Ortaokulda daha birinci kitap wattpad'de yayınlanıyorken yayınlanan kısmını okuduğumu ve çok beğendiğimi hatırlıyorum. Hayat Ağacı sembollü bir kolye aradığımı, oraya buraya Zorlu yazdığımı ve hatta bir noktada bayağı ağladığımı da. Ortaokuldan bir arkadaşımla bu kitap sayesinde konuşmaya başlamış ve yakın…devamıOrtaokulda daha birinci kitap wattpad'de yayınlanıyorken yayınlanan kısmını okuduğumu ve çok beğendiğimi hatırlıyorum. Hayat Ağacı sembollü bir kolye aradığımı, oraya buraya Zorlu yazdığımı ve hatta bir noktada bayağı ağladığımı da. Ortaokuldan bir arkadaşımla bu kitap sayesinde konuşmaya başlamış ve yakın olmuştuk hatta. Birinci kitabın dahi hepsini okuyamadığım için lisede tekrar başlamaya çalıştım ancak 14-15 yaşlarında olmama rağmen, daha ilk sayfalarda karakterler kurgu ve dil oldukça yapay geldiğinden devam etmemiştim. Ancak yine de bu kitabın filmi çıkınca, çocukluğumla tekrar aynı şeylere bakmak için açtım izledim. Yani hiç de önyargılı değildim, castın açıklandığı post önüme düştüğünde de seçimleri beğenmiştim. Hitap ettiği yaş aralığına uygun olacak, filme dönüştürülen her kitabın kaderine uygun olarak basitleştirilmiş (en azından sadeleştirilmek zorunda kalınmış) bir şey bekliyordum elbette ama ilk on dakikası bile atak geçirmeme sebep oldu.
Zeynep'i oynayan oyuncunun sesi, mimikleri inanılmaz itici, Onur'u oynayan aktörün de rol yapamadığını hissediyorsunuz, aşırı kasıyor. Onur'un saçları neden öyle, Burak ve Mert neden Onur'un bütün travmalarını ilk on saniyede yeni tanıdıkları bir kıza açıyorlar, Onur bedeni neden saklamaya karar veriyor, bunlar 19-20 yaşlarında insanlar olarak neden bu kadar saçma davranıp konuşuyor, Zeynep neden daha tanışmadan Onur'a "zaten kırılmış bir kızsın" çekiyor, neden bu kadar hızlı çekim hissiyatı sokuşturuyorlar? Hani 2015'te bir wattpad öyküsü olarak bunlar göze batmadıysa da, kitabı filme çevrilen ilk wattpad eserlerinden olarak senaryo daha makul bir hale getirilemez miydi? Üstelik yanlış hatırlamıyorsam kitap bu kadar da kötü değildi, iyi kötü bir nedensellik vardı + Aralarındaki bağın kurulduğunu, hem bir ekip olarak, hem de aşksal olarak hissettirmişti gayette de. Halbuki filmde, karakterler ergen denerek kotarmak istesek bile, 18-20 yaş aralığı için bile oldukça yapay diyaloglar var. Hani Romeo-Juliet sahnesinden bahsetmiyorum, böyle bir filmi açarken bu dozajlarda cringelik bekleriz zaten (isteriz belki de) ve hatta sahneler hep bu tatta olsa filmi bir noktadan yakalayıp beğenebilirdik bile. Cringelik değil problem, dümdüz kötüydü yani.
Ekranda oldukça yüzeysel, tutarsız, mantıksız, kopuk bir öykü ve anlatım var. Kurgunun nihai tahmin edilebilirlik ve saçmalığı üzerine ekstra yazmaya da gerek yok açıkçası, sonuçta bu tip filmlerin ne olduğunu da biraz bile bile açıyoruz. Her şeyi kendi klasmanında değerlendirmek lazım biraz da.
Sonuç: İzlenmeden nefret edilmesini mantıklı bulmuyorum, izlerseniz zaten sevemeyeceksiniz.