Spoiler içeriyor
Filmi az önce bitirdim. Hepimizin sosyal medyada, özellikle Reels’te gördüğü o sahne var ya; küçük bir kız köpeği sevmek istiyor, sahibi izin veriyor, sonra kız ve iki ablası çıkıp şarkı söylüyor. Birileri taşkınlık yapınca filmin kahramanı onları dövüyor. Bu sahneyi…devamıFilmi az önce bitirdim. Hepimizin sosyal medyada, özellikle Reels’te gördüğü o sahne var ya; küçük bir kız köpeği sevmek istiyor, sahibi izin veriyor, sonra kız ve iki ablası çıkıp şarkı söylüyor. Birileri taşkınlık yapınca filmin kahramanı onları dövüyor. Bu sahneyi bir kenara koyalım.
Film, siyahiler ve N*ziler arasında bir çatışmayla başlıyor. Bryon ve arkadaşları, 14 yaşında bir siyahi çocuğu öldüresiye dövüyor. Polis, Bryon’ı alıyor, sorular soruyor ama o hiçbir şey söylemiyor ve serbest kalıyor. Babası onu almaya gelirken, yolda evsiz bir çocuğu da yanlarına alıyor. Bryon bu çocuğu geri göndermeye çalışıyor ama başaramıyor. Anlatımım biraz karışık, kusura bakmayın.
Filmin başında bahsettiğim küçük kızın annesiyle Bryon arasında bir şeyler filizlenmeye başlıyor. Bryon, içinde bulunduğu durumdan kurtulmak istiyor ama bunu kendine bile itiraf edemiyor.
Bryon’ın ait olduğu sözde “Viking” ailesi, bir camiyi yakmaya gidiyor. Cami içinde insanlar varken Bryon onları görüyor ve çıkmaları gerektiğini söylüyor. Bu olaydan sonra ailesiyle arası iyice bozuluyor. Sonra bırakıp Julie’nin yanına yerleşiyor, evleniyorlar falan. Bryon’a döneceğim ama önce Julie hakkında birkaç laf etmek istiyorum.
Julie, üç kız çocuğu olan bir kadın. Film boyunca “Kızlarıma kimse dokunamaz!” gibi laflar ediyor. Bu çok güzel, bir annenin kızlarını koruması gerektiği kesin. Ama bir yandan da bu kızları N*zilerin arasına sokan, sahneye çıkıp şarkı söylemelerine izin veren, partilere kızlarıyla birlikte giden ve başkan yardımcısını evine alıp evinin kurşunlanmasına ses çıkarmayan da o değil mi? Bryon, kızlardan birinin kolunda dövme görünce telaşlanıyor (haklı olarak) ve kıza soruyor. Çünkü o çetenin neler yapabileceğini biliyor. Üstelik film boyunca “anne” dediği kadın, Bryon’ın öz annesi değil. Bence bu kadın pedofili, bu benim kişisel gözlemim.
Bryon, kızın kolunu tutunca Julie “Kızıma dokundun, ailemden çık!” diyor. Kızını korumasında haklı, buna lafım yok. Ama aynı Julie, kızlarını daha beter durumlara sokarken sesini çıkarmadı. Bryon, onunla olabilmek için ailesini terk etti. Tek varlığı köpeğiydi, ama köpeğini de öldürdüler. O anki tepkisi bana çok saçma geldi.
Bryon kovulunca gidip Darley Jenkins’le konuşuyor. Darley, dövmeleri sildirme konusunda ona yardımcı oluyor. Sözde “Viking” N*zi çetesine polis baskın yapıyor. İki yıl sonra Bryon, kapıda oğlunu görüyor ve film bitiyor.
Film, ırkçı yaklaşımları ve baskıları Bryon ile Darley’nin nasıl aştığını anlatıyor. Rahatsız edici görüntüler var, ama hikaye etkileyici. İnceleme burada bitti.