Bu kısa filmi çok seviyorum ve genelde öğrencilerime de izletiyorum. Çok çok az örnek gösteriyor olsa da dünyaya medeniyetin batıdan yayıldığı düşüncesini sorgulatması ve gerçek kaynaklardan araştırma yapma hevesi vermesi açısından çok başarılı ve ilgi çekici. Orta Çağ Avrupası; kilisenin…devamıBu kısa filmi çok seviyorum ve genelde öğrencilerime de izletiyorum. Çok çok az örnek gösteriyor olsa da dünyaya medeniyetin batıdan yayıldığı düşüncesini sorgulatması ve gerçek kaynaklardan araştırma yapma hevesi vermesi açısından çok başarılı ve ilgi çekici.
Orta Çağ Avrupası; kilisenin tekelinde, düşünmenin/ sorgulamanın yasak olduğu, bilimsel çalışmaları papazların -dinlerine uyacak şekilde- yaptığı ve dinin emirlerine uymayan bilim insanlarının idam edildiği bir dönem olduğu için karanlık çağ olarak da biliniyor.
Aynı dönem İslam medeniyeti içinse tam tersi altın çağ olarak geçer çünkü günümüzde kullandığımız birçok gelişmenin dahi temelini atan yahut keşfedilen bilgiler üzerinde çalışarak öğrenilmesini kolaylaştıran çok önemli bilim insanları bu medeniyette yaşamıştır. İslam bilginlerinin yazdıkları kitapların Avrupa'da yıllarca ders kitabı olarak okutulduğu, çalışmaların ve fikirlerin üzerinde yoğunlaşılarak ürün haline getirilip patentinin alındığı Tarihçilerin özverili çalışmaları sayesinde artık bilinen bir gerçek. Bu gelişmelerde Türklerin Müslüman olmaya başlayıp İslam'ın en önemli koruyucuları olmaları ve İslam öncesi dönemdeki kıymetli çalışmalarını üzerine koyarak devam ettirmeleri de büyük etken tabii ki.
Beni bu noktada üzen şey yıllar içinde iki tarafın fikirsel anlamda yer değiştirmesi. Avrupa bu bilgiler üzerine çalışıp dünyayı keşfe çıkmış, Rönesans/Reform gibi gelişmelerle ilerleyebildiği kadar ilerlemişken bu kez İslam dünyasında sorgulamak, bilimsel çalışma yapmak dine aykırıymış gibi baskı kuran kalitesiz din adamları otorite haline geldi ve her türlü gelişmeye taş koyuldu(Taküyiddin Rasathanesi'nin yıktırılması küçücük bir örnek).
Kazandıkları ivmeyle artarak devam etmek yerine cahilliğe ve tembelliğe sarılan bir toplumun sonu da elbette ki gerilemek olur. Bugün bile İslam medeniyeti denildiğinde çoğu kişinin aklına cahil, düşünemeyen, her şeyi olduğu gibi kabul etmek dinin emriymiş gibi davranan insanlar geliyorsa zengin bilimsel gelişmelerle dolu bir birikimi çarçur edip Avrupa yalakalığından ölecek bu vizyonsuzlar yüzünden.
Doğru ve faydalı bilgi hangi medeniyetten çıkarsa çıksın çok kıymetlidir elbette. Bir şeyi Avrupa, Yunanlılar ya da bambaşka bir millet bulunca değersizleşmiyor tabii ki. Nacizane istediğim tek şey kendimizi sürekli yerin dibine gömüp batıya ağzı açık ayran budalası gibi bakılmaması. Neyse ki geri kafalılık gittikçe azalıyor ve düşünebilmenin verdiği mutlak gücü içselleştiren nesiller yetişiyor.