"Bir insanın öldürdüğünü ötekisi diriltebiliyor." Adından dolayı klasik aşk mektupları okuyacağımı zannetsem de hiç öyle olmadı. Belli bir arkadaş grubunun, belli tanışıklığı olan insanların hayatlarına dair mektuplar yer alıyor. Bu mektupların hepsi Jale adında bir kadına geliyor. Eserin sonunda yer…devamı"Bir insanın öldürdüğünü ötekisi diriltebiliyor."
Adından dolayı klasik aşk mektupları okuyacağımı zannetsem de hiç öyle olmadı. Belli bir arkadaş grubunun, belli tanışıklığı olan insanların hayatlarına dair mektuplar yer alıyor. Bu mektupların hepsi Jale adında bir kadına geliyor. Eserin sonunda yer alan iki mektubu da Jalenin kaleminden okuyoruz.
Günümüzde de yaşanan ahlak kurallarının, toplumsal konuların ve olmazsa olmaz politik görüşlerin olduğu yazılardı. 80ler döneminde ortaya çıkan bir eser ve döneminin sağ-sol tartışmasını, görüşlerini gayet güzel kaleme almış. Gençlerin o dönemki durmak istedikleri nokta bana günümüzü hatırlattı.
Bu yönüyle güzel olsada mektupların içinde yer alan 'aşk' kısımları beni irite etti.
Garibime giden çok yer vardı. Ahmet adında bir karakterimiz var ve Jale hanıma "kaka bebek" hitabıyla sesleniyor mektuplarında. Okurken "ne alaka" demeden duramadım. İlginç bir sevgi hitabı. Bunun üstü gelir mi? Pek sanmam.
Eserin başından beri bana hiçbir karakterin sevgisi falan geçmedi. Hiçbirinde bulunan şey sevgi veya aşk değildi çünkü. Hepsi midemi bulandırdı. Özellikle de son kısımlarda okuduklarım. Mektupların sonunun böyle bağlanmasını beklemiyordum. Bazı metinlerin altını çizdim ve kendimi bulduğum kısımlar da yalnızca onlardı. O yüzden eserde altı çizilen toplumsal konular falan olduğu için beğendim. Kitabın aşk ile uzaktan yakından alakası olduğunu düşünmüyorum zira. Karakterlerde bu anlamda bir arayış vardı bence. Her gördüklerine atladılar, her gördüklerini tatmadan gitmek istemediler ve maalesef bu iğrenç bir durum.
Eserde aşk dolu satırlar yer alsa da ben buna aşk diyemiyorum. O yüzden o vıcık vıcık ruhu hissedilmeyen satırları herkesin okuyabileceğini de pek zannetmiyorum.
Sacidenin bizim ülke hakkında ki görüşlerinden de çokça tiksindim.
Kendisi Avrupa'nın her şeyinin mükemmel olduğunu ama bizim ülkemizin öyle olmadığını savunan bir karakter. Her güzel şeyin Avrupa'dan çıkacağına inanan ama Türkiye'den çıkanların bir cacık olmayacağına inanan bir şahsiyet. Günümüzde de bu düşünce de olan çokça insan var ve bu durum rahatsız edici. Eline su dökemeyeceğimiz yazar ve sanatçılarımız var.
Bir de çoğumuzun yaptığı bir durum var yine.
"Bizim insanımız böyle" konuşması. Bunu istisnasız hepimiz yapıyoruzdur bence. Bu eseri okurken bu düşünce beni çokca düşündürdü. Ve kendi halkımıza yeri gelince haksızlık ettiğimizi düşünüyorum. Özellikle cahil kesime. Onlar hakkında "bizim insanımız böyle işte abi ya!" Diye ileri geri konuşmak yerine başka şeyler yapmalıyız. Farkındalık oluşturmalı ve bu düzeni değiştirmeliyiz. Okuyan, araştıran insanın da yapması gereken budur zaten.
Bir daha kolay kolay mektup türünde bir eser okuyacağımı pek zannetmiyorum. Mektupları her ne kadar çok sevsem de hepsi bana hitap etmiyor bunu anlamış oldum. Kafkadan Milenayı mektupları olduğum dönemde de aynı sorunu yaşamıştım. Onda sadece çok sıkılıyordum tek fark o. Bu türde okuyup da beğendiğim bir "Canım Aliye Ruhum Filiz" adlı eser oldu. Bu minvalde önereceğiniz eserler olursa onlara bakmak isterim. Onun dışında herkese gidecek bir eser değil "mektup aşkları" ona göre almayı düşünsün alacaklar. Son söz olarak mysticaldimples iyi geceler diler.
📌Sende hiçbir şeyin yanıtı yok
Baştan başa bir arayışsın sen
📌Her şeyin geçici olduğunu düşünmek en güzel iyimserlik benim için. Kala kala insanda güzelliğin anısı kalır.
📌Evet doğru, insanlar değişiyor. Üç gün önce bıraktığın insanın yerinde başka bir insan buluyorsun ama istediğimiz yöne doğru mu bu değişime? Başka yöne doğru mu?
📌Bulamadığım, bulamayacağım bir şey daima arıyor gibiyim.
📌Bana öyle geliyor ki dostum, dünyada saadet denen bir şey yok, bizler boşuna çırpınıp duruyoruz. Zaten ruhumuzu bütün çıplaklığı ile kimseye gösteremediğimiz için daima yalnız kalmaya mahkumuz.
📌İnsan sevmelidir. Ama neyi sevmelidir?
Kimi sevmelidir?
Nasıl sevmelidir?
📌Aşk her şeyi unutturdu bana. İnsan bu kadar umut doluyken şiir yazamaz jale'ciğim. Şiir ancak bedbahtken, ızdırapla terennüm edilebilen bir şeydir.
📌Ruh ancak ürettiğiyle doyuyor.
📌İstiyorsan ki bî-haber kalalım
Bî-karâri-i kalb ü sevdadan
Ey azizem, severken ayrılalım...
📌Geceleri bir iki saat uyuyorum, sonra penceremden görülen şu gönlüm gibi karanlık ve harap şehre bakıyorum. Allah'ım her şey ölümü, sadece ölümü resmediyor ve ruhum bu ıssızlıkta sessizce inliyor...
📌"AŞK"
Masum bir ölümsün karşımda
📌Gurur sevilene karşı kendiliğinden kırılır.
📌Hangimiz hakikatleri sonuna kadar konuşabiliyoruz?
📌Niye bırakayım seni Jale, niye bırakayım seni? Bende senin devamın var, benim de sende devamım var.
📌Ne türlü düşünürsen o olursun.
📌Herkes kendi gerçeğini söyler. Kendi gerçeğinin mantığını...
📌İnsan hayattan kesildiğini sandığı zamanlarda bile, garip bir yazgı hayata bağlayan iplikçikler var elinde.