ancak yazarın bu gibi kelime oyunları yapmak istediği kesin olarak bilinmemektedir.
💉"insan yaşamının geri kalanı boyunca bir şimdiye ihtiyaç duyar, anlıyorsunuz ya geçmiş zamanların hatırası yetmez. bu öyle katlanılmaz geliyor ki insan bir zamanlar her şeye hazırlıklı olduğunu düşünmüşse bile.. ama insan utanıyor, hayatında anlamı olan tek âna ihanet etmekten utanıyor. "
💉"öyle ki hastalıklı olmak bir norm, sağlıklı olmaksa korkulacak bir şey hâline gelmiş."
💉"korku bizi ele geçirdiği zaman yapacak tek bir şeyimiz kalıyor,saldırmak. işin kötüsü ne yöne saldırmamız gerektiğini de bilmiyoruz."
💉"anlamalısın, dünyada böylesine bir neşe varken ve bütün özlemlerin bir amacı varken mutsuzluk bile umutsuzluk değildir."