-Yüzüğünü ver +Her şeyimizi verdik, bunu vermem (vermezse ölecek amk) -Ülkeyi terk etmeliyiz -Tamam, al Kısaca filmin yaratıcılık seviyesi bu. İyi yaptığı şeyler de var; cesur bulduğum sahneler var. Spoiler vermemek için örnek veremiyorum ama şöyle söyleyebilirim: Dramatik sahnelerde genellikle…devamı-Yüzüğünü ver
+Her şeyimizi verdik, bunu vermem
(vermezse ölecek amk)
-Ülkeyi terk etmeliyiz
-Tamam, al
Kısaca filmin yaratıcılık seviyesi bu. İyi yaptığı şeyler de var; cesur bulduğum sahneler var. Spoiler vermemek için örnek veremiyorum ama şöyle söyleyebilirim: Dramatik sahnelerde genellikle seyircinin gözyaşı dökmesi için müzik ve süslemelerle daha duygusal hâle getirirler. Burada o yok (en azından ilk 15 dakikada yoktu) duygusal olmak yerine, olayın ne kadar vahşice olduğunu hissettiriyor. Müzik kullanılmaması bu etkiyi daha da güçlendiriyor.
Kalanı klişelerle dolu; hani boktan aksiyon filmlerinde ana karakter ne isterse olur ya, o burada da var. Ulan kadın konteynerden ışık kaynağı, ekmek, su hem de yedek telefon buldu, daha ne olsun?
Filmin bir müziğini de sevdim; sevme nedenim, çoğumuzun The Last of Us oyununun müziklerinden tanıdığı Gustavo Santaolalla’nın eserlerine benzetmemdi. Gustavo Santaolalla ile alakası yokmuş, ama andırıyor.
Birçok kişinin ve benim de sorguladığım bu konteyner nasıl batmıyor sorusuydu. Çok küçük bir araştırma sonucu batmama ihtimalinin olduğunu anladım, çok düşük bir ihtimal de olsa batmayabiliyormuş ama yavaş yavaş su aldıkça batmak zorunda.
Benim hemen her film için kullandığım bir söz var: Filmlerin Allah’ı senaristtir. Burada ise beş senarist olmasından mıdır bilmem, karakter ne isterse yapabiliyor; ne isterse de yanına spawn oluyor.
Detaylı arasak onlarca hata bulabiliriz; mesela okyanusun ortasında telefon çekmesi gibi ama gerek yok. Bu filmle ilgili şöyle bir yorum görmüştüm, hatta listemde olmamasına rağmen o yorum yüzünden açıp izledim. Yorumu yazan 'dünyanın en iyi hayatta kalma filmi' demişti. Bunu görünce 2-3 dakika aralıksız güldüğümü hatırlıyorum. Nerede gördüğümü hatırlamıyorum, izledikten sonra tekrar aradım ama kaldırılmış gibi duruyor. Sorun filmi sevip sevmemek değil, böyle iddialı bir kelimeyi sanki aşırı bilge biriymiş gibi yazması bana komik geldi.
SPOILER
Neyse, bu film kesinlikle iyi bir film değildi. Su dolu bir konteynerin içinde doğum yapıp kendi yarasını diken, okyanusun ortasında telefon çeken, senarist yardımıyla plastik dolu konteynerden matkap bulup o matkapla konteyneri delen, bir noktadan sonra yamyama bağlamasına rağmen aklını kaybetmeyen, plastik saklama kaplarından mini bot yapan, okyanusun ortasında şans eseri tekneye denk gelen ve dakikalarca nefessiz hatta kalbi durmuş olmasına rağmen kalp masajı ve suni teneffüsle hayata geri dönen, gücü ve bilgi birikiminin nereden geldiği asla açıklanmayan çok güçlü kadın karakterimizin olduğu Nowhere, kötü bir filmdi.
Yeterince açıklayıcı olmuştur diye umuyorum. Verdiğim puan yönetmenlik, sinematografi ve oyunculuğa. İlk dakikalar da fena değildi; konteyner sahnelerinden öncesi yani.
4,96/10