05.10.2026 Hemen herkesin en az bir kez denk geldiği “en korkutucu film” unvanına sahip Sinister’da korkmadık amk. Korkalım diye de izlemedik, filmi açmadan önce böyle bir unvan gerçekten var mı diye merak edip baktık ve gerçekten varmış. 2020’de Science of…devamı05.10.2026
Hemen herkesin en az bir kez denk geldiği “en korkutucu film” unvanına sahip Sinister’da korkmadık amk. Korkalım diye de izlemedik, filmi açmadan önce böyle bir unvan gerçekten var mı diye merak edip baktık ve gerçekten varmış. 2020’de Science of Scare deneyinde birçok filmi geçip birinci seçilmiş ama yok yani, korku beklentisiyle giren biri söverek çıkar gibi geliyor.
Filmin yönetmeni birçok kişinin tanıdığı Scott Derrickson olsa da senaryosunu büyük ölçüde C. Robert Cargill yazmış ve bu ikili aktif olarak birlikte çalışmaya da devam ediyor. Robert Cargill gördüğü bir rüyadan etkilenerek Sinister’ı yazmış ve kısıtlı imkânlarla filmi çıkartmışlar. 3 milyon dolar gibi nispeten düşük bir bütçeyle vizyona girip yaklaşık 90 milyon dolar hasılat elde etmişler ve Blumhouse’un en kârlı işlerinden birini ortaya çıkartmışlar. Aslında arka plan hikâyesi filmden daha etkileyici geldi bana ve daha anlatılır ama filme geri dönelim.
Sinister bir korku hatta gerilim filmi olarak izlenmemeli, evet, türü o ama maalesef sadece gizem tarafı çalışıyor. Aslında pek farklı bir şey de yapmıyor, oldukça klişe olan “cinli ev” olayını klişeleri iyi kullanarak anlatmaya çalışıyor. The Conjuring’in yaptığı gibi klişeleri iyi kullanıyor ama Conjuring’in yaptığı o atmosferi asla veremiyor. Ayrıca Sinister için tamamen kurgusal Bughuul adında bir tanrı/iblis yaratılmış ama filmde neredeyse hiç kullanılamamış.
Sinister filminden çok kolayca bir korku filmi çıkartılabilirmiş aslında ama gizemi daha ön plana atarak farklı bir şeyler denemek istemişler diye yorumladım ben veya gerçekten beceremediler. Aslında korkutmaya çalıştıkları yerlerde de başarılı olamadı, birkaç tane jumpscare yedik ama korkutmadı, hatta geleceği belliydi.
Maalesef bol kusurlu bir film Sinister. Çoğu zaman klişeleri iyi kullansa da karakterlerin aptal yazılmış olması, yer yer izleyiciyi aptal yerine koymaya çalışması ve filmin başında verdiği gizemi çok kötü bir şekilde açıklayıp tatmin etmeyen bir finalle taçlandırması, filmin korku-gerilim olmamasından çok daha büyük bir eksi yazıyor. Aslında izlediğimiz ortamın atmosferi de fena değildi, filmin müzikleri de iyiydi, hatta yavaş anlatımına rağmen sıkılmadan izletti ama maalesef Sinister korku filmi olmayı seçmemiş.
Ayrıca Scott Derrickson’ın ne garip bir filmografisi varmış amk.
6,64/10