Nbc ve uzun uzun dağ taş çekme sahneleri üzerine çok şey duyduğumdan negatif önyargıya sahiptim ama youtubeda izlediğim bir inceleme üstüne bir şans vermek istedim ve tüm ağır ilerleyişine rağmen sevdim sanırım. Filmde her şeyden önce çok gerçek bir şeyler…devamıNbc ve uzun uzun dağ taş çekme sahneleri üzerine çok şey duyduğumdan negatif önyargıya sahiptim ama youtubeda izlediğim bir inceleme üstüne bir şans vermek istedim ve tüm ağır ilerleyişine rağmen sevdim sanırım.
Filmde her şeyden önce çok gerçek bir şeyler var. Yani film değil de yaşantı izliyormuş gibi hissettiriyor ve bu gerçekten sık rastladığım bir durum değil. Hiç küçük yerde yaşamadım ama film biterken o küçük yerde yaşayan insanın hislerini ve sıkışmışlıgını üstünüzde bırakıyor, rahatsız edici ama gerçek bir his . Karakterler her izleyişinizde farklı bir bakış açısıyla bakıp farklı değerlendirilebilecek karakterler. Mesela ben İdris karakterini izledigim inceleme videosunda apak bulmama rağmen izlerken grilikleri de gözüme çarptı.
Hikayenin sanatsal yönü kuvvetli çoğu yapımın aksine orası size kalmış denmeyip bir sona bağlanması da beni olumlu anlamda şaşırttı ve tatmin etti.
Film spoilersız nasıl özetleyecegimi bilemedigim ama iç dünyaları ve küçük hayatların dahi ne kadar büyük sıkışmışlıklar hissettirebilecegini görmek isteyeceklere önerebileceğim bir yapım, tavsiye ederim.
❗️❗️Burdan sonrası spoiler içerir ❗️❗️
Sinan nasıl cins bir karakterdir ya aşırı sinirlerimi bozdu. Baban ideal bir baba portresi çizmiyor olabilir tamam , annen sana göre pasif bir tutum sergiliyor olabilir ona da tamam ama eşek kadar adam olmuşsun hayatının olmamışlıklarını tüm sorumlulugunu ebeveynlerine yıkmak ve 12 yaşındaymışsın gibi huysuzluk etmek , kendince laf sokuşturup durmak nedir
Allahtan sonradan (sanıyorum askerlikte hayatın gerçekliğini görüp ) yetişkin bir erkek kafasına evrildi de adeta banane banane deyip tepinen bir oğlan çocuğu olmayı bıraktı. Hikaye sonda Sinanın gerçek dünyaya adepte olup babasını anladığını onun da kendi gibi umdukları ve hayal kırıklıkları olduğunu anladığı şekliyle beni tatmin etti. İdris time eksiklerine zaaflarına rağmen niyeti ve çabası o kadar aşikar biriydi ki bir türlü anlaşılamaması beni çok üzdü. Hele Sinan beyin tutup da adamcağızın gerçek dünyada hayal kırıklığına uğramayan ve tutunduğu tek dalı olan köpeğini satmasıyla öyle üzüldüm ki..
O sahne çekilmemiş olmasına rağmen annesinin köpeğin kaybı üzerine ağlamasını anlatmasıyla resmen gördüm ve içim parçalandı. Bu iki ana karakter bana iki ana duygunun temsili gibi göründü, Sinan umutsuzluk, İdris ise hayalkırıklıgı. Ve insanın sığamadıgı dünyalarda hayal kırıklığına rağmen hayal kurması mümkün de umutsuzlukla yaşaması değil sanırım. Belki de bu yüzden Sinanın da büyümesi hayal kırıklığıyla yaşamayı öğrenmesine denk geliyordur...