kuzenimle köydeyiz evde oturuyoruz. o gün başka köyde düğün var, o ben ve dedem 94 model kırmızı şeytan bir broadway vardı ona atladık gidiyoruz. 2 km uzaklıkta düğün olan köy. o köyle bizim köyün arasında da yol var 2 şeritli.…devamıkuzenimle köydeyiz evde oturuyoruz. o gün başka köyde düğün var, o ben ve dedem 94 model kırmızı şeytan bir broadway vardı ona atladık gidiyoruz. 2 km uzaklıkta düğün olan köy. o köyle bizim köyün arasında da yol var 2 şeritli. kenarların birisinde tarlalar falan var ama ağaçlık hep, bir tarafında da dağ var orası da yine yeşillik. neyse biz gittik düğüne, eğlence yemek falan. düğün sahibi koca tosunu kesmiş yemek olarak onu dağıtıyorlar. biz yumulduk yemeğe tabii, yemek için gitmiştikte zaten. neyse o zamanlar 13 14 yaşındayız. yemeği yedik köyde dolaşıyoruz. köy şenlikti ama düğünden uzaklaştıkça davul zurna sesi kesiliyor, çekirge sesi ile rüzgar sesi keskinleşiyordu. biz geziyoruz sohbet ediyoruz bunla işte. samanlık falan oluyordu, bir de eski sokak lambaları oluyordu. eski bir tarz ışıtıyordu etrafı. ambiyans on numara oluyordu. biz 1 2 gün önce bir de şehirden mouse almıştık pes 13 analig ve cod 2 oynuyorduk beraber gündüzleri. düğün yerine gittik, baktık dedem yok. biz de o an deli aklı mı vardı ne vardıysa gel yürüyelim dedik. yürümeye başladık, yol kapkaranlık tarla olan tarafta bir de dere vardı. o bazen şiddetli akar sesi de gür gelirdi. o taraftan yürürken bize şey anlatmışlardı o an dank etmişti o hikaye. bu alkarısı hikayesi. işte o yollarda geziyor, çocukları kaçırıyor, gece vakti ortaya çıkıyor. tarife yüzde yüz uyuyoruz. gülüyoruz falan ama en ufak çıtırtıda çıtırtı olucaz. anlattıkları hikaye şu,
ayın belli bir döneminde o yoldan geçenler onun silüetini görüyormuş ve onu görenlerin çocuğu tehlikede olurmuş. kaban gibi bir şey giyip bembeyaz ama kirli saçı oluyormuş. yavaş yürüyormuş ama birden gözden kayboluyormuş. hikayeyi hatırladıkça biz hızlanıyoruz ama koşmuyoruz. şener şenin yürümesi gibi koşma hızında yürüyoruz. arada sırada köpek havlaması sesi geliyor, yoldan da 1 2 araba geçiyor nadiren onların farlarıyla etrafa bakıyoruz sonra yine devam. bazen birbirimize bir sey gördüm dur yapıyorduk, aha orada gördün mü falan diyip daha çok korkutuyorduk. böyle böyle 2 km yürüdük ta ki köy tabelasının olduğu yere kadar. oraya gelene kadar korkudan geberecektik yeminlen. ama işte bugünlerde hatırlanacak bir anı oldu.