Adam sandık fos çıktı vıttırı vızzık adamlar. Dolu sandık boş çıktı vıttırı vızzık adamlar. Var ya biliyordum böyle bir şey olacağını. Biliyordummmm 6. Hislerim beni yine yanıltmadı ve gardımı sükunetle korudum. @_nyctophilia_'a hanıma bu mükellef önerisinden dolayı tekrardan teşekkür ediyorum.…devamıAdam sandık fos çıktı vıttırı vızzık adamlar. Dolu sandık boş çıktı vıttırı vızzık adamlar.
Var ya biliyordum böyle bir şey olacağını. Biliyordummmm
6. Hislerim beni yine yanıltmadı ve gardımı sükunetle korudum.
@_nyctophilia_'a hanıma bu mükellef önerisinden dolayı tekrardan teşekkür ediyorum.
Beni bilen bilir kolay kolay anime izleyemem alışkın olmadığım için. Bu anime sonuna kadar beni içine çekti ve bırakmadı.
Anime izlemeyene izletir o cinsten diyorum ve iki kelam etmeye geçiyorum.
Anime için yeteri kadar konu yazıldığı için ben konu yazmadan direkt aklımdakilere değineceğim. Ve animeyi izleyenler yorum atarsa çok çok çooook mutlu olurum. Üzerine konuşmak istediğim bir yapım çünkü.
Bacak kadar çocuk ne işlere kalkışıyor denilir bizim ülkede böyle bir şey yaşansa. Lakin Satorudan adamlık öğrenecek çok fazla insan var. Henüz çocukluk dönemini atlatamamış olanların özellikle ihtiyacı var.
İnancı ve kendisine güveni olmasa buralara kadar gelemezdi. Yanında ki insanlarında hakkını da yemeyelim tabi. Birbirine inanan kalpler bir araya gelince ne güzel şeylere imza attılar.
Animeler genelde çocuk yapımları olarak görülüyor büyük bir kesim tarafından lakin büyüklere çok daha fazla hitap ediyor bence. Görmek isteyen gözler animelerin içinden çok güzel anlamlar çıkarabiliyor çünkü.
"Sana inanıyorum demek aslında sana inanmak istiyorum demektir." Ve insan inandığı insana sana inanıyorum deme ihtiyacı hissetmez. İnanmak istediği insan da aslında inanılmayacak bir insandır ve yaptıklarıyla hiç şaşırtmaz.
"İnancımı hiç yitirmemiştim." Animenin sonunda geçen bu söz o kadar anlamlı o kadar manidar ki... Bayıldım, bayıldım.
Kader kavramına takık bir insan olduğum için o sahneye ben biraz kalbimi bıraktım.
Ve kader kavramının sadece İslam da değil de başka kültürlerde de büyük bir rol oynadığını bu sayede bir kez daha görmüş oldum. O kadar uyanış oldu, bilmem ne oldu ama o son sahne yine yaşandı. Herşeye rağmen. İşte bu kader değilde nedir? Olması gereken öyle veya böyle oluyor.
‼️‼️SPOİLER‼️‼️‼️
"Yetişkin vücudu içinde bir çocuk." Animeyi izleyenler burada neden bahsettiğimi anlayacaklar. Özellikle bu konuda herkesin fikir belirtmesini istiyorum. Aramızda bulunan tıpçıların da iki kelam etmesini çok isterim.
Komaya giren bir çocuk var karşımızda. Komaya girdiğinde 10 yaşında. 15 yıl da komada kalıyor ve uyandığında 25 yaşında oluyor. 25 yaşında bir yetişkin gibi mi davranır yoksa 10 yaşında bir çocuk gibi mi? 25 yaşında bir yetişkin gibi mi düşünür yoksa 10 yaşında bir çocuk gibi mi? Animede 25 yaşında olmasına rağmen içindeki ses hâlâ çocuk sesiydi. Ben daha çok bunu gerçek hayatta yaşayan insanların nasıl yaşadığını düşünüyorum. Bu durumu nasıl atlatıyorlar sonra? Arada yıllarca yaşanan bir kopukluk oluyor ve bu onları nasıl etkiliyor? Psikolojik anlamda nasıl etkiliyor falan fişman.
Animenin sonunda katil zanlısının öğretmen çıkması beni hiç şaşırtmadı. O adamı bir kaç kez görmemle altından bir boklar çıkacağını anlamıştım. Çok efendi durandan korkacaksın demişler. Doğru da demişler. Çünkü korkulacak biriydi tam olarak. Lakin bizim mangal gibi bir yüreğe sahip Satorumuz vardı!
Katil zanlısının öğretmen olduğunu anlamama rağmen büyük bir merakla izlemeye devam ettim. Süreç çok ilgi çekiciydi çünkü. Buna benzeyen animeler varsa öneri olarak almayı da çok isterim.
📌İnsanın içindeki eksikliği hayat doldurur.
📌O ilk adımı atamazsan yolunu bulamazsın.