Spoiler içeriyor
Senaryoyu ve işleyişi beğensem de Walter White karaterini hiç sevmediğim için izlemesi zor bir dizi oldu. Sevmemek hafif kalır hatta bu kadar nefret ettiğim bir başrol hiç hatırlamıyorum. Kibirli insanlara zaten katlanamıyorum ama o hem çok kibirli hem de aşırı…devamıSenaryoyu ve işleyişi beğensem de Walter White karaterini hiç sevmediğim için izlemesi zor bir dizi oldu. Sevmemek hafif kalır hatta bu kadar nefret ettiğim bir başrol hiç hatırlamıyorum. Kibirli insanlara zaten katlanamıyorum ama o hem çok kibirli hem de aşırı bencil biri. Dışarıya yansıttığı sözde düzgün insan profilinin eline fırsat geçince ne hale geldiğini gördük. Walter'ın yaşadığı bariz eziklik psikolojisi ki Skyler'ın ihanetinde de bu açıkça belli oluyor. Hangi güçlü karakter aldatılmayı sineye çekip hiçbir şey olmamış gibi kadını ikna etmeye çalışır? Hayatı boyunca adam yerine koyulmadığı için güç sahibi olduğu anda Tanrı kompleksine girdi. Her şeyi en iyi ben bilirim ben olmazsam siz yoksunuz havalarından tiksindim resmen. Ailesini düşünüyor kılıfıyla her türlü canavarlığı yaptı ama başka insanlara ve ailelere zarar verirken vicdanı sızlamadı bile. Jesse kaç kez ona yaklaşmaya çalıştı ama Walter ve o odalara sığmayan egosu onu küçümseyip yalnız oluşundan vurdu sürekli. Şuraya on sayfa daha sadece Walter nefretimi yazabilirim ama bu kadarı diziyi tekrar izlememem için yeterli bir not olur diye düşünüyorum.
Jesse'ye gerçekten çok üzüldüm. En başta zıplayan arabasıyla gezen, kendi çapında uyuşturucu satan, eğlenceli sıradan bir gençti. Walter bu işe başlamaya karar verdiği andan itibaren çocuğun hayatına karabasan gibi çöktü resmen. Birçok kişi Jesse'nin bunalım haline kızıyor ama Walter'ın istediklerini yaptırmak için onu sürekli manipüle etmesi, isteğini yaptıramadığı anda aşağılaması, hakaretler etmesi, özgüvenini bile isteye kırması ve hatta yakınlarına zarar vermesi Jesse'yi bu hale getirdi. Zaten başından beri kimseye zarar vermek istemiyordu ama bencil Walter kendi ölecek diye gencecik bir insanın elini kana bulatmaktan hiç geri durmadı. Dizinin son sahnesinde bile vicdanına yük eklemeye çalışması beni delirtti resmen. İnsanlara ve özellikle de çocuklara karşı çok hassas olduğu için kendisi yüzünden birilerinin zarar görmesini atlatamamasına hiç şaşırmadım. Daha düzgün bir ailesi olsa en baştaki uyusturucu işlerine bile bulaşmayacaktı belki. Kalbimin köşesinde yeri olan karakterlerden biri oldu Jesse.
Dizide bir diğer nefret ettiğim kişi de Skyler. Başta haklı olduğu yanlar vardı ama ne zaman ki kendine bahaneler uydurup kanser hastası kocasını aldattı bu karakteri hiç sevmeyeceğim kesinleşmiş oldu. Bazı evlilerin arada başkalarıyla takılmayı normalleştirme çabası midemi bulandırıyor. Sadece dizi bazında değil gerçek dünyada da böyle ilişkiler gittikçe artıyor maalesef. Ben eski kafalı(!), tek kişiye sadık kalınan ilişkileri sonuna kadar savunacağım isteyen istediği kadar genişleyebilir. Walter'a sözde çok kızdı ama paraları görünce anında bambaşka birine dönüştü. İlerleyen bölümlerde yaptıklarıyla da nefretim katlanarak arttı kendisine. Marie'yle ikisine ömür tüketen kız kardeşler adını koydum ve sahneleri çıktıkça küçük çaplı sinir harpleri yaşadım. Marie son bölümlere doğru daha normal bir karakter oldu neyse ki ama Hank'le farklı bir sonları olsun isterdim.
Dizideki favorimse kesinlikle Mike oldu. Kendinden emin, ne yaptığını bilen, soğukkanlı ve tok gözlü oluşu bunda büyük etken. Heisenberg'e göre kat kat fazla derinliği olan bir karakter. Onu daha çok izleyebilmek isterdim.