Web yapım aşamasındadır.
En iyi deneyim için mobil uygulamamızı
indir.
hanshiro"Arzularım artık bana mizacımın tamamen öznel, iktidarsız ve boş ürünleri gibi görünüyordu. O andan itibaren bütün cazibesini ve anlamını kaybeden…devamı"Arzularım artık bana mizacımın tamamen öznel, iktidarsız ve boş ürünleri gibi görünüyordu. O andan itibaren bütün cazibesini ve anlamını kaybeden gerçeklikle, tabiatla arzularım arasında hiçbir bağlantı kalmıyordu; tıpkı bir yolcunun trende vakit öldürmek için okuduğu romanın kurgusuyla içinde bulunduğu vagonun ilişkisi gibi, gerçekliğin hayatımla ilişkisi de, ona tesadüfi bir çerçeve oluşturmaktan ileri gitmiyordu."
(Sayfa 149)
7m
1 beğeni
Yanıtla
hanshiro"Şüphesiz bu hayatımız, içimizde kendini belli etmeden, ağır ağır ilerler; anlamı ve görünümü bizim için değişmiş olan, bize yeni kapılar…devamı"Şüphesiz bu hayatımız, içimizde kendini belli etmeden, ağır ağır ilerler; anlamı ve görünümü bizim için değişmiş olan, bize yeni kapılar açan gerçekleri keşfetme hazırlığına, aslında çok önceden, ama farkına varmadan başlarız; bizim gözümüzde geçerlilik kazandıkları tarih ve saat ise, görünür oldukları dakikadır. O anda çimenlerin üzerinde koşup oynayan çiçekler, güneşte akan su, gerçeklerin görüntüsünü çevreleyen bütün manzara, bilinçsiz, dalgın çehresiyle bu gerçeklerin hatırasına daima eşlik eder; şüphesiz bu tabiat parçası, o bahçe köşesi, mütevazı bir yolcu, hayal kuran bir çocuk tarafından -kalabalığın arasında kaybolmuş bir anı yazarı tarafından incelenen bir kral misali, uzun uzun seyredildiklerinde, ileride, en geçici özelliklerine varıncaya kadar, onun sayesinde yaşatılacaklarını hiç düşünmemişlerdir; oysa coşkunluğum, çit boyunca uzanan, yakında yerini yabangüllerine bırakacak olan akdikenlerin kokusunu, iki yanı ağaçlı, çakıllı bir yolda yankısız bir ayak sesini, ırmakta yetişen bir bitkiye yapışarak bir anda patlayıveren su kabarcığını yılların ötesine taşımayı başarmış, bu arada etraftaki yollar silinmiş, o yolların üzerinde yürüyenler de, onların hatırası da ölmüştür. Bazen bu şekilde bugüne kadar gelmiş olan manzara parçası öylesine tek başına ve her şeyden uzakta belirir ki, zihnimde çiçekli bir Delos gibi başıboş yüzer, hangi ülkeden, hangi iklimden -belki de sadece hangi rüyadan- çıkıp geldiğini bilemem."
(Sayfa 171-172)
7m
2 beğeni
Yanıtla
hanshiro"Belki içimdeki yaratıcı inanç tükendiğinden, belki de gerçeklik ancak hafızada biçimlenebildiğinden, bana ilk kez gösterilen bir çiçeği gerçek bir çiçek…devamı"Belki içimdeki yaratıcı inanç tükendiğinden, belki de gerçeklik ancak hafızada biçimlenebildiğinden, bana ilk kez gösterilen bir çiçeği gerçek bir çiçek gibi göremiyorum artık."
(Sayfa 172)
7m
Yanıtla
hanshiro"Gençlikte, âşık olduğumuz kadının kalbine sahip olmayı hayal ederiz; daha ileri yaşlarda, bir kadının kalbine sahip olduğumuzu hissetmek, ona âşık…devamı"Gençlikte, âşık olduğumuz kadının kalbine sahip olmayı hayal ederiz; daha ileri yaşlarda, bir kadının kalbine sahip olduğumuzu hissetmek, ona âşık olmamıza yetebilir. Dolayısıyla, özellikle aşkta öznel bir hazzın peşinde koştuğumuz ve bu yüzden de bir kadının güzelliğine duyulan hayranlığın aşkta en baskın unsur olmasının beklenebileceği yaşta, aşk -en fiziksel aşk bile- temelinde, başlangıcında bir arzu olmadan doğabilir. Bu yaşa gelinceye kadar, hayatımızda aşka birçok kez maruz kalmışızdır; aşk artık şaşkın ve edilgen kalbimizin karşısında tek başına, kendi meçhul ve kaçınılmaz yasalarına göre ilerlemez. Ona biz destek olur, hafızanın yardımıyla, telkinle yönlendiririz onu. Belirtilerinden birini tanıdığımızda, hatırlayarak diğer belirtileri canlandırırız tekrar. İçimizde baştan sona kayıtlı olan aşkın şarkısını ezbere bildiğimizden, şarkının devamını getirebilmek için, -güzelliğin esinlediği bir hayranlıkla dolu başlangıç notalarını bir kadının söylemesine gerek duymayız. Kadın şarkıyı ortasından -kalplerin birbirine yaklaştığı, iki kişinin bundan böyle sadece birbirleri için var olacaklarından söz ettikleri noktadan- söylemeye başladığı takdirde de, bu müziğe yeterince alışkın olduğumuzdan, beklenen notalarda hemen karşımızdakine katılıveririz."
(Sayfa 185-186)
7m
Yanıtla
hanshiro"Hayatını idealindeki bir hedefe adamaktan vazgeçeli, günlük tatminlerin peşinde koşmakla sınırlayalı o kadar uzun zaman olmuştu ki, açıkça itiraf etmese…devamı"Hayatını idealindeki bir hedefe adamaktan vazgeçeli, günlük tatminlerin peşinde koşmakla sınırlayalı o kadar uzun zaman olmuştu ki, açıkça itiraf etmese de, bu durumun ölünceye kadar değişmeyeceğini düşünüyordu; üstelik, zihninde artık yüce fikirler bulamadığından, tam olarak inkâr edememekle birlikte, bu tür fikirlerin gerçekliğine de inanmaz olmuştu. Dolayısıyla, meselelerin özünü bir kenara bırakmasına imkân tanıyan önemsiz düşüncelere sığınmayı alışkanlık haline getirmişti. "
(Sayfa 198)
7m
1 beğeni
Yanıtla
hanshiro"Biliyor musun, insanlar ikiye ayrılıyor: Yüce gönüllü olanlar ve olmayanlar; ben artık insanın hangi tarafta yer alacağına, kimi sevip kimi…devamı"Biliyor musun, insanlar ikiye ayrılıyor: Yüce gönüllü olanlar ve olmayanlar; ben artık insanın hangi tarafta yer alacağına, kimi sevip kimi önemsemeyeceğine kesin karar vermesi gereken yaşa geldim; bir yaştan sonra insan sevdiklerine bağlanmalı, diğerleriyle harcanan zamanı telafi etmek için onlardan ölünceye kadar ayrılmamalı bence. Işte" diye ekliyordu, hafif bir heyecanla, pek farkına varmasak da, bir şeyi doğru olduğu için değil, söylemek hoşumuza gittiği için söylediğimizde, kendi sesimizi içimizden değil, dışarıdan geliyormuş gibi dinlediğimizde sesimize yansıyan heyecanla, "ben de kesin tercihimi yaptım, sadece yüce gönüllü insanları sevmeye ve daima onların arasında yaşamaya karar verdim."
(Sayfa 234)
7m
1 beğeni
Yanıtla
hanshiro"O"nun ne olduğunu anlamaya çalışıyordu; çünkü aşkla ölüm arasındaki en büyük benzerlik, her zaman sözü edilen muğlak benzerlikler değil, her…devamı"O"nun ne olduğunu anlamaya çalışıyordu; çünkü aşkla ölüm arasındaki en büyük benzerlik, her zaman sözü edilen muğlak benzerlikler değil, her ikisinin de bizi gerçekliğini kavrayamamaktan, elimizden kaçırmaktan korktuğumuz kişiliğin sırrını daha derinlemesine sorgulamaya itmeleridir."
(Sayfa 289)
7m
Yanıtla
hanshiro"Belki de gerçek olan hiçliktir ve hayatımız var olmayan bir rüyadır, ama o zaman, bu müzik cümlelerinin de, hayatımızla bağlantılı…devamı"Belki de gerçek olan hiçliktir ve hayatımız var olmayan bir rüyadır, ama o zaman, bu müzik cümlelerinin de, hayatımızla bağlantılı biçimde var olan diğer kavramların da birer hiç olması gerektiğini hissederiz. Biz yok olmaya mahkûmuzdur, ama bizim kaderimizi izleyecek olan bu ilahi esirler, elimizde birer rehinedirler. Onlarla birlikte ölme fikri ise, ölümün acılığını, sıradanlığını, hatta belki ihtimalini de biraz azaltır gözümüzde."
(Sayfa 328)